'10 sene sonra Türkiye'yi kimse tutamaz'

Salı, 03 Kasım 2009 - 05:00

"Türkiye Avrupa Birliği’nden uzaklaşıyor mu?” sorularının yoğunlaştığı bir dönemde Ankara Brüksel ilişkilerinde hareketli günler başlıyor. Avrupa Birliği çok yakında Türkiye’nin Rumlara limanları açıp açmadığını değerlendirecek.
Bu arada Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da İngiltere ve Fransa’ya yönelik ziyaretlerde bulunacak. İşte tam da böyle bir dönemde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi bir ziyaret için Avrupa Birliği üyesi Slovakya’ya geldi.
Gül ile 2 saatlik uçuş süresince sohbet etme imkanı bulduk. Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa Birliği, İran, Suriye, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri konularında önemli açıklamalar yaptı.
Gül, Çekoslovakya’nın bölünmesiyle ortaya çıkan Çek Cumhuriyeti ve Slovakya hakkında da ilginç bir tespit yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, ayrılma kararının liderler tarafından alındığını, eğer referandum yoluna gidilmiş olsaydı muhtemelen “hayır” cevabının çıkacağını ifade etti. Ancak ayrılma sonrasında iki ülke arasında bir problem çıkmadığını söyleyen Gül, Slovakya’nın hızla geliştiğini ve Türkiye’nin tam üyeliğine destek olduğunu anlattı.

Kıskançlık faktörü

Abdullah Gül, Türkiye’nin istikamet değiştirdiği yönünde dünya basınında çıkan iddialara dair sorularımızı yanıtladı. Gül “Doğrusu bunların hepsini okuyorum, biraz bilgisizlikten olduğunu birazcık da kıskançlıktan olduğunu, birazcık da samimi olduğunu düşünüyorum. Samimi yazanlar şu açıdan yazıyorlar, AB’nin vizyonsuzluğuna dikkat çekiyorlar, Avrupa Birliği stratejik bakışı olmayan bir davranış içerisinde. Türkiye gibi bir ülkenin değerini bilmiyor diye. Samimi bakanlar böyle... Onlar aslında Avrupa’yı uyarıyorlar. O açıdan samimiler...”
Kıskançlıkla bakanlar: Şimdiye kadar Türkiye’yi çok rahat yönlendirmeye, alışık olmadıkları bir şekilde Türkiye’nin serbest bağımsız ama gayet dikkatli ve etkili bir dış politika takip ettiğini, bunun da herkes tarafından nasıl saygınlıkla karşılandığını görüyorlar. Onların telkinlerini dinlemeyen Türkiye’nin haklı çıktığını fark ediyorlar. Türkiye’nin parlayan bir yıldız olduğunu söylüyorlar. Örnek alındığını görüyorlar. Etki alanlarının Türkiye’nin lehine kaydığını görüyorlar. Bu yüzden kıskançlık duyuyorlar.

İran ve Suriye konusu
Suriye konusunda Türkiye’ye ne baskılar yapıldı. Ama Türkiye yanlış anlamalara fırsat vermeyecek şekilde mantıklı adımlar attı. İran’a gelince; Türkiye, “Komşumda da bölgemde de nükleer silah istemem” diyor ancak “Barışçı amaçlı nükleer enerjiden herkesin faydalanma hakkı var” diyor. “Türkiye savaş istemiyor İran’la olan bu mesele diplomasiyle çözülsün istiyor..”
Abdullah Gül, İran’ın nükleer enerjiyi barışçı yollarla kullanacağına dair uluslararası toplumda oluşan kuşkuları gidermek için daha şeffaf olması gerektiğini söyledi.

Bilgisizler var
Abdullah Gül, Türkiye hakkında bilgisiz olan, gelişmeleri doğru dürüst takip etmeyenlerin olduğunu da ifade etti. Gül, “Türkiye Doğu’ya mı Batı’ya mı gidiyor demek doğru değil. Türkiye’de hangi değerler daha çok geçerli olmaya başladı? Türkiye’de demokrasi standartlarında yükselen bir trend mi var? Yoksa geriye mi gidiyor? Serbest piyasa ve insan haklarında geriye mi gidiyor ileriye mi? Önemli olan bu değerler bu ülkede geçerliyse o ülke ister doğuda olsun ister batıda olsun. Avrupa Birliği’nde coğrafi sınır meselesine karşı çıkışımız da bu yüzdendi” açıklamasını yaptı.
İsrail ile ilişkilerin temelinin sağlam olduğunu söyleyen Gül, Türkiye’nin haksızlık ve yanlışlıkları görmezlikten gelemeyeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa Birliği’nin bugünkü vizyon eksikliğiyle devam etmesi halinde gelecek 10 yılda küresel bir oyuncu olamayacağını savundu. Türkiye’nin ise bugünkü trend devam ederse 10 sene sonra hiç kimsenin tahmin edemeyeceği güce ulaşacağını söyledi.

Siyasetteki tıkanma
Abdullah Gül Türkiye’de yaşanan son sorunlarla ilgili olarak ortak aklın herkesi bir istikamete sevk edeceğini kaydetti. Gül “Küçük ölçekte düşünürsen afakanlar basar. Bunlar Türkiye’nin olgunlaşma döneminin sancılarıdır. Böyle bakmak lazım” diye konuştu.