1600 yılda insanlığın geldiği nokta bu mu?

Pazar, 29 Kasım 2009 - 05:00

İslam dininin önemli kurallarından biri kurban kesmek. Kimileri dini vecibelerini yerine getirmek kimileri ise sosyal dayanışmaya katkı sağlamak için kurban kesiyor. Bu nedenle “Niye kurban kesiliyor?” diye tartışacak halimiz yok. Dinin konusuna giren bir meselede gereksiz bir spekülasyona girmek istemem. Zira ilahiyatçılar İslam dininde kurban kesimi uygulamasının neredeyse 1600 yıllık bir geçmişi olduğunu söylüyor.

Fakat Türkiye’deki görüntülere bakınca düşündüm. Burası İslam coğrafyasının en gelişmiş ülkesi değil mi?. Bizde bu görüntüler yaşanıyorsa az gelişmiş İslam ülkelerinde kimbilir neler oluyor.

Kurbanlık hayvanlar kesilirken yaşanan vahşete tanık olunca insan sormadan edemiyor? 1600 yılda kat ettiğimiz yol bu mu? Her Kurban Bayramı’nda aynı görüntülere neden olan bir toplum bir adım mı ileri gitmez?

İlerlemek bir tarafa yaşanan vahşetin dozu her geçen gün artıyor. “Kurbanlık hayvanı keseceğim” derken korkunç görüntülerine neden olan Şanlıurfalı bir kasap 969’ TL’lik cezayla kurtuldu.

Belediyeler sözde vatandaşlara kolaylık sağlamak için bu kez çadırlar kurmuştu. Ancak koca koca çadırlar şehrin merkezi denebilecek yerlere kurulduğu için özellikle bayramın birinci günü trafik felç oldu.

Her Kurban Bayramı’ndan sonra aynı yazıları yazmaktan bıktık ama bu işi doğru dürüst yapabilmek adına en küçük ilerleme yok.

Türkiye’de deprem, sel, trafik kazası gibi olayların büyük ölümlere neden olması maalesef artık bizi çok şaşırtmıyor. Çünkü hiç olmaması gerektiği halde yaşanan acıları kanıksadık. Bu nedenle önlem de alamıyoruz.

Ama şölen havası içinde geçmesi gereken Kurban Bayramı’nda şu yaşananlara bakın.

Tam 3 bin kişi kurban keserken vücutlarının türlü yerlerini kesti. Bunlar arasında ağır yaralananlar da bulunuyor. Kurbanı kestikten hemen sonra ateşe veren ancak ağzına attığı et parçasının büyük gelmesi sonucu nefessiz kalıp ölenler bile var.

Üstelik bütün bunlar çocukların gözü önünde oluyor. Hayvanları eziyet ederek öldüren büyüklerinin yanında yetişen bir çocuğun hayvanlarla hatta insanlarla sağlıklı ilişki kurabilmesi beklenebilir mi? Hayvanların da doğanın bir parçası olduğunu, onlara eziyet etmek gibi bir hakkımız olmadığını bu çocuklara nasıl anlatabiliriz?

Türkiye bu Kurban Bayramı’nda da maalesef tepeden tırnağa az gelişmiş bir ülke görüntüsü verdi. İnsanlarını eğitmeyen, koyduğu kuralları bile denetlemekten aciz bir ülke tablosu çizdi.