2011'de paranın ve ekonominin yönü

a
a
Cuma, 31 Aralık 2010 - 05:00

Bugün 2010 yılının 365’inci günü... Yeni bir yıla, yeni umutlarla giriyoruz. Umarım herkese ve ülkemize iyilikler getirecektir. Koca yılı geride bırakırken, her zaman olduğu gibi, yeni yıla yönelik beklentilerimi paylaşmak isterim. Biliyorsunuz, ekonomide ve piyasalarda ‘nokta atışı’ tahminler yapmak zor, hatta olanaksızdır. Ancak, izlediğim, konuştuğum ve okuduklarımı, kendi fikirlerimle birleştirip, size bazı başlıklarda düşüncelerimi aktarmak isterim. Önce 2010’da yazdıklarımın bilançosuna göz atmakta yarar var.

2010 için neler öngörmüştüm?

 - IMF anlaşmasının imzalanacağına inandığımı yazmışım, olmadı, yanıldım.

- “Hükümet yüzde 3.5 oranında büyüme hedefi koydu. Yüzde 5 düzeyine rahatlıkla ulaşacağını düşünüyorum” demişim. Daha yüksek çıktı.

[[HAFTAYA]]

- ‘Gördüğüm kadarıyla büyük grup ve şirketlerde hesaplar ‘iki haneli’ büyüme oranına göre yapılıyor. Daha tek haneli büyüme hesaplayana rastlamadım’ demişim. Gerçekleşme böyle oldu.

- ‘Türkiye’de işsizlik oranı, 2009’daki düzeyin de üstüne çıkabilir’ diye yazmışım. Biraz iyileşme olsa da sorun devam ediyor.

- Dolar/TL kuru için, 1.40’lar düzeyine gerileyeceğini öngörmüştüm. Son yükselişe rağmen bu tahmin yıl geneli için doğru çıktı diye düşünüyorum.

- Euro/Dolar paritesi için şunu yazmışım: ‘Son 2 yılda 200-300 günlük dolar lehine yükselişler olsa bile, euro’nun gücü öne çıktı. 2010’da ise dolar dönemi başlayacak gibi görünüyor.’ Önemli ölçüde böyle oldu.

Tahmini zor göstergeler

- Altın için, ‘Jim Rogers ve El Erian gibi global yatırımcılar, ‘Bu kadar para bolluğu varken altın yükselir’ diyorlar. Uzun vadede altın yeniden cazip olabilecekse bile, 2010’da dikkatli olmakta yarar var diye düşünüyorum’ demişim. Yönü belirtmiş, dikkat uyarısı yapmışım.

- Dünyada faizlerde ikinci yarıda artırımların olabileceğini yazmışım. Ama ekonomiler beklendiği gibi canlanmayınca, düşük faiz devam etti. ABD Borsası için ‘2010 yılını, yüzde 8-17 arasında yükselişle kapatacağını’ yazmışım. Böyle bir gelişme oldu.

 - İMKB’de temkinli bir iyimserlik tahmini yapmışım. Beklentilerin üstünde yükseliş oldu.

Peki 2011 nasıl geçecek?

Önce büyümeden başlayayım. Son dönemde Türkiye ve dünyadan epey işadamı ve CEO ile konuştum. Henüz kötümser olanına rastlamadım. Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Borusan, Boyner, Akbank, Garanti Bankası ve diğer önemli gruplar, yüzde 10 ve üstü büyüme bekliyorlar. AB sıkıntılı olsa bile ABD ekonomisine yönelik beklentiler olumlu. Böyle bir tabloda Türkiye’nin yüzde 5 ve üzerinde büyüme yakalaması sürpriz olmaz. Faizde iki ayrı beklenti var. ABD, AB ve Japonya gibi ülkelerde 2011’de yükseliş beklenmiyor. Ancak, 2011’in ikinci yarısında Türkiye gibi bazı ülkeler için artırım beklentisi var. Seçim öncesi ise pek mümkün görünmüyor. İMKB, yeni yıla 66.500 düzeyinde giriyor. ‘Ocak rallisi’, beklendiği gibi olmayacak galiba... Ama yılın ilk yarısında, seçim ve not artırımları nedeniyle yükseliş olabilir. Borsacılar dillerine bir ’80 bini’ dolamışlar. Çok uzak bir olasılık gibi görünmüyor, tabii sürprizler çıkmazsa...

Dolar ve altının yönü

Dolar/TL’nin yönünü birkaç faktör belirleyecek. Birincisi, doların gücü... Dış piyasalarda doların güçleneceği görüşüne ben de katılıyorum. Türkiye’de ise cari açık ile yabancı sermaye girişi beklentileri etkili olacak. Orta ve uzun vadede TL’nin gücünü koruması normal karşılanmalı. Altın konusunda bir bölüm uzman yükselişin devam edeceğini, 2 bin doların yakalanacağını düşünüyor. Diğer taraftakiler ise temkinli olmaktan yana... ABD ekonomisindeki normalleşme, altını aşağıya, hatta hızla aşağıya çekebilir diyorlar. Ben bir miktar yükselse bile, altının 2 binlere ulaşacağını 2011 için tahmin etmiyorum.

Tasarruf sahibi ne yapacak?

Aslında işi en zor olan grubu elinde parası bulunanlar oluşturuyor. Faizler iyice düştü, dolar 1.55 düzeyinde... Böyle bir ortamda devlet kağıdı ve aylık mevduat iyi bir seçenek olabilir. Aylık ve haftalık mevduat, kısa vadeli fırsatları değerlendirmeye olanak sağlaması açısından önemli. Borsadan yararlanmak isteyenler, A tipi ve ana para korumalıya yönelebilir. Son olarak faiz oranları düşük... Bir süre daha düşük olacak. Konut kredisi ile ev sahibi olmak, iyi bir seçenek gibi de görülebilir.