300 Cumartesi'dir seslerini duyan yok

16 yıl önce gözaltında kaybolan İsmail Bahçeci'yi kendi dizeleriyle unutturmadılar: 'Sanmayın gerçekten öldüğümüzü'

a
a
Pazar, 26 Aralık 2010 - 05:00


300 Cumartesi'dir seslerini duyan yok

Kayıp yakınları dün 300’üncü kez İstanbul Galatasaray Meydanı’nda toplandı. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere bir kez daha yakınlarının akıbetini sordu. Gözaltına alındıktan sonra kaybolan üniversite öğrencisi İsmail Bahçeci bir şiirinde “Sanmayın gerçekten öldüğümüzü” diyordu. Toplanan yüzlerce kişi, yüreklerde İsmail’lerin ölmediğinin bir kanıtıydı!

21 Mart 1995’te İstanbul’da gözaltına alınan Hasan Ocak’ın cesedi 17 Mayıs’ta kimsesizler mezarlığında bulunmuştu. Tıpkı gözaltındayken kaybedilen Rıdvan Karakoç gibi... Aileleri ellerinde Hasan ile Rıdvan’ın fotoğrafları 27 Mayıs 1995’te bir cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. Galatasaray’da toplanan kayıp yakınlarının sayısı gün geçtikçe binlere ulaştı.

‘Cumartesi Anneleri’

Onlar her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’ndan Türkiye’ye, dünyaya yakınlarının akıbetini sordular. Gözaltına alındılar, yerlerde sürüklendiler, tutuklandılar... Yaşadıklarının hiçbiri yüreklerindeki acıdan daha ağır değildi. Yılmadılar. Türkiye her cumartesi günü toplanan, gözü yaşlı anaların çoğunlukta olduğu grubu ‘Cumartesi Anneleri’ diye anmaya başladı.

Mezartaşına bile razılar

Tek istedikleri kaybolan evlatlarının, ağabeylerinin, babalarının, kocalarının akibetini öğrenmekti. ‘Öldürüldüyseler de başucunda ağlayacakları bir mezartaşı olsun’ istediler. Sevdiklerini ellerinden alanların adalete hesap vermesi için haykırdılar. Kimseler duymadı... Tam 300 hafta oldu. Kayıp yakınları ve bu acıyı yüreğinde taşıyanlar dün bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

‘Umutlu ve gururlu ölürüz’

300’üncü kez babalarının, sevgililerinin, kardeşlerinin, oğullarının akıbetini sordular. Onlarca kayıp fotoğrafının arasında o da vardı. Arkadaşları hep bir ağızdan gözyaşı içinde okudu İsmail Bahçeci’nin yazdığı şiirin dizelerini: “Ölürsek eğer aşkı, kardeşliği, doğruluğu ararken eğer... Sanmayın gerçekten öldüğümüzü aslında... Ölümün sonsuzluğunu yok eder. Yaşamın sürekliliğini kazanırız ve ölürken. Umutlu ve gururlu ölürüz bir tanrı gibi yok etmenin sevinciyle.”

Üniversite öğrencisiydi

İstanbul Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisiydi İsmail Bahçeci. 26 Aralık 1994’te gözaltına alındıktan sonra bir daha gören olmadı. Tüm kanıtlara rağmen yetkililer gözaltını inkar etti. Kardeşi Umut Bahçeci, dün kayboluşunun yıldönümünde ağabeyinin çizdiği karikatürleri gösterdi. “Yaşasaydı belki karikatürist, belki yazar olacaktı. Onu kaybettiklerini sananlar yanılıyor. Doğan oğluma adını verdim. İsmail Bahçeci şimdi 8 yaşında” diye haykırdı.

Rakel Dink de katıldı

Arkadaşları da “Kaybettiklerini zannettikleri insan, bu kadar insanı bir araya getirebilecek kadar yaşıyor. Bir mezarı olmayabilir ama insan unutulduğu zaman yok olur. Bir gün mutlaka, bize bu acıları yaşatanlara soracağız: ‘Bize diyeceğiniz bir şey var mı diye’” dediler hep bir ağızdan. Eyleme katılanlar arasında katledilen gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink de vardı. Kayıp yakınları görmeyen, duymayan yüreklere gelecek cumartesi bir kez daha kayıpları haykırmak için ayrıldılar.