www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,4020 %-0,09
  • BIST79417 %-0,10
  • EURO2,8255 %-0,14
  • USD2,2305 %-0,36

Hiç büyümeyen çocuk: Avşar Sıla

11 yaşındaki ilköğretim öğrencisi Avşar Sıla Çaldıran 6 Nisan 2001'de, Balıkesir'e bağlı Susurluk ilçesinde kayboldu. Küçük kızın cesedi ertesi gün bir evin bodrumunda çuval içinde bulundu. Cinayete tepki gösteren binlerce kişi, sloganlar atarak sokaklara döküldü, ev ve iş yerleri tahrip edildi. Gerginlik günlerce sürdü

28 Ekim 2012 - 05:00
Yazı Boyutu:

MEHMET ÇELİK

mehmet.celik@posta.com.tr

Avşar Sıla Çaldıran 6 Nisan 2001’de öğleden sonra, anneannesinin evinden, arkadaşı Berivan İpek ile oynamak için ayrıldı ve bir daha dönmedi. Anneannesi tüm aramalara karşın torununu bulamayınca, polise başvurdu. Avşar Sıla Çaldıran’ın babası Salim Çaldıran, doğuştan kalbi delik olan 2 yaşındaki kızı Nazlıcan’ı tedavi ettirmek için olaydan bir hafta önce eşi Nihal Çaldıran’ı da alarak İstanbul’a gitmişti.

4. sınıfta okuyan kızları Avşar Sıla ise anneannesinde kalmıştı. Bölgenin tanınan ailelerinden birine mensup olan kız çocuğunun kaybolduğu haberi, ilçe meydanındaki hoparlörlerden duyuruldu. Ayrıca ilçenin çeşitli yerlerine fotoğraflı kayıp ilanları asıldı. İlçe sakinleri, toplanıp kayıp kız çocuğunu aramaya koyulduğunda Susurluk ilçesi, yeniden Türkiye’nin gündemine gireceği olaylara da adım atmış oluyordu.

CİNAYETE TEPKİ

Kayıp çocuğun boğularak öldürülmüş cesedi, kayboluşundan bir gün sonra Diyarbakırlı eski bir köy korucusu Recep İpek’in evinde bulundu. Kız çocuğuna tecavüz edildiği ve Recep İpek’in terörist olduğu söylentisi kulaktan kulağa yayıldı. Bir anda, binlerce kişi sokağa dökülerek, aleyhine sloganlar attıkları kişilere ait ev ve iş yerlerini yakıp yıkmaya başladı. 7 Nisan 2012’de yaklaşık 5 bin kişinin saat 22.00’de başlayan gösterisi, sabaha karşı saat 04.00 sıralarında ilçeye gönderilen takviye güvenlik güçlerinin müdahalesiyle önlenebildi. Gösteriler sırasında kalp krizi geçiren Kaymakam Abidin Ünsal hastaneye kaldırıldı.

‘Sevgili günlük ben hiç büyümesem olmaz mı?’

Avşar Sıla Çaldıran “Sevgili günlük, ben hiç büyümesem olmaz mı?” diye yazmış bir defterine. Sonra şöyle devam etmiş: “Çünkü yaşadığım yerde bütün herkesi seviyorum. Bana bakıyorlar, beni seviyorlar. Dünyaya iyi bir insan olmak istiyorum.”

‘RECEP AMCAM BİZİ EVE ÇAĞIRDI’

İlçede gerginlik devam ederken araştırmalar sürüyordu. Polisler Avşar Sıla Çaldıran’ın en son birlikte olduğu arkadaşı Berivan İpek ile görüştü. Berivan İpek, “Biz Sıla ile geziyorduk. Recep (İpek) Amcam bizi evine çağırdı. Daha sonra bana para verip, ‘Sen bakkala git bir şeyler al’ dedi. Bakkaldan eve döndüğümde, amcama arkadaşımı sordum, bana, onu evine gönderdiğini söyledi” diye ifade verdi.

EVE BASKIN

Polisler, Recep İpek’in evine baskın düzenledi. Zanlının evinde Avşar Sıla Çaldıran’a ait bir saç tokası bulundu. Burada komşuları, Recep İpek’in hamile eşini bir hafta önce dövüp, 2 çocuğuyla evden kovduğunu söylediler. Avşar Sıla Çaldıran evde bulunamayınca polisler aynı gün saat 21.30 sıralarında, eğitimli köpekle evde ikinci aramayı yaptı. Bodrumda, iple boğularak öldürüldüğü anlaşılan Avşar Sıla Çaldıran’ın çuvaldaki cesedi bulundu.

