1 Mayıs Taksim Açılımı ve Türk Sendikacılığı

Pazartesi, 03 Mayıs 2010 - 05:00

32 yıl aradan sonra Taksim’de kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı, AKP Hükümeti’nin şimdiye kadar yaptığı tüm demokratik açılım paketlerinden daha fazla ses getirdi. Diğer açılımların tersine büyük bir paylaşım vardı.
Asıl düşünülmesi gereken 32 yıl sonra tekrar büyük bir coşkuyla kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı’na, çalışan kesimden büyük tepki alan AKP Hükümeti döneminde izin verilmesi! Sağlık reformu ve “Tam Gün Yasası” nasıl AKP’ye nasip olduysa 1 Mayıs Taksim açılımı da AKP tarafından gerçekleştirildi. 32 yıldır kaç hükümet geldi geçti. Sırtını işçi sınıfına dayayan sözde sosyal demokrat, işçi dostu bir çok koalisyon ortağı parti gördük. 1 Mayıs için hiçbiri kılını kıpırdatmadı. 1977’deki ‘Kanlı 1 Mayıs’ta hayatını kaybedenlerin katilleri bir türlü bulunamadı.
***
1 Mayıs şöleninde Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun bir grup işçi tarafından protesto edilerek konuşturulmaması ve kürsüden indirilmesi aslında Türkiye’deki işçi sınıfının ve sendikaların asıl sorununu ortaya koyuyor.
Görevini sonuna kadar yapan gerçek sendikacıları kastetmiyoruz ancak işçi kesiminin 1960 Anayasa’sı ile kazanılan sendikal hakları ve özgürlükleri iyi kullandıklarını söylemek çok zor. 12 Eylül Anayasası’na ise tepkileri çok cılız kaldı. Bir işe yaramadı. Yıllardır koltuklarına yapışmış politikacıları eleştiriyoruz ancak onlarca yıl sendikaları çiftlik gibi yönetip ticari kuruluşlar haline getirenlerin işçi kesimine aslında ne kadar zarar verdiklerini görmezden geliyoruz.
Sendikaların ve yöneticilerin mal varlıklarını bilmek öncelikle o sendika üyesi işçilerin hakkı.
Sendika ağalığı düzeni sonucu sendikalar işçi kesimini temsil etme özelliklerini kaybediyor ve yaptırım güçleri ortadan kalkıyor.
***
Yıllar önce Yunanistan’da karşılaştığım bir sendikacının sözleri hâlâ kulağımda: “Türkiye’den bir sendika lideri bizi ziyaret geldi. Selanik’te buluştuğumuzda şaşkınlıktan ve gülmekten kırıldık. Sizin sendikacı 500 Mercedes ve korumalarla geziyordu.
Bizde sendikacılar bırakın Mercedes makam araçlarını ve korumaları, toplu taşıma ve bisiklet dışında araç kullandıkları an bir daha o koltukta oturamazlar.” Şimdi sıra işçilerin yapacağı ‘Gerçek Sendikacılık’ açılımında.