2012 gösterime giriyor

Bu hafta ikisi yerli dört film gösterime giriyor

Perşembe, 12 Kasım 2009 - 10:20

2012 gösterime giriyor

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde pek çok ödül alan İnan Temelkuran’ın yönettiği ve Öner Erkan, Kadir Çermik, Damla Sönmez ile Erkan Bektaş’ın oynadığı "Bornova Bornova", bu hafta seyirciyle buluşuyor.

Hayallerin iyice küçüldüğü, ruh sağlığını bozmadan yaşamanın zorlaştığı bir dönemde geçen filmin konusu özetle şöyle: "Sıradan hayatlar büyük umutlara dönüşmüştür. ’Ah bize de bir şans verilse’ diye mahalle bakkalının önünde günlerini geçiren Salih ve Hakan ağabey-kardeş gibidirler.

Askerden yeni dönen ve sakatlık yüzünden futbolculuk kariyeri başlamadan bitmiş olan Hakan, vasıfsız ve işsizdir, taksici olmayı bekler. Mahallenin psikopatı Salih ağabeyi onu dinleyen ona kendince öğütler veren tek kişidir. İyi ve eğitimli bir aileden gelen Salih, mahalledeki her türlü yasa dışı işe bulaşır.

Çevredeki herkes ondan korkar. Hakan’ın ’hasta olduğu’ ama konuşmaya cesaret edemediği liseli Özlem de buna dahildir. Erotik fanteziler yazarak geçimini sağlayan felsefe doktora öğrencisi Murat, Salih’in çocukluk arkadaşıdır. Murat, Hakan’a, Salih ve Özlem arasında geçen ve erotik fantezi olarak kullandığı bir olayı anlatır.

Hakan, hayal kırıklığına uğramış ve kafası karışık olarak anlatılanların tamamını öğrenmek için Özlem’in evine doğru yola çıkar. Özlem ise Hakan’ı görünce ondan korkar. Ancak hiçbir şey anlatıldığı gibi değildir. Olaylar buradan sonra gelişir."

SULUBOYA
Senaristliğini, yönetmenliğini ve yapımcılığını Cihat Hazardağlı’nın yaptığı "Suluboya/The Watercolor"da çocuk oyuncu Sarp Alemdaroğlu’nun yanısıra Haluk Bilginer, Savaş Dinçel, Cansel Elçin, Asu Emre, Altan Erkekli, Ahmet Gülhan, Tamer Karadağlı, Bedri Koraman, Fergan Mirkelam, Metin Uca, Tuba Ünsal, Ayşenur Yazıcı, Serra Yılmaz ve Selçuk Yöntem rol aldı.

Filmin çekiminden sonra hayatını kaybeden Savaş Dinçel’i ise yakın dostu Müjdat Gezen seslendirdi. Hazardağlı’nın üzerinde üç yıl boyunca çalıştığı filmde maketler, çizimler ve fotoğraf sanatı ile dijital efektli suluboya tekniği bir araya getirildi.

İngilizce dublaj ve Türkçe alt yazılı olarak sinemaseverlerle buluşacak filmin müziğini Fazıl Say yaptı. Türkiye’de basılan ilk dijital film olma özelliğine de sahip olan "Suluboya/The Watercolor"da bilgisayar ortamında hazırlanan tüm mekanlar maket olarak yapıldı. Film kareleri için oyuncular tek tek fotoğraflandı. Film gösterime hazırlanana dek tam 3 milyon işlemden geçti.

2012


Haftanın yabancı filmlerinden olan "2012" nin yönetmenliğini Roland Emmerich, yapımcılığını Harald Kloser, Mark Gordon ve Larry Franco, yönetici yapımcılığını Roland Emmerich, Ute Emmerich ve Michael Wimer, ortak yapımcılığını ise Volker Engel ve Marc Weigert üstlendi.

Senaryosunu Harald Kloser ile Roland Emmerich’in kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğinde Dean Semler, yapım tasarımında Barry Chusid, kurgusunda Peter S. Elliot ve David Brenner, kostüm tasarımında ise Shay Cunliffe’in imzası bulunuyor. "2012"nin müziklerini ise Harald Kloser ve Thomas Wander yaptı.

2012"nin çekimleri beş aylık bir dönemde Kanada’nın Vancouver kentinde tamamlandı. Prodüksiyonda, beş değişik tesiste bulunan 13’ten fazla setin yanında palmiye ağaçları ve mavi perdesiyle tamamlanan, devasa bir "sarsıntılı zemin" den oluşan, yapma dış "setler" kullanıldı.

Kamloops civarındaki bölgeler Yellowstone Parkı ve ekibin bir hafta boyunca çekim yaptığı Tibet’in yerine geçti. Ana çekimler Los Angeles’ta yapılan birkaç dış çekimle sona erdi.

SUİKASTÇİLER TURNUVASI
Scott Mann’ın yönettiği ve Robert Carlyle, Kelly Hu, Ving Rhames ile Scott Adkins’ın oynadığı "Turnuva/ The Tournament", haftanın diğer yabancı filmi.

Robert Carlyle, Kelly Hu, Ian Sommerhalder, Liam Cunningham ve Ving Rhames’ın rol aldığı filmin konusu özetle şöyle: "Her yıl, gözden uzak ve dikkat çekmeyen bir kasabada, dünyanın en tehlikeli 30 suikastçisi arasında, hayatta sadece tek bir adam kalıncaya dek, kazananın 10 milyon dolarlık büyük ödüle ulaşacağı bir turnuva düzenlenir.

Yüksek bahis oynamaktan keyif alan bir milyarderler konsorsiyumu tarafından düzenlenen turnuva, katılımcıları tarafından kapalı devre bir yayınla sonuna kadar takip edilir. Turnuvaya katılan suikastçilerin her birine birer takip cihazı ve düşmanlarının yerini tespit edebilecekleri birer el bilgisayarı verilir. Ancak suikastçilerden biri takip cihazından kurtulmanın bir yolunu bulur ve alkolik bir rahip olan Macavoy cihazı yanlışlıkla yutar.

Oldukça güzel bir kadın olan Lai Lai de turnuvanın gözde katillerinden biridir ve son hedefini, masum bir hamile kadın olduğunun farkına varmadan, öldürür. Turnuva organizatörlerinden intikam almaya kararlı olan Lai Lai, milyarderlerin bahis oynamaya devam ettiği merkeze ulaşana kadar rahibi koruması altına alır. Suikastçilerin birçoğunu altetmeyi başarırlar fakat uzun yıllardır şampiyonluğu kimseye kaptırmayan Joshua tarafından avlanırlar. Ölen hamile kadın onun karısı Mary’dir ve neden kendisi yerine karısının öldürüldüğünü öğrenmeye çalışmaktadır.

Lai Lai ile beraber Mary’nin turnuvanın başından beri hedef olduğunu öğrenirler. Turnuvayı organize eden güçler, Joshua’nın turnuvaya katılacağından emin olmak istemişlerdir. Joshua çok kanlı bir intikam yolculuğuna çıkar."

4