TECAVÜZ YALAN ÖLÜM GERÇEK

Avşar Sıla Çaldıran’ın cesedi gerekli incelemeden sonra otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Daha sonra bir açıklama yapan Bursa Cumhuriyet Savcı Vekili Cemil Kuyu, Avşar Sıla’ya tecavüz edilmediğini, kızın vücudunda darp izi de bulunmadığını, iple boğulduğunu açıkladı. Kızının öldürülmesinin şokunu üzerinden atamayan anne Nihal Çaldıran otopsi raporunda tecavüz olmadığının belirlenmesiyle buruk da olsa teselli olmaya çalıştı. Acı haberle yıkılan anne, “Yavrumuzun ölümüne yıkıldık, tecavüz edilmeyişine sevindik. Bizim Recep İpek’le hiçbir ilişkimiz yok. Ayrı ayrı mahallelerde oturuyoruz. Böyle bir şey yapmasına akıl sır erdiremiyoruz” diye konuştu.

“TOKASINI BULDUM”

Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Recep İpek, 30 Ekim 2001’de hakim karşısına çıktı. Duruşmada Recep İpek’in yeğeni Berivan İpek’in yazılı ifadesi okundu. Avşar Sıla’nın okul arkadaşı Berivan İpek, yazılı ifadesinde olayı şöyle anlattı: “Olay günü evimizin bahçesinde oynarken, amcam Recep yanıma gelerek, ‘Avşar’ı da çağır, bizim evde size tost yapacağım’ dedi.

Avşar Sıla arka odaya geçti, amcam bana para verip bakkaldan bir şeyler almamı istedi. Bakkala gittim. Geriye dönerken amcamla karşılaştım. Avşar Sıla’nın nerede olduğunu sordum, eve gittiğini söyledi. Okula gitmek için Avşar’ı aradım, anneannesi evde olmadığını söyledi. Sonra okuldan bir arkadaşım Avşar Sıla’nın kaybolduğunu söyledi. Beni müdürün odasına çağırdılar, polisler bilgi aldı. Aynı akşam amcamın evine gittik, evde arama yapıldı. Ben kanepenin üzerinde Avşar Sıla’nın saç tokasını gördüm. Daha sonra cesedi bulunmuş.”

SON PİŞMANLIK

Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden gelen ‘akli dengesi yerindedir’ raporunun ardından dava Muğla Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Hakim karşısına çıkan sanık Recep İpek, savunmasında Çaldıran Ailesi’ni tanımadığını belirtti.

Recep İpek, “Yaptığım olaydan dolayı pişmanım. Başka bir şey söylemek istemiyorum, söylemek istediklerimin tümünü savunmamda yazdım” dedi.9 Ekim 2002’de Muğla Ağır Ceza Mahkemesi, İpek hakkında ‘ırza tasaddi’ suçundan bir yılı gece gündüz hücrede kalmak kaydıyla 5 yıl hapis, cinayetten ise ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası verdi.

 

Katil eski köy kurucusu

Recep İpek sıkı güvenlik önlemleri altında yapılan tatbikatta cinayeti anlattı. Silahlı saldırıya karşı çelik yelek giydirilen Recep İpek, cinayeti işlediği evine farklı bir yoldan götürüldü.

 

20 KİŞİLİK EKİP KATİLİN PEŞİNDE

Olaydan sonra kayıplara karışan Recep İpek’in yakalanması için 20 kişilik özel ekip oluşturuldu. Beklenen haber ise 16 Nisan’da geldi. Recep İpek Diyarbakır’da gözaltına alınmıştı.

KÜÇÜK KIZA TECAVÜZ ETMEK İSTEMİŞ

Recep İpek, Balıkesir Emniyeti’ndeki ifadesinde şunları söyledi: “Avşar Sıla’yı eve getirdim. Yanında olan yeğenim Berivan’ı ise bakkala gönderdim. Avşar Sıla’ya tecavüz etmek istedim. Ancak kızın bağırması üzerine paniğe kapılarak önce ellerimle boğdum. Öldüğünden emin olmak için de boğazını iple sıktım.” Recep İpek, cinayetten sonra cesedi çuvala koyup evin kömürlüğüne gizlediğini de söyledi.

Nazlıcan ablasının adının verildiği parkta büyüdü

Mavi hastalık olarak bilinen dört belirtinin aynı anda görüldüğü bir kalp hastalığı nedeniyle kilo alamayan, boyu uzamayan, yaşıtları gibi gelişemeyen Nazlıcan, iki büyük ameliyat ile üç müdahale sonucu sağlığına kavuştu. Anne Nihal Çaldıran o günlerde "Kalbindeki sorun nedeniyle, kendimi Nazlıcan’ın ölümüne hazırlamıştım. Ancak Avşar Sıla öldü; canım onda kaldı” demişti.

(28.10.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun

posta.com.tr - Posta Seri İlanlar