5 yaşından sonra gece altını ıslatan çocuklara dikkat!

Gece alt ıslatma sorunu kız çocuklarında 5 erkek çocuklarında 6 yaşına kadar normal kabul ediliyor. Gece yatak ıslatma bu yaşlardan sonra devam ederse mutlaka bir doktora başvurulmalı. 'Büyüyünce geçer' diye düşünüp tedaviyi ihmal etmek çocukta psikolojik sorunlara yol açıyor.

5 yaşından sonra gece altını ıslatan çocuklara dikkat!

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. M. İhsan Karaman anlattı:

Gece altını ıslatma nedir?

Bir çocuğun 5-6 yaşını geçmiş olmasına rağmen gece uykuda yatağını ıslatması, tıp dilinde ‘enurezis’, halk dilinde ise ‘yatak ıslatma’ veya ‘alt ıslatma’ olarak adlandırılır. Yatak ıslatma, insanlık tarihinde kayıtları bulunan en eski sağlık problemlerinden biridir.

Hangi yaşlarda sık görülür?

5 yaş civarında yüzde 20, 10 yaş civarında yüzde 5 ve erişkin çağda yüzde 0.5-1 oranında görüldüğü söylenebilir. İlginç olarak 18-64 yaş arası sağlıklı erişkinlerin yüzde 0.5-1’i düzenli olarak yataklarını ıslatırlar. Dolayısıyla enurezis, sınırlı ölçüde erişkin nüfusu da ilgilendiren bir sağlık problemi.

Bu sorun kaç yaşına kadar normal?

Kızlarda 5, erkeklerde 6 yaşına kadar gece yatak ıslatma normal kabul edilebilir. Sonra giderek daha az sıklıkta görülür ve teorik olarak biter. Ama 2. Dünya Savaşı için askere alınan erişkinlerde bile yüzde 1 civarında yatak ıslatma tespit edilmiştir.

En yaşlı hastanız kaç yaşındaydı?

37 yaşında bir anneydi. Ne acıdır ki 14 yaşındaki kızını yatak ıslatması nedeniyle bana getirdiğinde bu gerçeği öğrenmiştim. Kendisi o güne kadar hiç doktora gidememiş ve tedavi almamıştı. Bu durumda bana da ikisini birlikte tedavi etmek düştü tabii.

Gece altını ıslatmanın kaç tipi vardır?

Genel olarak iki gruba ayrılır:

 Birincil: Çocuk o yaşına kadar hiçbir zaman kuru kalmamıştır, sorun başlangıçtan beri mevcuttur.

İkincil: Çocuk gereken yaşta kuru kalıp, en az 6 ay kadar bir süre geçtikten sonra tekrar ıslatmaya başlamıştır. Bir de; sadece gece altını ıslatıp gündüz normal olan çocuklar ile hem gece yatağı hem de gündüz külodunu ıslatan çocuklar olarak da iki kategoriye ayrılabilir. Burada, hem gece hem gündüz idrar kaçırma sorunu olan grup daha önemli ve ciddidir, tedavide öncelik taşır.

Hangi durumda uzmana başvurulmalı?

Gece yatak ıslatma, çocuk ve aile için bir sorun olmaya başladığında tedavinin zamanı gelmiş demektir. Ancak, bu, 5 yaşından daha önce olmamalı. Sadece gece değil, gündüz de altını ıslatan çocuklar ise daha erken dönemde uzmana götürülmeli.

Sebepleri nelerdir?

Genetik: Anne, baba, her ikisi veya kardeşlerde enurezis olması.

Uykuda idrar kesesi kasılmalarının baskılanamaması.

Uyanma bozukluğu: Uykuda dolu mesanenin algılanıp uyanılmasında güçlük.

Normal bireylerde gece boyunca böbreklerden idrar yapımını azaltan bir hormonun (ADH), enüretiklerde yetersiz salgılanıp, uyku sırasındaki idrar üretim miktarının artması.

Sınırlı bir kısım olguda ise psikolojik faktörler. Genel olarak yatak ıslatan çocuklarda yüzde 70 oranında bir genetik (irsi) yatkınlık söz konusudur. Beraberinde ise; ADH hormonunun (beyinden salgılanan bir madde) görece eksikliği nedeniyle böbreklerin gece boyunca çok idrar üretmesi, uyanma bozukluğu, uyku sırasında idrar torbası kapasitesinin yetersizliği ve aşırı kasılmalar yapması gibi fonksiyonel sebeplerden biri veya birkaçı bulunabilir.

Başka bir hastalık, örneğin böbrek problemleri tek başına gece yatak ıslatmayla kendini gösterebilir mi?

