Mehmet Çoşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

24 yıldır evliyiz ama 17 yıldır sevişmiyoruz

Pazartesi, 05 Ekim 2009 - 05:00

İkimiz de bankacıyız. Birbirimize aşık olduğumuzda 18 yaşındaydık. 2 yıl flört ettik. O 18 ay askerlik yapıp geldi. 1985’te evlendik. Evlendikten 9 ay sonra da kızımız dünyaya geldi. Başta her şey çok güzeldi. Birimizin maaşı kiraya, diğerimizin maaşı da geçimimize yetiyordu.

Arkadaşlarımızla görüşmeler, iş yorgunluğunu ve stresini paylaşmalar... Hayatımız gerçekten çok keyifliydi. İlk kez tenime dokunan insan eşimdi. Cinselliği ilk kez onunla yaşadım. Ve ilk cinsel ilişkimden itibaren de orgazmı tattım. Bana tüm bunları yaşatan adama, sevgi doluydum.

Herkes bize örnek çift gözüyle bakıyordu, bakmalılardı. Ne yazık ki evliliğimizin tadını kaçıran bir şey vardı. Eşim, arkadaşlarıyla içkili kafelerde zaman geçirmeye, eve geç gelmeye başladı. O zamanlar cep telefonu yoktu. Ev telefonumuz bile yoktu.

Yine de seks hayatımız tüm sorunlara rağmen çok güzeldi. 8 yıl boyunca çılgınlar gibi hemen her akşam seviştik. Doyuma birlikte ulaştık. İkimiz de çalıştığımız için çocuğumuzu, eşimin annesine bırakmak zorundaydık. Sıklıkla oraya gidiyorduk. Kayınvalidemin evindeyken de seks yapmaya çekiniyorduk.

Ayrıca evi müsait olmadığından çoğunlukla ayrı yataklarda yatıyorduk. Tam o sıralarda çocuğumuzun ruhsal sorunları başladı. Onunla ilgilenmek adına birbirimizi epey ihmal ettik. Eşim şikayetçi değildi Eşime sarılmak, onunla yatmak için fırsat kollar olmuştum.

Eşim ayrı kalmamızdan, seks yapmıyor oluşumuzdan hiç şikayetçi değildi. Ben ise bunu sorun yapmaya başladım. “Sen istesen, ne yapar eder sevişiriz. Sen artık beni eskisi kadar istemiyorsun, çekici bulmuyorsun” diye söylenmeye başladım. Aslına bakarsanız o dönemde, çocuğumuzun sorunlarıyla ilgilenmekten kendimi ihmal etmiştim.

Bakımıma gereken önemi göstermiyordum. Kocam içinde bulunduğum durumu görmezden gelip “Sen de kadın mısın?” dediğinde dünyam başıma yıkıldı. Hiç unutmuyorum 1997 yılında bir gece ereksiyon sorunu yaşadı. Ve bir daha da asla cinsel ilişkimiz olmadı.

Sorunların başladığı dönemi de hesaba katarsak yaklaşık 17 yıldır cinsellik yok evliliğimizde. Psikolojik yardım almak için eşimi ikna etmeyi başaramadım. Çünkü eşim cinsellik olmadan sürdürdüğü hayattan şikayetçi değil. “Demek ki kaderimiz buymuş” dedim, eşimi hasta olarak kabul ettim.

Yıllardır ayrı odalarda yatıyoruz. Eşim, evine bağlı, sürekli eviyle ilgilenen, kızına ve bana iyi davranan çok efendi biri. İkinci bir çocuk istiyordum. “Madem benimle sevişmiyor, öyleyse tüp bebek yapalım” dedim ama onu buna da ikna edemedim. İkinci çocuk isteğimden de vazgeçtim.

Yazık oldu geçen yıllara Manevi değerlerim nedeniyle hiç kimseye farklı gözle bakmadım, bakmıyorum. Kendimi tatmin ederek yıllarımı geçiriyorum. Şu anda 46 yaşındayım. 30 yaşlarında gösteriyorum. Kendime bir iş kurdum, oyalanıyorum. Birçok insan ne kadar güzel olduğumu söylüyor.

Toplumdaki değişimlerden ben de nasibimi alıyorum. Evli olmama rağmen şaşılacak derecede teklifler alıyorum. Bana aşık olduğunu söyleyen biri bile var. Utanıyorum. Genç kızım var, onu kurtardım. Üniversiteyi bile bitirdi. Ancak benim de evliliğim bitti.

Kağıt üzerinde evliyiz. Dışarıya karşı her şey güzel. Siz bir yazınızda, “Evliliğinde cinsel ilişki yaşamayanlar, bu ihtiyaçlarını dışarıda bir şekilde gideriyordur” diye yazmıştınız. Eğer eşim başka birileriyle cinsel ilişkiye giriyorsa ve ben bunu fark edersem ayrıca tabii ki ispat edebilirsem boşanırım.

Aslında ben bunu ona soruyorum. “Başkasıyla birlikte oluyor musun?” diye... Ama ne zaman bu soruyu sorsam kavga çıkarıyor. “Evlilikte seksten daha önemli şeyler var” diye yetiştirildim. Ama gerçekler hiç de öyle değil.

Eşimle cinsellik yaşamayı çok isterdim. Benim evliliğim sekssiz devam ediyor. Eğer tüm bunlara katlandığım halde bir sadakatsizlik yaşıyorsam yazık oldu yıllarıma...
Sevda M.