1 Mayıs polislerine takipsizlik

İstanbul Beşiktaş'ta 2013'teki 1 Mayıs gösterilerinde polisin attığı gaz kapsülü ile yaralanan avukatın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada 17 polis memuruna takipsizlik kararı verildi. Gerekçede, 'gösterilerin barışçıl olduğunu söylemek mümkün değil' denildi

30 Nisan 2015, Perşembe 16:26
A A

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu savcısı Hüseyin Kayıkçı tarafından verilen 6 sayfalık takipsizlik kararında, müşteki avukat Onur Cingil’in Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün raporuna göre yumuşak doku lezyonuna neden olacak şekilde yaralandığı belirtildi.

'YARALANDIĞI ANIN GÖRÜNTÜLERİ YOK'

Olay anına ilişkin MOBESE ve iş yeri güvenlik kamera kayıtlarının incelendiğinde müştekinin yaralandığı ana ilişkin görüntünün tespit edilemediği ifade edilen takipsizlik kararında, olay yerinde İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı 5 ekibin görev yaptığı ve bu ekiplerde gaz mühimmatı kullanmakta 17 kişinin görevli olduğu kaydedildi.

17 şüpheli polis memurunun ifadesine başvurulduğu kaydedilen kararda, şüpheli polis memurlarının kanuna aykırı olarak toplanan kişilerin gerekli uyarılara rağmen dağılmaması ve kendilerine karşı sapanla taş atıp mukavemette bulunmaları üzerine zor kullanmak zorunda kaldıklarını, grubu dağıtmak amacıyla gaz tüfeği ve gaz el bombası kullandıklarını söyleyerek suçlamaları kabul etmediği belirtildi.

'YETERLİ ORANDA GAZ'

Takipsizlik kararında İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından soruşturma dosyasına olay değerlendirme raporunun da dosyaya gönderildiği belirtildi. Raporda, grubun dağılmaları yönündeki uyarılara rağmen dağılmayarak fiili saldırıda bulunmaları nedeniyle uygun ve yeterli oranda göz yaşartıcı gaz kullanmak suretiyle gruba müdahale edildiği kaydedildi.

Valiliğin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün Taksim’de kutlanması ile ilgili talepleri reddettiği belirtilen kararda, "İstanbul Valiliği kararında belirtildiği üzere Taksim Meydanı’nın olay tarihi itibariyle yayalaştırma projesi kapsamında devam eden inşaat ve kazı çalışmaları nedeniyle toplantı ve yürüyüş güzergahına uygun olmadığı,Valilik tarafından yapılan açıklamaya karşın yüksek sayıda katılımcıyla Taksim Meydanı’na yürümek için toplanılması, marjinal grupların, yasa dışı terör örgütlerinin ve uzantısı olan grupların güvenlik görevlilerine karşı taş, sopa vb. nesneler atarak cevap vermesi, cadde ve sokakların barikat kurularak trafiğe kapatılması, grupların araç, ikamet ve iş yerlerine zarar vermesi karşısında düzenlenen gösterilerin barışçıl olduğunu kabul etmek mümkün değildir" denildi.

'POLİSİN ZOR KULLANMA YETKİSİ VAR'

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na göre güvenlik kuvvetlerinin görevlerini yaparken direnişle karşılaşmaları halinde bu direnişi kırmak amacıyla zor kullanma yetkisinin olduğu hatırlatılan kararda, "Müştekiye yönelik müdahalenin müştekinin de katıldığı gösterinin barışçıl olmaması, polis memurlarına yönelik saldırı gerçekleştirilmiş olması, şüphelilerin zor kullanma yetkilerinin bulunması, müştekinin soyut iddiası dışında görevli polis memurlarının zor kullanırken orantılı davranmadıklarına, kasten yaraladıklarına ilişkin kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği anlaşılmıştır" denilerek takipsizlik kararı verildi.

DHA

 


 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;