www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN87,7270 %0,28
  • BIST76870 %-0,07
  • EURO2,8791 %0,39
  • USD2,2443 %0,49

Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı 5 besin

29 Temmuz 2012
Yazı Boyutu:

Kalbinizin sağlığını koruyarak ömrünüzü uzatabilirsiniz. Kalbinize iyi bakmak, ne yemeniz gerektiğini bilmek kadar kolay olabilir. Damar tıkanıklığına karşı savaşan bu 5 güçlü yiyeceği keşfedin. Aynı bir boru tesisatı gibi, damarlarınız da tıkanabilir. Yüksek tansiyonunuz olduğunda inflamasyon kolesterolün damarlarınızın duvarlarına yapışmasına yol açarak plak oluşumuna neden olur. Aşağıdaki besinler bu tehlikeli durumu önlemeye yetecek kadar etkilidir.

KİVİ VE KANTALUP KAVUNU

Bu antioksidan zengini besinler damarlarınızda bir paslanma süreci sonucu oluşan toksik LDL kolesterolü azaltmaya yardımcı olur. ‘Pas’ı bulunduğu yerde durdurup yayılmasını önlemeye yardımcı olurlar. Damar tıkanıklığını önlemek için günde bir porsiyon kantalup kavunu veya bir kivi tüketin.

KARİDES

Kolesterol kaynağı olmasına rağmen karides kalbiniz için yararlıdır. Karideste, yağın bağırsak duvarından geçmesini önleyip damarlarınıza ulaşmasını engelleyen ve aynı bir streç film görevi gören torin isimli amino asit bulunur. Haftada iki kere 5 orta boy buharda veya ızgarada pişirilmiş karides tüketmeye çalışın. Kokteyl sostan uzak durun.

KIRMIZI ÜZÜM VE KIZILCIK SUYU

Bu besinler yağı damarlarınızdan filtreleyerek atar. Kan damarlarınızda yağın birikmesine neden olmak yerine bu besinler hücrelerinizin yağı emip enerji üretimi için kullanma kabiliyetini geliştirir. Haftada üç defa bir bardak kızılcık suyu veya her gün 1 kase üzüm tüketerek damarlarınızın tıkanmasını önlemeye yardımcı olur.

Doktorunuzun vazgeçemeyeceği mutfak reçeteleri

İster inanın ister inanmayın ama doktorunuzun en sık başvurduğu tedavilerin bazıları evinizde mevcut. Kıymık çıkartmaktan kepek önlemeye kadar çoğu sorununuz için bu mutfak reçetelerini deneyin. Hızlı ve etkili çözümler aradığınızda mutfağınız bazen aklınıza ilk gelen yer olmalıdır. Onarılması gereken bir sorun olduğunda kullanabileceğiniz mutfak ürünlerini keşfedin.

Kıymık için muz kabuğu

Sorunlu bölgeye, cımbız veya steril bir iğne kullanmak yerine olgun bir muz kabuğunun iç kısmını yerleştirin ve bandajla sararak bir gece bekletin.Muz kabuğu bekledikçe yabancı maddenin çıkmasına yardımcı olan bir enzim üretir. Kıymık derinin üzerine doğru çıkar ve hatta muzun kabuğuna bile yapışabilir. Kıymık çok derindeyse başka müdahaleler de gerekebilir.

Kepek için elma sirkesi

Kepeğin nedenlerinden biri de saç derisinde aşırı maya mantarı birikmesidir. Elma sirkesinin asidi saç derinizin pH dengesini değiştirerek maya mantarlarının yetişmesi için uygun olmayan bir ortam yaratır. Çeyrek ölçek elma sirkesiyle çeyrek ölçek suyu karıştırın.Bu karışımı bir sprey şişesine dökerek saçınıza ve saç derinize püskürtün. Göz ve kulak bölgesine gelmemesine dikkat edin. Başınızı bir havluyla sarın. En az 15 dakika, en fazla da 1 saat bekleterek havluyu çıkarın ve saçlarınızı yıkayın. Bu uygulamayı güçlü kimyasallar içeren kepek önleyici şampuanlar yerine doğal bir alternatif olarak haftada iki kere kullanabilirsiniz.

Kramplar için turşu suyu

Bu tedavi yöntemi yıllardır antrenörler tarafından uygulanır. Yapılan bir araştırmada turşu suyu içen kişilerin su içenlere oranla kas kramplarında yüzde 37 oranında daha hızlı rahatlama hissettiği ortaya çıktı. Sonuçlar turşu suyunun krampları bir buçuk dakikadan daha kısa sürede rahatlatabileceğini gösteriyor. Kramp başladığı sırada yaklaşık 70 mililitre tüketin.

Nasırlar için meyan kökü

Meyan kökü nasırlaşan derinin sertliğini yumuşatan östrojen benzeri maddeler içerir. 3 veya 4 meyan kökünü öğütüp yarım çay kaşığı susam yağı ilave ederek bir karışım hazırlayın. Macunumsu karışımı nasırlar yumuşayana ve küçülene kadar her gece sert bölgelere masaj yaparak sürün.