Tek başına gece yatak ıslatmayla gözüken ciddi böbrek rahatsızlığı olmaz. Mutlaka beraberinde başka ciddi bulgular da vardır. Bizim işeme fonksiyonu bozukluğu dediğimiz ve bazen ölümcül sonuçlar doğuran bir grup hastalıkta esas bulgular yanında yan bir bulgu olarak gündüz ve gece alt ıslatma görülebilir. Bu vakalar çok erken dönemde hekime başvurmalıdır.

Gece yatak ıslatma hangi hastalıklarla birlikte görülür?

Gece yatak ıslatmayla kendini gösterebilen hastalıklar arasında kronik bademcik iltihabı veya geniz etine bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı, alerji, parazitler, kronik kabızlık ve idrar yolu iltihapları sayılabilir. Yukarıda söylediğimiz ve işeme fonksiyon bozukluğu denilen idrar yolu hastalıkları da gece yatak ıslatmaya neden olur. Ayrıca, dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarla horlayan çocuklarda enurezis daha sık görülür. Hemen hemen bütün yatak ıslatan çocukların ebeveynleri, çocuklarının çok derin uyuduğunu, hatta yanında top patlasa uyanmayacağını ifade ederler. Gerçekten de yapılan bilimsel çalışmalar bu bilgiyi desteklemiştir.

Hangi uzmana başvurulmalı?

Enurezisli bir çocuk öncelikle üroloji uzmanına götürülmeli. Çocuk ürolojisi uzmanlarına ulaşılırsa elbette daha iyi olur. Ancak bulunulan yörede bu imkanlar yoksa çocuk hastalıkları uzmanı ve aile hekimi de ilk başvuru için doğru adresler olabilir.

Alt ıslatan çocuk hangi tetkiklerden geçmeli?

Enurezis tanısını koyup, daha ciddi işeme bozukluklarından ayırt etmek için konunun uzmanı bir hekim tarafından:

 Ayrıntılı bir hastalık öyküsü alınıp sorgulama yapılması, 

İşeme-dışkılama çizelgesi tutulması,

Genişletilmiş fiziksel muayene

Tam idrar tahlili yapılması genellikle yeterlidir. Bu basamaklardan sonra, hastalığın ‘saf gece yatak ıslatma’ problemi olduğuna karar verilirse tedavi aşamasına geçilir. Eğer, üroloji uzmanınca, hadisenin daha karmaşık ve etraflı bir problem olduğuna karar verilirse, ileri tanı yöntemlerine başvurularak daha ayrıntılı tetkikler uygulanır.

Tedavinin aşamaları nelerdir?

Enurezis tedavisinde ilk ve en önemli adım, çocuğun tedaviye motive edilmesidir. Bunu sağlamak için de, çocukla sıcak bir ilişki kurmak, ailenin anlayış ve desteğini sağlamak, problemin çözüleceğine dair güven vermek ve çocuktaki suçluluk duygusunu gidermek gereklidir. Günümüzde yatak ıslatma eskiye göre daha kolay tedavi edilebiliyor. Birçok metodun başarısı iddia edilmişse de bugün için genellikle davranış değiştirme ve ilaç tedavisi uygulanır. 

Davranış değiştirme metodunda ne yapılıyor?

Ödüllendirme, motivasyon ve beraberinde ‘alarm tedavisi’ dediğimiz yatak ıslatılırken çalarak çocuğu uyandıran bir zil sistemi kullanılır. Ailenin katılımını ve uzun süren ısrarlı bir tedaviyi gerektirir. Herhangi bir zarar ve yan etkisi yoktur. Motivasyon tedavisinde, çocuğa ıslak ve kuru gecelerini takvimde işaretletip kuru geceler için ödüllendirme şeklindeki önlemler paketi uygulanır. Bundan önce, çocuğun tedaviye motivasyonunu değerlendirmek gereklidir. ‘Geceleri kuru kalmak ister misin?’ sorusu, bu amaçla kullanılabilir. Gün boyu düzenli sıvı alımı ve işeme alışkanlığının önemi üzerinde durmak da tedavinin ilk ve vazgeçilmez basamaklarındandır.

Peki ilaç tedavisi?

İlaç tedavisinde, bu çocuklarda eksik olan bir maddeyi yerine koyma amacıyla verilen haplar veya dilaltı tabletleriyle, idrar torbasının çalışmasını değiştiren bazı ilaçlar ürolog gözetiminde kullanılabilir. Doğru kullanıldığında, ilaçların çok önemli veya tehlikeli bir yan etkisi yoktur. Dilaltı tabletlerinin avantajı hem kullanım kolaylığı, hem de çok hızla etkinin görülmesidir. Özellikle, çocuğun ev dışında yatacağı durumlarda çok ideal bir seçenek olarak öne çıkar. Bu tür ilaçlarla, yatak ıslatan hastaların yaklaşık üçte ikisi başarıyla tedavi edilebilir. Son yıllarda, akupunktur ve lazer akupunkturdan da başarılı sonuçlar alındığı bildirilmiştir. Yeterli süre ve doğru yöntemle tedavi edilirse, yatak ıslatma, her çocukta değişen bir periyoddan sonra yok olacaktır. Tedavi kesilince hemen nüks ile karşılaşılırsa, ya aynı yöntemle ya da metot değiştirerek bir süre daha tedavi uygulanır. Birkaç aya varan bir müddetle, tedavisiz kuru kalma haline ulaşılırsa, artık bir daha tekrarlama ihtimali yok denecek kadar azdır.

