50 yıllık yakın tarih: Fetullahçılık

Oral Çalışlar yeni kitabı ‘Fetullahçılığın Tarihi’nde cemaatler ve siyaset arasındaki yakın ilişkilerin elli yıllık tarihinin izini sürüyor. Ve sorunun kaynağı olarak siyasileri işaret ediyor

50 yıllık yakın tarih: Fetullahçılık
Tayfun MATER 

Başlık iddialı olarak görülebilir ama 50 yıl öncesine gidip, soğuk savaşın o en ciddi dönemine baktığımızda, Fetullah olayını daha iyi anlayabiliyoruz.

1965'de CIA-Seferberlik Tetkik Kurulu ortaklığı ile bir soğuk savaş örgütü olarak kurulan Komünizmle Mücadele Derneği, o yıllarda epeyce iş gördü. O dönemde genç bir imam olan Fetullah Gülen, derneğin Doğu Anadolu örgütleyicisi idi. Askerliği sırasında er elbisesi ile çeşitli kentlere gidip vaazlar verdi. Kurduğu ilişkiler ilerde işine çok yarayacak ve dünya çapında bir istihbarat örgütünün sahibi haline gelecekti.

Oral Çalışlar 1995'de, Cumhuriyet Gazetesi'nde 10 gün cemaati inceledi. Dönemin iktidarları, gelişen tehlikeyi görmediler ya da görmek istemediler.



Fetullahçılığın Tarihi
Oral Çalışlar
Kopernik Kitap
528 sayfa

 

Nurculuk Fetullahçılık


Oral Çalışlar'ın Tolga Çelik ile ortaklaşa hazırladığı "Fetullahçılığın Tarihi" kitabı, işte bu tarihsel gelişmeyi ayrıntılarıyla anlatıyor. Kopernik Yayınları'nın özenli basımı, kitabın rahat okunmasını sağlıyor.
Türkiye tarihinin uzun bir döneminde çok etkin bir rolü olan Said Nursi ve Nurculuk kitabın ana eksenini oluşturuyor. Türkiye siyasetinin birçok önemli aktörünün (Menderes, Demirel, Özal vb..)  Nurculukla ve Nurcularla ilişkileri oldu. Biraz derinden inceleyince, Fetullah Gülen'in Nur Cemaatiyle ilişkisinin oportünistçe olduğu görülüyor. O belli bir aşamaya gelinceye kadar, Nurcuların gücünden yararlanmaya çalışıyor. Devletle "derin" ilişkisi sayesinde belli ki birçok kapı ona kolayca açılıyor. 

Kitap, sadece Nurcuları değil, Türkiye'deki birçok cemaatin durumunu, siyasetle ilişkisini, tarihsel gelişimi ve özellikle devletle bağlarını ayrıntılarıyla inceliyor. Kitabın her bölümünde cemaat devlet ilişkisini görebiliyoruz. Hükümetler, siyasi parti yöneticileri, hatta bazı Cumhurbaşkanları bu cemaatler dünyasında yer alıyorlar. Cemaatlerin devlete nasıl derinlemesine nüfuz ettiklerini, siyasetin içinde rol oynadıklarını anlayabiliyoruz. Yargının ve emniyetin, Fetullah'ın etki alanı içine girdiği belli olmuştu. Bilinmeyen Silahlı Kuvvetlerin durumu idi. Şimdi anlıyoruz ki esas tehlikeli durum orada oluşmuş. 
 

Cemaatler ve siyaset


50 bölümlük kitapta ayrıntılarıyla görebiliyoruz ki, bu işin esas sorumluları 1965'den beri ülkeyi yöneten iktidarlar. Cemaatlere şirin görünmek için iktidarlar, güçlerini cemaatlerle paylaştılar.

1960'dan beri, merkezi devlet iktidarının ana gövdesine egemen olan militarist yapının laikliği otoriter ve yasakçı zihniyetle uygulamaya kalkışması da toplumda bir tepki yarattı. Gülen Cemaati bu nedenle, dindar kitlenin "mağduriyet" halini kendisine kalkan edinebildi.

"Fetullahçılığın Tarihi" kitabı, bu alandaki ilk örneklerden biri olarak, araştırmacılara zengin malzemeler sağlıyor.
Siyasetçilerin kitabı dikkatli bir ders olarak okumalarında yarar var.
 
Yandex.Metrica