21 Aralık'ta ayağa kalk!

Cuma, 30 Kasım 2012 - 08:42

21 Aralık’ta kıyamet kopacak, sadece Şirince ve Fransa’nın güneyindeki Bugarach Köyü’ndekiler hayatta kalacak!

Ben Mayaların yalancısıyım…

Son günlerimiz mi bilemem ama 21 gün sonra ak, kara belli olacak…

Bu nedenle olası kıyamet, son günlerde bir şekilde herkesin dilinde…

Ben bu satırları karalarken bile televizyonda bir astrolog “21 Aralık’ta ne olacak” sorusuna yanıt veriyor…

Ve an itibariyle, “21 Aralık’tan korkmayın ama dikkatli olun, dünyada deprem ve sel felaketinde artış olabilir” diye uyarıyor…

Hayda, “Kızılca kıyamet taze bitti, size aynısının küçük provalarından verelim” durumu mu yani…

Velhasıl kimileri korkuyor 21 Aralık’tan, hafif depresyonun eşiğinde olanlar “Mayalar haklı çıkar da, kopar inşallah kıyamet” diyor, kimileriyse alay ediyor…

Bir de paçayı kurtarmak için tası tarağı toplayıp Şirince’ye gidenler var tabii…

Üstelik dünyanın dört bir yanından…

Ağlayalım mı, gülelim mi bilemiyorum…

O tarihte Şirince’de bir de kıyamet kampı kurulacakmış…

Nasıl yani?

Kıyameti kamp ateşinin çevresinde toplanıp mı bekleyecekler yoksa?

Kimler, neden katılacak o kampa?

Ücreti ne?

Merak etmeyin, hepsini öğrendim…

Kampın organizasyonunu Zirve Dağcılık’ın Şirince Şube Başkanı Özgür Aydoğan yapıyor…

“Kıyamet bahane, kamp şahane” diyen Aydoğan ve arkadaşlarının amacı, 21 Aralık’ta dünyanın ilgisini Şirince’ye çekip dertlerini anlatmak…

Zira dertleri; asıl kıyamet!…

Yani çevre kirliliği, doğa katliamı…

“Dini bir grup değil, doğa sporları kulübüyüz” diyen Aydoğan, “Asıl kıyamet tüketmektir. Kıyameti biz yönetiyoruz” diyor…

Kampta yapılacaklara gelince…

Klasik dağcı kampından farklı değil…

Kamp kurulacak, çevrede küçük gezintiler yapılacak, fotoğraf çekilecek, yemek yenecek, ateş yakılıp şarkılar söylenecek, hamak kurulacak, keyif yapılacak, kıyamet geyikleri havada uçuşacak, ardından sessizce evlere dağılınacak…

Şu ana dek yaklaşık 70 kişi başvurmuş kampa…

Ama 40’ını uygun olmadığı gerekçesiyle geri çevirmiş Özgür Aydoğan…

Uygun şartlar; sadece ve sadece kamp malzemelerine sahip olmak…

Çadır, uyku tulumu vs…

Kampın fazla kalabalık olmamasını isteyen Özgür Aydoğan, en fazla 50 katılımcıyı kabul edebileceklerini söylüyor…

İzmir’de yaşayan 48 yaşındaki emekli hemşire Dilek Kutluer, eşi ve iki çocuğuyla kampa katılacak…

Dilek Hanım, kıyamet senaryolarına inanmıyor ama inanıp da Şirince’ye gidenleri yerinde görmek, dahası havayı koklamak istiyor.

“Ya gerçekten kıyamet koparsa” diyorum, “İnansam gitmezdim. Hem zaten benim kurtulmamla bir şey olmaz ki. İşi olanın işi olmayacak, akrabalar olmayacak. Çölde ufacık bir yaratık gibi olacağım” diye yanıtlıyor.

Tekirdağ’da yaşayan 46 yaşındaki makine mühendisi Ümit Alkan da gidiyor kampa…

O da inanmıyor kıyametin kopacağına…

Ama inananların Şirince’ye renk katacağını düşünüyor… 

Ve son sözü, “Kıyamet aşama aşama yaklaşıyor. Her şeyi yok ediyoruz, doğada yok olduğunu görüyoruz” oluyor.

Emekli harita mühendisi Sevinç Aksüt de gidenler arasında, 21 Aralık’taki kıyamet kampına…

Kıyamet senaryolarını ‘efsane’ bulan Sevinç Hanım, o gün kıyametin kopacağına inanmıyor…

“Ama” diyor, “Kıyamet çoktan koptu aslında. Kıyamet, ‘ayağa kalk’ demektir. Gerçekten artık ayağa kalkmamız gerekiyor. Doğa kaynaklarının yok edilmesi, deniz, nehir ve ormanların katledilmesi, insanlığın sonunu hazırlıyor. Balıklar yenmez hale geldi artık. Doğanın yok olması demek, insanlığın yok olması demek”.

Ee, haydi ne duruyorsunuz?

Sizce de ayağa kalkmanın zamanı gelmedi mi?