Tedavi edilmezse ne tür sorunlara yol açar?

Çocukta özgüven kaybı, içine kapanma, sosyal izolasyon, başarıda düşüş, depresif eğilimler, suçluluk duygusu gibi oldukça ciddi psikososyal sorunlar ortaya çıkabilir. Çocuk, birçok akranının yaptığı gibi arkadaşlarında kalmak, kampa veya okul gezisine gitmek, akrabalarda yatmak ister ama korkusundan ve utancından bunları yapamaz. Giderek yatak ıslatma bir fobiye dönüşebilir. İleri yaşlarda ise aile ve iş başarısını da olumsuz etkiler.

Bunlar yanlış

Gece yatak ıslatma konusunda doğru zannedilen yanlışlar:

Birçok aile, çocuğun yatağını tembellikten ıslattığına veya psikolojik kökenli olduğuna inanır. Bunlar yanlıştır.

Gece, çocukları rastgele saatlerde kaldırıp çişe tutarak hastalığın geçeceği sanılır, bu da yanlıştır.

Sünnet, ilk adet görme, askere gitme gibi olaylarla yatak ıslatmanın kesileceği hurafedir.

Enurezisle ilgili en yaygın yanlış inanç, tedavinin kısırlık yapacağıdır. Hiçbir tedavi metodunun uzaktan yakından kısırlıkla ilişkisi yoktur. Bu yanlış inanış, birçok çocuğu tedaviden mahrum bırakır.

Yaptığımız bir çalışmada ailelerin yatak ıslatan çocuklarına yüzde 35 oranında ağır sayılabilecek cezalar verdiği görülmüştür. Oysa yatak ıslatma, ceza ile tedavi edilemez. Tam aksine cezalandırma ters etki yaratabilir, çocuğun özgüven ve direncini kırıp psikolojik sorunlara neden olabilir.

Sorun psikolojik olabilir mi?

Gece yatak ıslatmanın temelinde psikolojik faktörlerin yattığı olgular, yüzde 10’dan daha azdır. Psikolojik kaynaklı gece yatak ıslatma genellikle sonradan başlar. Elbette bu konuda bir yumurtatavuk ikilemi de yok değil. Bizim inancımıza göre, altını ıslatan hastaların çoğunda psikolojik faktörler, bir sebepten çok sonuç durumundadır. Yaptığımız bir bilimsel araştırmada, İstanbul Suadiye gibi sosyoekonomik olarak iyi gelişmiş bir bölgede yaşayan enurezisli çocukların ebeveynleri, hastalığın büyük oranda psikolojik sebeplere bağlı olduğunu düşünüyor. Bu da ilginç bir tespittir. Eğer bir çocukta, özellikle ikincil olarak başlayan gece yatak ıslatma var ve beraberinde başka psikolojik belirtiler mevcutsa bir çocuk psikoloğundan fikir alınabilir.

Cezalandırmayın destekleyin

İşte, gece yatak ıslatmayı durdurmak için Prof. Dr. M. İhsan Karaman’ın ailelere önerileri:

Çocukların gün boyu okulda az sıvı alıp çok terleyerek su kaybetmelerinden sonra akşama doğru eve gelince içtikleri sıvı miktarını kısa sürede artırmaları ve özellikle akşam saatlerinde çok sıvı almaları birçok yatak ıslatma olayının temel faktörüdür. Sadece buna yönelik bir yaşam tarzı değişikliği bile birçok çocukta enurezisi önleyebilir.

Çok erken ve baskıcı tuvalet eğitiminin yatak ıslatma ve idrar kaçırmada rolü olduğu savunulur. Özellikle, çocuklara idrar tutmaya alışacağı zannıyla ceza ve baskı uygulamak son derece sakıncalıdır.

Enurezisi kısa sürede kökünden kazıyacak mucizevi bir tedavi metodu yoktur. İlgi, sabır, anlayış ve tedavi eden doktor ile aile ve çocuk arasındaki işbirliği başarının püf noktasıdır.

Hiç su içirmemek ve gece rastgele saatlerde çocuğu uyandırmak, hastalığı tedavi etmez, sadece yatağın o gecelerde kuru kalmasını sağlar. Bunun yerine ödüllendirme, teşvik, motivasyon ile çocuğa destek olup, çok zaman kaybetmeden bir üroloji uzmanına götürmek gerekir.