1530 dolma kalemi var!

Gerçek anlamda dolmakalem aşığı, bir elin parmaklarını geçmez. Tamer Tellikurşun (49) işte bu koleksiyonerlerden. Yüzlerce nadide kaleme sahip olan Tamer Bey evinin bir odasını bu merakına ayırmış. Diyor ki; “Dolmakalem yazının efendisidir, nezakettir, inceliktir. Dolmakalemle yazarken hata yapmazsınız. Ve dolmakalemle yazan kişi hakaret etmez yazısında, nezaketini korur.”

1530 dolma kalemi var!

Röportaj: Ali R. KARADAĞ
alirkaradag@gmail.com

Nasıl başladı bu ince zevkiniz?

İlkokuldaydım. Anneannemin hediyesi olan lacivert bir Scrikss’ti ilk kalemim. Sahip çıkamadım, kaybettim kalemi. Yıllar geçti. Rahmetli babam hastaydı. Onu ziyarete gittim, yıllarca kullandığı Montblanc dolmakalemini verdi. Kapağı kırık, markası silinmişti. Servisine götürdüm, yenisinin fiyatına tamir ettiler. İşte o babamdan yadigar kalemle başladı herşey. Kalem cebimde, hemen mürekkep almaya gittim. Kağıda denemek için yazdım; yağ gibi kayıyordu. Kaleme tutuldum resmen. Tek dolmakalemle yetinemeyeceğimi anlayınca araştırdım, okudum, soruşturdum. İnternet büyük nimet. Kalem nasıl alınır, piyasada hangi kalem çok, hangisi az bulunur öğrendim. Daha önce pul, tahvil, antika ya da vintage müzik sistemleri gibi koleksiyonlarım olmuştu. Koleksiyon Kulübü’ne üye oldum, kalemi bilen insanlarla tanıştım. Yurt içi ve dışındaki gezilerde semt pazarları, antikacılar, bit pazarları, yazı ekipmanları fuarlarına gitmeye başladım.

Kaç dolmakaleminiz var?

Koleksiyonumda 1530 civarında nitelikli, nadide, hikayesi olan dolmakalem var.

Nasıl oluştu bu devasa kalem koleksiyonu?

Bulduğunuz her şeyi alırsanız devasa bir çöplüğünüz olur. Ben de ilk birkaç yıl öyle yaptım. Sonra o kalemleri hediye ettim, az bulunanlara yöneldim. İstisnalar hariç sadece kullanılmış kalem alıyorum artık.

Neden ikinci el tercih ediyorsunuz?

Piyasadaki yeni kalemlerin çoğu rezalet de ondan. Bir de yıpranmış, ümit kesilmiş ama yazma kabiliyetini kaybetmemiş kalemleri hayata döndürmenin heyecanı var. Kullanılmış kalemlerde bir sürü hikaye saklı.

Ne tür hikayeler mesela?

Müzayededen bir kalem almıştım. Her şeyi altın, özel bir parça. Üzerinde sahibinin adı yazılıydı. Araştırdım, Amerikalı emekli bir senatör çıktı. İnternetten mesaj attım “Kaleminiz bende, ona iyi bakıyorum” diye. Yanıt verdi.

Mürekkebiniz de olmalı.

Elbette. Mürekkeplere de meraklıyım. Rengarenk mürekkeplerin yanı sıra estetik, göze hoş gelen mürekkep şişeleri de alıyorum. Yazmak için yeşil mürekkebe iltimas geçiyorum.

EN ESKİ KALEMİ 105 YAŞINDA!

En eski kaleminiz kaç yaşında?

Simplo marka 1910 yapımı bir dolmakalemim var. En eskisi o. Hemen hepsini kullanırım. Bir de kullanmaya kıyamadıklarım var. Onlara dokunuyorum, temizliyorum, seyrediyorum...

Almayı planladığınız kalemler var mı?

Dupont’un Humphrey Bogart ve Mont Blanc’ın Agatha Christie anısına yaptıkları kalemleri almayı planlıyorum.