Vücut ağırlığınızın yüzde 10’undan kurtulmak için 4 öneri

Kilo vermek gözünüzü korkutabilir ama avantajlarından maksimum derecede yararlanmak için vücut ağırlığınızın ne kadarından kurtulmanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Cevap, sadece yüzde 10’u! Vücut ağırlığınızın yüzde 10’undan kurtulmak (yalnızca fazla kilolu veya obezseniz) hem enerji ve güveninizi artırabilir hem de tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi düzenlemeye yardımcı olur. Bu da, güzelliğinizi önemli ölçüde etkileyen iki kronik hastalık olan kalp hastalığı ve diyabet riskinin azalması demektir. Hayatınızı zorlayıcı, sıkıcı egzersizler ve maruldan oluşan diyetlerle işkenceye çevirmek yerine sadece küçük değişikliklerde bulunmak hedefe giden yolun ilk adresidir. İşte vücut kitle indeksinizde (BMI) büyük farklar yaratabilecek 4 küçük değişim

1. Gazlı içecekler yerine su: Kilolarınızdan kolayca kurtulmak için işe su ile başlayın. Yapılan bir araştırma kola, gazoz, meyve suyu, espresso ve sütten oluşan latte gibi yüksek kalorili içecekleri su, çay veya maden suyu ile değiştirmenin kilo vermeye yardımcı olduğunu ortaya çıkardı. Katılımcılar yaşam tarzlarında başka hiçbir değişiklik yapmadan sadece 6 ayda 2-2.5 kilo verdi.

2. Günlük dozda çikolata: Bu sizi oldukça şaşırtabilir ama yapılan yeni bir araştırma haftada 5 defa çikolata yiyen kişilerin, daha az yiyenlere göre daha düşük vücut kitle indeksine sahip olduğunu gösterdi. Bilim insanları daha çok çikolata yememiz gerektiğini söylüyor.

3. Daha bilinçli olun: Bir gün içinde yaptığınız aktiviteleri düşünün. Damacanaya doğru yürüdüğünüz, eğilip kalktığınız, oturduğunuz, tezgahı sildiğiniz anları... Bütün bu hareketlerin farkına varmak ve kalori yaktırdıklarını bilmek kilo vermenize yardımcı olur. Yapılan bir araştırma, ev işi yapan kişilerin, işlerini egzersiz olarak kabul ettiklerinde kilo verdiğini, yüksek tansiyonlarının düştüğünü ve vücut kitle indekslerinin düzeldiğini gösterdi.

4. Her gece 7-8 saat uyku: Bütün gün çalışmak, çocukları spora götürmek ve akşam yemeğini hazırlamak arasında çoğu zaman uyumaya pek vakit kalmaz. Ancak, kilo vermek istiyorsanız uykunuza öncelik tanımalısınız. Yapılan birçok araştırma kaliteli uyku uyuyan insanların vücut ağırlıklarının daha az olduğunu gösterdi. Hatta yapılan araştırmalardan bir tanesi her gece 8.5 saat uyumanın kas kaybetmeden yağ yakmanıza yardımcı olabileceğini gösterdi.

GIDA ETİKETİ YALANLARI

Marketten aldığınız gıdaların sağlıklı olduklarını gösteren etiketlerin yalan mı yoksa doğruları mı söylediğini keşfedin. Markete girdiğinizde ‘tam tahıllı’, ‘düşük yağlı’ ve ‘şekersiz’ gibi terimlerle sık sık karşılaşırsınız. Peki bu yazılanların size gerçeği söyleyip söylemediğini nasıl bilebilirsiniz? Popüler ama yanıltıcı gıda etiketlerini sizin için araştırdık.

‘Şeker içeriği az’

İngilizce’de ‘lightly sweetened’ denilen ve düşük şeker içerdiğini gösteren bu etiket resmi olarak düzenlenmiş değildir ve 1-100 gram veya daha fazla şeker içerebilir. ‘Şeker içeriği azdır’ yerine ‘İlave şeker içermez’ yazısı yönetmeliğe uygundur.

‘İyi bir lif kaynağıdır’

‘İyi bir lif kaynağıdır’ yazılı ambalajlı gıdalarda bazen tam tahıllar ve sebze gibi doğal besinlerde bulunan lif kadar yararlı olmayan lif katkısı bulunur. Bu etiket tamamen aldatmaca olmasa da en iyisi, lif kaynağı olan taze, tam tahıllı ve lif zengini doğal besinleri tüketmektir.

‘Gerçek meyvelerden yapılmış’

Çoğu zaman tanıtılan meyve, ürünün içindeki asıl meyve değildir. Gösterilen meyvenin yararlarını göreceğinizi zannederken vücudunuza çoğu zaman tamamen farklı şeyler alırsınız. Ayrıca ‘gerçek meyve’ miktarları resmi kurumlar tarafından düzenlenmediğinden içerdikleri gerçek meyve miktarı size pek yararı olmayacak kadar az olabilir. Söz konusu meyveyse, gerçeğini tüketmekten şaşmayın.

‘Tam tahıl içerir’

Bu ürünlerin çoğu çok az miktarda tam tahıl içerir. Ayrıca çoğu, yüksek glisemik indeksine sahip olan ve pek sağlıklı bir tahıl olmayan işlenmiş mısır unu içerir. Sağlıklı, lif zengini tahılları aldığınızdan emin olmak için ‘Yüzde 100 tam tahıllı’ veya ‘Yüzde 100 tam buğday’ etiketli ürünleri tercih edin. Bu şekilde aldığınız gıdanın içeriğinden yüzde 100 emin olabilirsiniz.

( 22.07.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır )

 

BU HABERİ PAYLAŞ