55 bin öğretmenden kaçı BESYO'lu?

a
a
Salı, 30 Kasım 2010 - 05:00

Yıllardır Türk Sporu’nun kurtuluş reçetesinin üniversiteden yetişmiş, iyi eğitim almış BESYO (Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu) diplomalı spor öğretmenleri olduğunu yazıyorum. POSTA’daki yazı arşivime baktım. 2009 nisan ve kasımda, 2010’da ise şubatta bu konuya, bakan Nimet Çubukçu’nun dikkatini çekerek değinmişim. TBMM’in de ay başındaki bütçe müzakerelerinde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 2011 yılında 55 bin yeni öğretmen kadrosuna tayin yapılacağını açıkladı.

[[HAFTAYA]]

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı aynı görüşmelerde okullarda bir saat spor dersinin yeterli olmadığını haftaya yayılarak 9 saate çıkarılacağını açıklarken; Bakan Çubukçu’ya soruyorum. “10 bin BESYO mezunu açıkta görev beklerken; bu 55 bin kadronun kaçı BESYO’lular için ayrıldı?” Bu soruyu ben değil, ülkeden sorumlu TBMM’ndeki milletveliklerinin Bakan Çubukçu’ya sormaları lazım. Spora aşina, spordan gelmiş bir başbakanın ve spordan gelmiş bir devlet bakanının bulunduğu hükümette bu konuya eğilecek ve sorunu halledecek kimse yok mu?

Dünyada sporun geliştiği, sporcularının uluslararası başarılar kazanan ülkelerini inceleyenler; tüm bu başarıların arkasında üniversitelerde spor öğretmenliği eğitimi alan çalıştırıcıların bulunduğunu görürler. Gerçek ortadadır. Eğer Türkiye’de sporun okullardan başlayarak iyi bir yol haritası çizmesini istiyorsak; üniversitelerimizin Beden Eğitimi Yüksek Okulları’na çok değer vermeli, eğitim seviyesini yükseltmeli ve başarı ile mezun olanları ortada bırakmayıp, geleceğin yıldızları olacak çocuklarımızı onlara teslim etmemiz gerekli. Bin defa da olsa, tek başıma da kalsam, bunu yazacağım. Duyurana kadar...