2010 Yılında Neo Osmanlı

Pazartesi, 04 Ocak 2010 - 05:00

2009 yılı başında George Friedman yeni kitabı “Gelecek 100 yıl-21.yüzyıl için öngörüler” kitabını yayınladığı zaman çoğu kişi özellikle Friedman’ın Türkiye ile ilgili kehanetlerine gülüp geçmişti.

Özellikle Türkiye’nin eski Osmanlı toprakları; Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar ve Kuzey Afrika’da genişleyerek bir İmparatorluğa dönüşeceğini varsayan Friedman, hilafetin de tekrar geri getirilerek İslami yönetim tarzının etkili olacağı başkentin Ankara’dan İstanbul’a taşınacağı tezini ileri sürmüştü.

Geçtiğimiz yıl özellikle Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturmasıyla başlayan Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya açılım süreci, Suriye ve Libya ile vizenin karşılıklı olarak kaldırılması, yaşanan sıcak ilişkiler ister istemez Friedman’ın kitabını aklımıza getiriyor.

Aslında Türkiye uzun bir süredir özellikle Avrupa Birliği ‘nin bitmek tükenmek bilmeyen isteklerine bir alternatif oluşturuyor.

Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olan Türkiye özellikle yaşadığımız global kriz döneminde sağlam bankacılık yapısı ve ihracatta yeni pazarlar oluşturma becerisiyle zaten bölgede liderliğe oynayan bir ülke.

Irak savaşı sırasındaki tarafsız tutumu ve İsrail-Suriye barış sürecinde oynadığı arabulucu rolü, o dönemde Türkiye’nin yıldızını parlatmıştı.

Davos’ta yaşanan “One –Minute “ krizi sonrası Türkiye strateji değiştirerek İsrail’i karşısına alma pahasına Arap dünyası ile ilişkilerini en üst düzeye çıkarttı.

Bugün dünya siyaseti üzerindeki etkisini hergün daha da arttıran İslam Konferansı Genel Sekreterliği’nin başında bir Türk, Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu var.

(Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 2010 ‘un ilk günlerinde İhsanoğlu’nu ziyaret etmesi zaten 2010 için yeterli ipuçlarını veriyor.)

***

Dünyadaki tüm ekonomik güçlerin hedefi Orta Doğu ve Afrika pazarı olurken tabii ki bizim gözümüzü bu ülkelere kapatmamız düşünülemez.

Görünen o ki önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği’nin bize olan ihtiyacı her zamankinden daha fazla konuşulacak.

Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan gibi ekonomileri batma noktasına gelen AB ülkeleri düşünüldüğünde Türkiye’nin ne kadar güçlü bir konumda olduğu zaten görülüyor.

Tüm okurlarımızın Yeni Yılını kutluyor iyi bir yıl geçirmeyi diliyoruz.