25 yıldır yoksulluğu hesaplıyor

"Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasını 25 yıldır aralıksız hesaplayan Araştırma Müdürü Enis Bağdadioğlu, bülteni hazırlamak için her ay çarşı, pazar gezerek et, süt, peynir sebze ve meyve fiyatlarını araştırıyor

25 yıldır yoksulluğu hesaplıyor

Hazırladığı 300. bülten ay sonunda yayımlanacak Bağdadioğlu, 1987 yılındaki genel seçimlerin ardından Türkiye’de büyük oranda zamlar yapıldığını hatırlatarak, o zamların aile bütçesine ne kadar yük getirdiğini hesaplama ihtiyacı duyduğunu söyledi.

Çalışanların tüketim harcama kalıplarını esas alarak bir hesaplama yaptığını anlatan Bağdadioğlu, çay, şeker, sigara, ulaşım ve elektrik gibi mal ve hizmetlere yapılan zamların çalışanın bütçesine 37 bin 495 lira ek yük getirdiğini ortaya koyduklarını ifade etti.

1987 yılının Kasım ayına ilişkin yaptığı "zamların aile bütçesine ne kadar ek yük getirdiğine" ilişkin araştırmanın, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının başlangıcı olduğunu dile getiren Bağıdadioğlu, o tarihten itibaren her ay aynı araştırmayı geliştirerek hazırladığını belirtti.

Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okulu’nun hazırladığı "4 kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama kalıbı"dan yola çıkarak, açlık sınırını hesaplamaya başladığını söyleyen Bağdadioğlu, şunları söyledi:

"4 kişilik bir ailenin açlık sınırını belirlemek için üniversitenin asgari gıda harcama kalıbına göre elimde listeyle çarşı pazara çıktım. Pek çok semtin pazarını ve marketleri dolaştım. Etin, sütün, peynirin, sebze ve meyvenin fiyatını tek tek aldım ve hesaplamaya başladım. Bulduğum rakam 128 bin 182 lira çıktı. Böylece ilk kez 1987’nin Aralık ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırını yani zorunlu gıda harcamasını belirledim."

1997'DEN BERİ BU İŞİ YAPIYOR

Bağdadioğlu, ilk zamanlar sadece açlık sınırını hesapladığını, yoksulluk sınırı araştırmasını ise daha sonraki yıllarda yapmaya başladığına dikkati çekti.

Araştırmasını daha da geliştirmek istediğini hatırlatan Bağdadioğlu, "Bana gıdada bir kalıp veriyorlar ama bunun dışında kalıp veremiyorlardı. O dönemde Türkiye İstatistik Enstitüsü’ne göre, gıda harcamalarının toplam harcamalar içindeki payının yüzde 41,16’ydı. Ben de bu bilgiden yola çıkarak, madem gıdanın payını biliyoruz, basit orantı kuralım ve yoksulluk sınırını da bulalım diye düşündüm. Böylece 1997 yılından itibaren açlık ve yoksulluk sınırı araştırması yapmaya başladık" dedi.

Türk-İş tarafından 25 yıldır yayımlanan bu araştırmaların akademik hayatta da kullanılmaya başlandığına işaret eden Bağdadioğlu, araştırmaların sendikalar tarafından toplu sözleşme masalarında kullanmaya başlandığını belirtti.

'HER AY KENDİMİ TARTIYA ÇIKARIYORUM'

En ucuzdan en pahalısına kadar çok sayıda semt pazarını her ay dolaştığını, ayrıca çeşitli marketlerden de ürün fiyatlarını aldığını anlatan Bağdadioğlu, böylece gıdaların fiyat ortalamasını ve bir önceki aya göre ne kadar değiştiğini hesapladığını ifade etti.

TÜİK’in, açlık yoksulluk sınırını her ayın ilk haftası açıkladığına dikkati çeken Bağdadioğlu, "Yapmış olduğum hesaplamaları her ayın son haftası açıklıyorum ki TÜİK ile benim hazırladığım veriler arasındaki benzerlikler ortaya çıksın. Aslında ben her ay TÜİK’ten önce verileri açıklayarak kendimi tartıya çıkarıyorum. Her iki sonuç açıklandığında arada paralellik olduğunu görüyorum" diye konuştu.

Açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını 25 yıldır tek başına yaptığını ve bu ay sonunda 300. bülteni yayımlayacağını vurgulayan Bağdadioğlu, "Türkiye’de insan onuruna yaraşır geçim şartları, yaşam koşulları diye kavramlar yerleştiyse bunun açlık yoksulluk sınırı hesaplamasıyla ortaya çıktığına inanıyorum" dedi.

AA