112 Acil hayatımızın aynası oldu

Çarşamba, 06 Ağustos 2014 - 05:00

“112 Acil” (Kanal D) isimli reality programı insanın her an karşılaşabileceği büyük trajedileri aynı büyüklükte bir samimiyetle işliyor... Açıkçası “yarın ölecek gibi yaşamak” bana doğru bir yaklaşım gibi gelmez. Ama hiç ölmeyecekmiş gibi davranmak da aynı ölçüde samimiyetsizdir... Böyle düşününce “112 Acil”de izlediğimiz enstantaneler ortaya bir yaşam dersi çıkarıyor. Kimi mutlu sonla da bitse o hayatta kalma, hayata kazandırma koşuşturmasının genel olarak tedirgin edici bir hali var... Belki de bu yüzden bu yaz topyekûn dizi ve programlarla gülümsetilmeye çalışılan izleyici Türk TV’lerinin bu en müstesna işlerinden sayabileceğimiz formata biraz temkinli yaklaşıyor... Kısaca reytingi endişelerimize takılıyor. Oysa endişelenmek yerine ders çıkaracak o albümden bir fotoğraf bulmayı denesek hayatı iki kat daha lezzetli yaşayabileceğiz diye düşünüyorum. Bilmem siz ne dersiniz?

[[HAFTAYA]]

Seyit’in piştovu patlar ve...

“Kurt Seyit ve Şura”nın (Star TV) yeni sezonda devam edeceğini ama çok muhtemel ocak ayını göremeyeceğini biliyorduk. Daha doğrusu kariyerinin zirvesinde düş kırıklığına tavizi olmayan Kıvanç Tatlıtuğ böyle temenni ediyordu... Mesele, geldiği noktada bu takvimi doğrular gibi görünüyor. Romanın aslına uygun kafayla çekilen dizi Türk izleyicisiyle yaşadığı kan uyuşmazlığını klişelerle düzeltmeye çabalayarak, hani deyim yerindeyse “modifiyeli” hale getirilerek bir parça daha rüzgar yapmaya çalışacak... Ancak bir eksikle; Şura’nın (Farah Zeynep Abdullah) hikayenin bir yerinde izleyiciye veda edeceği söyleniyor... Bu durumda ikili bir hikayenin tek adam hikayesine dönüşmesi durumu söz konusu. Tek başına Seyit’in izleyiciyi elinde tutabileceğini ya da misline katlayacağını iddia edebilen biri var mıdır bilemem ama izleyiciyi azıcık tanıyorsam bu iş Seyit’in piştovu gibi patlamıştır. Şimdiden geçmiş olsun!

Eh ama hayvanlar da var!

CNN Türk’ün İngiliz televizyonu BBC kökenli belgeselleri haber ekranına çok ciddi bir aksiyon getirdi. Seçim sıcaklığı tüm haber kanallarını kavurmadan önce bizde görmeye çok alışık olmadığımız bu belgeselleri mutlaka bir yerinden yakalamalısınız... Belki BBC düzeyinde bir belgesel üretimimiz henüz yok. Ama az çok belgeseller çekmeye çalışan bir kardeşiniz olarak aynı zihne ve üreticiliğe sahip olduğumuzu düşünüyorum. Yapmamız gereken tek şey, eloğlu ne tür ayrıntılara takılıyor; bir göz atmak... CNN Türk ekranına bu yüzden bir miktar daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Yakın gelecekteki Türk belgeselciliğinin ipuçlarını yakalayabilmeniz için...

BİTPAZARI EKRANI!

Şöyle reyting listelerine bakıyorum. Bu yaz izleyicisi ne izler, neyi pas geçer diye. Vallahi iki gündür ekranı ayakta tutan kış sezonunda yirmi tekrar yapan yabancı filmler... Önceki gece “Demir Adam 2” isimli yabancı film, sezonda yüzüne bakılmayacak bir reyting oranıyla birinci oldu. Onu takip eden “Alabora” (Kanal D) isimli yarışma da yarısı kadar reytingle ikinci oldu... Hadi “Alabora” yaz için çekilen ve her bölümüyle fırından taze çıkıp seyircinin karşısına dikilen bir iş. Filmler için ne diyeceğiz? Baksanıza “Kutsal Damacana” üçüncü sıraya yerleşmiş; benim hatırladığım sadece bu yıl temiz yirmi küsur tekrarı yayınlandı... Neyse belli ki yaz ekranında özellikle hafta sonları bitpazarına nur yağıyor. Bunu bir kenara koyarsak “Kutsal Damacana”nın başrol oyuncusu Şafak Sezer, TRT ekranına yeni dönemde “Artık Onlar Düşünsün” isimli bir komedi dizisiyle dönüyor. Bitpazarına düşen ilk elden haber de bu olsun!

Dünyanın en bal adamı!

Özellikle orta ölçekteki kanallarda hâlâ bal reklamları dönüyor. Bildiğim kadarıyla hem Tarım hem de Sağlık Bakanlığı bu türden doğrudan satış ürünleri için çok ciddi yaptırımlar getirdi... Mevcut reklamları yayınlanan markalar bu yaptırımlara uygun olmalı diye düşünüyorum. Yoksa koca kanallar nasıl olur da kendilerini ve izleyicilerini riske atıp bu reklamları yayınlasın ki?.. Neyse, meselemiz o değil. Ben reklam filmlerindeki elemanların birbirleri için kullandıkları sıfatlara hayran kaldım. Önceki gün yakaladığım bir reklamda kadın sunucu/satıcı partnerine “dünyanın en bal adamı” diye hitap ediyordu. Ürünün ne olduğunu anlayamadım dersem, haddimi aşmam sanırım...