www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN89,0890 %0,74
  • BIST73170 %-0,38
  • EURO2,9765 %0,81
  • USD2,1505 %0,42

Bağışıklık sistemini güçlendirme vakti

Vücudumuza saldırmak için her an tetikte bekleyen milyonlarca bakteri, mikrop ve virüsten koruyan bağışıklık sistemi mevsim dönümlerinde güçsüz düşüyor. Uzmanlar, bu dönemlerde soğuk algınlığı, nezle ve diğer enfeksiyonlara yakalanma riskinin arttığını söylüyor. İşte bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları...

04 Kasım 2012 - 05:00
Yazı Boyutu:

ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK

ozgur.celenk@posta.com.tr

Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Murat Dilmener anlattı:

Daha önce hiç yerden aldığı şekeri yiyen bir çocuğun neden hasta olmadığını düşündünüz mü? Ya da hapşıran, öksüren insanlarla dolu otobüse bindiğinizde milyonlarca bakteri ve virüsü ciğerlerinize çekmenize karşın grip olmadığınızı...

Bu soruların yanıtı vücudumuza saldırmak için her an tetikte bekleyen milyonlarca bakteri, mikrop, virüs ve parazite karşı dizayn edilmiş bağışıklık sisteminde gizli. Bağışıklık sisteminin önemini anlayabilmek için o bozulduğunda ya da yok olduğunda vücudumuzun nelerle karşılaşacağına bakmak yeterli: Alerjiler, enfeksiyonlar, damar iltihabı, kalp romatizması, tüberküloz...

Hafızası mükemmel!

Bağışıklık sistemi lenf düğmeleri, timus (göğüs boşluğu içinde bir organ), dalak, kemik iliği ve akyuvarlardan oluşan bir savunma sistemi. Bağışıklık sistemimizin savunmada başarılı olmasını sağlayan şey ise vücudumuzun tıkır tıkır işleyen bir iletişim ağının olması. Bu sistem sayesinde vücudumuz bazı hastalıklardan muaf olur.

Bağışıklık sistemi ikiye ayrılır. Birinci bölümde doğal bağışıklık sistemi var. Bu sistem mikropların vücudumuza girmesini engelleyen burun kılları, deri, nefes yollarımızdaki bazı duvarlar, gözyaşı, tükürük gibi yapılardan oluşur. Örneğin sivrisinek ısırdığında ısırılan bölgenin kırmızılaşması, doğal bağışıklık sisteminin çalıştığına dair iyi bir örnek.

Doğal bağışıklığımız mükemmel hafızası sayesinde daha önce karşılaştığı bir hastalığı tanıyabiliyor. Örneğin tifo geçiren bir hastanın vücudu, bu mikroba karşı bir bağışıklık geliştirir. İlerleyen zamanlarda hasta tekrar bu mikrobun saldırısına uğrarsa vücut, daha önce geliştirdiği antikorlar sayesinde tifo oluşmasını engeller.

Aşılarla bağışıklık

Sistemin ikinci bölümü ise kazanılmış bağışıklık olarak tanımlanır. Kazanılmış bağışıklık, vücutta belirli bir hastalığa karşı bağışıklık elde etmek için yapılan aşılar ve kullanılan serumlardan oluşur. Örneğin Hepatit-B’ye karşı vücudun bağışıklığı yoksa hastalığın önlenmesi için antikor içerikli bir serum kullanılır.

Kulağa kötü gelse de çarpıcı bir örnekle bağışıklık sisteminin önemini şöyle anlatabiliriz. Ölüm meydana geldiğinde bağışıklık sistemi de durur. Saatler içerisinde vücut pek çok farklı bakteri, mikrop, mantar, parazit tarafından istila edilir. Organizmaların iskelet dışında tüm vücudu istila etmesi sadece bir-iki hafta kadar zaman alır. Yani yaşarken vücudumuzun yok olmamasını sağlayan şey bağışıklık sistemimiz.

Uykusuzluk vücudunuzu zayıf düşürür

Bağışıklık sistemi bazen güçsüz düşebilir. Uzun süreli strese maruz kalma, ultraviyole radyasyonu, alkol, uykusuzluk ve kötü beslenme bağışıklık sistemini bozup hastalıkların başlamasına yol açar. Ayrıca uzun süreli kortizon kullanma, doku ve organ reddine karşı kullanılan bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar da sistemin doğru çalışmaması sonucunu doğurur.

Güçlü bir bağışıklık sistemi grip, nezle ve diğer enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltır. Yaşlanma sürecini ağırlaştırır, kanser hücrelerinin yok edilmesini en üst düzeye çıkarır. Enfeksiyonların şiddetini azaltır.

YAPMANIZ GEREKENLER

- Stresten uzak durun.

- Alkolü azaltın, sigarayı bırakın.

- Haftada birkaç kez 30-35 dakika düzenli egzersiz yapın.

- Beslenmenizde yeterli protein, vitamin-mineral bulunmasına özen gösterin. Özellikle biyolojik değeri yüksek, süt ve süt ürünleri, yumurta gibi proteinleri yiyin.

- Meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin.

- C vitamini deposu olan maydanoz, limon, portakal, biber, kivi, kırmızı biber ve greyfurdu sık tüketin.

- E vitamini içerdiği için her gün bir avuç badem ya da ceviz yiyin.

- Kandaki beyaz hücre aktivitesini artırdığı için A vitamini içeren havuç, ıspanak, kabak, domates, brokoli, marul ve kayısıyı sofranızdan eksik etmeyin.

- Balıkta bol miktarda bulunan omega-3 yağ asitleri bağışıklık sistemimiz için çok değerli. Haftada 2 kez somon, uskumru tüketin.

- Çinko, bağışıklık sisteminde anahtar rol oynar. Bu nedenle diyetinizde çinko içeriği yüksek olan kırmızı et, karaciğer, deniz ürünleri ve peyniri ihmal etmeyin.

- Az su tüketimi vücudun direncini azalttığı için bol su için.

- Vücudun kendini iyileştirme mekanizması uykuda ve dinlenme sırasında etkilidir. Melatonin hormonunun salgılanması için geceleri televizyon karşısında değil zifiri karanlıkta uyuyun.

- Gereksiz ilaç kullanmayın.

- Çocuğunuzun aşılarını tamamlayın.

(04.11.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun

posta.com.tr - Posta Seri İlanlar