12 Eylül Davası 2013'e ertelendi

12 Eylül askeri darbesine ilişkin davanın görüldüğü Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmayı 17 Ocak 2013 tarihine erteledi

12 Eylül Davası 2013'e ertelendi

12 Eylül davasının Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 10. duruşmasında, katılanların tutanağa geçirilmesinin ardından müdahil avukatları dava sanıklarından Kenan Evren'e sorularını yöneltti.

Müdahil avukatlarından Hasan Ürel'in ilk sorusu, ''Basında yer alan demecinizde, Abdi İpekçi'nin öldürülmesine üzüldüğünüzü belirttiniz. Üzülmenizin nedeni nedir? Cevap verecek misiniz?'' oldu. Evren, soruyu ''Hayır, cevap yok'' diye yanıtladı.

Avukat Ürel, sorulara yanıt verilmemesine saygı duyduğunu belirterek, ''Ancak, sorduğum sorularda lehinize olan bir şey varsa neden cevap vermeyesiniz?'' dedi. Ürel, sanığın kimi sorulara yanıt verip vermemeyi avukatıyla değerlendirmesi için gerekirse süre tanınabileceğini ifade etti.

Bu sırada Evren'in avukatı Bülent Acar ayağa kalkarak, müvekkilinin soruları yanıtlamayacağını belirttiğini kaydederek, müvekkiline soru sorulmadığını, iradesine müdahale edilmeye çalışıldığını savundu.

Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, Acar'dan yerine oturmasını istedi ve ''Biz bunu soru olarak kabul ediyoruz'' dedi. Ürel, daha sonra Evren'e sorularını sormayı sürdürdü.

Evren, ilk birkaç sorunun ardından yalnızca ''Hayır'' ve ''Cevap yok'' ifadelerini kullanırken, sonraki soruların ardından tamamen sessiz kaldı.

Türkiye'ye bir iyilik yapın

Müdahil avukatlarından Öztürk Türkdoğan, sorularına başlamadan önce, Evren'in dün ''bugün de olsa aynı şekilde ihtilal yapardık'' dediğini hatırlatarak, ''Artık yapamazsınız, sizin bıraktığınız kötü miras nedeniyle teşebbüs edenlerin hepsi yargılanıyor. Darbe yapıldığında nasıl karşı çıkılacağını biliyoruz, o nedenle yapamazsınız'' dedi.

''Gelin yurttaş olarak Türkiye'ye bir iyilik yapın'' diyen Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir vicdan toplantısı yapalım. Bildiklerinizi anlatın. Anlatın ki gelecek kuşaklar bütün bunları öğrensin de bu toplum bir daha böyle kötülüklerle karşılaşmasın. Hala bize bir iyilik yapma borcunuz var. Çünkü gelecek kuşaklar darbeyle tanışmasın. Evlatlarını arayan anaların elini öpün, onlardan özür dileyin. Hiç mi vicdanınız kalmadı. Susmayın, çünkü bu saatten sonra susmanın anlamı kalmadı.''

Beyaz gömlek üzerine siyah kazak giyen Evren, sorular sırasında pet şişeden su içti. Evren'in masasının yanındaki ilaç kutuları dikkati çekti.

32 yıldır vergilerimizle sizi besliyoruz

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde müdahiller ve avukatları Kenan Evren'e soru sormayı, Evren ise sorular karşısında sessiz kalmayı sürdürdü. Yatağında yarı yatar bulunan Evren, çoğunlukla ellerini karnının üzerinde birleştirerek, soruları dinledi.

Evren'e soru yönelten müdahillerden biri de darbe döneminde idam edilen Erdoğan Yazgan'ın kardeşi Sabire Yazgan Serin oldu.

Sabire Yazgan Serin, şu soruları sordu:
''TBMM kararı olmadan ve rüşvet almış bir hakimin verdiği kararın sizlerce onaylanmasıyla abimlerin idam edilmesi, sizinki gibi faşist bir rejim dışında olabilir miydi? Kendinizi abimlerin katili olarak hissediyor musunuz? İstanbul'daki evimizin kapısı çalındı. Babama, 'Oğlunuz idam edildi, cesedi alacak mısınız?' dediler. Sizin de kızlarınız var. Böyle bir ölüm haberi almak ister miydiniz? İzmit'e giden babam, abimin son mektubunu almak istedi. Savcı oyaladı. Akşam üzeri 'Emir geldi, mektupları veremeyeceğiz' dediler. O emri veren siz miydiniz? Abim yalnız donu üzerinde olduğu halde, cezaevinin battaniyesine sarılı olarak tabuta konuldu. Onlarca polis ve jandarma eşliğinde mezarlığa getirildi. Mezarlıkta bizler, zorla ve hileyle oradan uzaklaştırıldık. Abimin bedeni, o eski battaniyeye sarılı halde çukura atıldı. Abime karşı son görevlerimizi yerine getirmemizin engellenmesinde sizi suçlu bulmam doğru değil mi? Bizim canlarımızı idam ederken, 'Asmayalım da, besleyelim mi?' demiştiniz. Biz 32 yıldır vergilerimizle sizi besliyoruz. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Yüreksiz olduğunuz için mi bu sorulara yanıt vermiyorsunuz?''

''Yahudilere giydirilen giysiler''

Evren'e yöneltilen diğer bazı sorular ise şunlar:

Müdahil Avukat Osman Başer: ''Abdullah Çatlı'yla, Haluk Kırcı'nın idamını durdurmak için pazarlık yapıldı mı? İdam kararlarını imzalarken elinizin titremediği ve 'Allah taksiratlarını affetsin dediğiniz' doğru mu? Mamak Askeri Cezaevi'nde, Almanya'da Yahudilere giydirilen giysileri bize giydirdiniz. Bundan rahatsızlık duyuyor musunuz?''

Avukat Mehmet Rıfat Bacanlı: ''Abdullah Öcalan'ı tanıyor musunuz? Apocular adlı örgütün PKK'ya dönüşmesinde etkiniz var mı?''

Avukat Arif Ali Cangı: ''Mahkeme huzurunda 'Beni tarih yargılar' dediniz. Sizin bu sözünüz gazetelerde 'Evren meydan okudu' diye çıktı. Gerçekten siz,huzurunda bulunduğunuz mahkemeye meydan mı okuyorsunuz? Fatsa operasyonunu siz yönettiniz. Fatsa operasyonu gerçekleşinceye kadar Fatsa'daki siyasi cinayetler 7-8'i aşmıyordu. Sizin operasyonunuzdan 12 Eylül'e kadar 100'e yakın insan öldü. Bu konuda bir özeleştiriniz oldu mu?''

İntercontinental'e yerleştikleri iddia edilen yabancı ajanlar

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmanın sonunda MİT'e yazı yazılarak 1 Mayıs 1977 olayları öncesinde İntercontinental Oteli'ne yerleştikleri iddia edilen yabancı ülke ajanlarıyla ilgili ellerinde bulunan belgelerin istenmesine karar verdi.

Mahkeme ayrıca, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan, 27 Mayıs 1980'de öldürülen eski Bakan Gün Sazak'a yönelik eyleme ilişkin herhangi bir bilgi bulunup bulunmadığının sorulmasına da karar verdi.

Duruşma 17 Ocak 2013'e ertelendi.