10 yıl içinde diyabet tamamen yok edilecek

Şeker hastalığı tedavisinde umut verici çalışmalar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ hastaları uyarıyor: “Diyabet 10 yıl içinde tamamen tedavi edilebilecek

Çarşamba, 14 Nisan 2010 - 05:00

10 yıl içinde diyabet tamamen yok edilecek

İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ anlattı:

Tip 1 diyabetin tedavisinde yenilikler var mı?

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Birçok hastalıkta yenilik var. Ama tip 1 ve tip 2 diyabet tedavisinde çok da fazla dişe dokunur bir yenilik yok. Aslında 1920’de insülinin keşfi rahatlama sağladı. Çünkü vücutta eksik olan insülin verildiği zaman tedavi gerçekleştiriliyor. İnsülin hayat kurtarıcı bir madde. Başka hiçbir hastalıkta bu kadar kesin çözüm sunan bir tedavi yok. İnsülin keşfedildiği günden beri farklı şekillerde verilmeye çalışıldı. Gözyaşı damlası şeklindeki insülinden tutun da fitil tarzındaki insüline kadar aklınıza gelebilecek her türlü yöntem denendi. Ama herhangi bir sonuç elde edilemedi. Bugün en çok tercih edilen insülin, iğneyle verilen ünsülindir. Ancak iğne korkutucu geldiği için farklı bir yöntem aranmaya çalışılıyor. Mesela sprey insülin bunlardan biri.

Sprey insülin nedir?

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Sprey insülinin 15 yıllık bir geçmişi var. Fakat yaklaşık 2 yıl kadar önce firmalar, sprey ünsülini üretmekten vazgeçtiklerini açıkladı. Çünkü sprey insülinin bazı olumsuz yanları var. Mesela insülin kana değişik oranlarda geçebiliyor. Eğer kişi sigara içiyorsa, herhangi bir enfeksiyonu varsa kana geçen insülin oranı değişiyor. Fiyatın pahalı olması da yine önemli. Bu nedenle sprey insülin şimdilik rafa kalkmış durumda.

Kök hücre konusundaki araştırmalar ne aşamada?

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Bizim en büyük umutlarımızdan bir tanesi kök hücre ve adacık naklinde gelişmelerin sağlanması. Bir diyabet hastası karşıma geldiğinde şunu inanarak söylerim: “Yeni diyabet tanısı alan ya da şu anda diyabetini sorunsuz götüren bir kişi ömrünün sonuna kadar insülin kullanmayacaktır. Çünkü o kadar mükemmel tedaviler geliştirilmeye çalışılıyor ki, tip 1 diyabetin radikal bir şekilde ortadan kaldırılacağına inanıyorum.” Kök hücre tedavisinin esası şu: Vücudumuzdaki kök hücreler ve bazı karaciğer hücreleri pankreasta insülin salgılatacak bazı hücrelere dönüşecek şekilde birtakım işlemlerden geçiriliyor. İşte bu hücreler artık insülin üreten hücreler haline geliyor. Ama bu şu an için rutine girmiş bir uygulama değil. Sadece laboratuvarda denenen çalışmalar halinde. Fakat inanılmaz hızlı gelişmeler var. 10 yıl içinde tip 1’in tedavisi buradan bir yerden çıkacak. O güne gelinceye kadar vücudumuzda bir hasar olmaması gerekiyor.

Cihazlar konusunda yenilikler var mı?

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Cihazlar giderek küçülüyor, daha kolay kan alır hale geliyor. Sadece parmak ucundan değil, kolun iç yüzeylerinden az miktarda kan alabilir, daha doğru sonuçlar verebilir hale geliyor. Bunun dışında ufak bir elektrotun cilt altına girdiği ve 24 saat boyunca kan şekerini takip eden sistemler var. Henüz yaygınlaşmaya başlamadı ayrıca çok pahalı. Ama kan şekerimizi çok kolay takip edebileceğimiz sistemler giderek yaygınlaşıyor.

Diyabetli bir hastanın ailesine ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Özellikle küçük yaşlarda diyabet ortaya çıktığı zaman aile bir şok yaşayabiliyor. Önce “Niçin?” diye soruyor, daha sonra bilimsel olmayan tedavi yöntemlerine takılabiliyor. Aileler bazen çok aşırı bir koruyucu tavır alabiliyor. Bu da çocuğun ileride inisiyatif almasını olumsuz etkiliyor, yaşantısının kısıtlanmasına yol açabiliyor. Bazen ailede diyabet varsa eşlerden biri açık ya da gizli şekilde suçlayıcı bir tavır içine girebiliyor. “Senin ailende diyabet olmasaydı, çocukta diyabet ortaya çıkmazdı” gibi. Bunlar sıkça karşılaştığımız durumlar. Ya da “Daha önceden çocuğumu doktora götürseydim, acaba hastalığı önleyebilir miydim?” diye kendilerini suçlamaya başlıyorlar. Ancak şunu belirtmekte yarar var: Tip 1 diyabeti daha önceden anlasak bile bunu hiçbir şekilde değiştiremiyoruz. Tip 1 diyabetin gelişmesini engelleyen bir tedavi yöntemi yok. Ailelerin en çok kafasını karıştıran şey, “3-5 ay önce baktırsaydım acaba engellenebilir miydi?” sorusu. Hayır, hiçbir şekilde engellenemezdi. Bu nedenle bu konuda rahat olmak gerekir. Çocuğu çok fazla sıkan, boğan bir tavır içine girmemek gerekir. Çocuğa diyabetin yaşamdaki sorunlardan sadece biri olduğunu benimseten bir yaklaşım sunmak lazım. Yani çocuk yine okuluna gidecek, arkadaşlarıyla normal yaşantısını devam ettirecek. Belki kişinin ailesi biraz uzaktan onu kontrol eder ama onu boğmayacak bir koruyuculun devam etmesi daha doğru. Çocuk tüm yaşantısını kendisi götürecek şekilde planlamalı.

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

* Ekşi meyvelerde daha az şeker var: (Yanlış) Ekşi veya tatlı meyvenin içerdiği karbonhidrat (meyve şekeri) miktarı farklı değil. Ancak meyveler olgunlaştıkça içindeki şeker miktarı artar ve emilimi hızlanır. Bu nedenle kayısı, armut, şeftali, muz gibi meyvelerin yumuşak ve sulu olduğu dönemlerde yenilmemesi veya daha sert olanların seçilmesi kan şekerinin kontrolü için önemli.

* İnsülin kullananlar bulantı ve ateşle seyreden hastalıklarda insülin tedavisini bırakmalı: (Yanlış) Aksine enfeksiyon insüline olan gereksinimi artırır.

* Çok şeker yiyen şeker hastası olur: (Yanlış) Fazla miktarda şeker alımı ile diyabetli olma arasında bir ilişki yok. Ancak şeker ve şeker içeren yiyeceklerin fazla miktarda yenilmesi şişmanlığa neden olur. Eğer kişinin diyabetli olmaya yatkınlığı varsa şişmanlık diyabetin ortaya çıkışını hızlandırır.

* Doğal balda şeker yoktur, serbestçe yenilebilir: (Yanlış) Hem doğal balda hem de yapay balda glikoz ve fruktoz vardır. Bal, kan şekerini yükselten bir besindir.

* Bazı bitkiler kan şekerini düşürür: (Yanlış) Bitkilerin yenilmesi ya da kaynatıldıktan sonra içilmesi kan şekerini düşürmez.

 

HAZIRLAYAN: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK

ozgur.celenk@posta.com.tr

3