www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,9710 %-0,40
  • BIST74938 %0,39
  • EURO2,8745 %-0,57
  • USD2,2775 %-0,09

Kaliteli bir uyku için...

22 Ocak 2012
Yazı Boyutu:

“Kaliteli bir gece uykusu, mükemmel bir ilaçtır ve bu sabah, bunu kanıtlayacak enerjiye sahibim.” Bu yazıyı Facebook’ta paylaşın ve durumunuzu günün en iyi hissettiğiniz anıyla güncelleyin. Uykusuz kaldığım ilk günü ve o günü enerjim olmadan ne kadar zor geçirdiğimi hatırlıyorum. “Sanırım yaşlanıyorum, bu işi artık yapamıyorum” diye düşünmüştüm. Hiç bitmeyen dinçliğim ve enerjim nereye gitmişti? Tabii, her işte bir hayır vardır. Uykusuz geçen günün ardından yatağa gidip ihtiyacım olan 7-8 saatlik uykuyu uyuma çabalarımın ardından, uykunun önemini gerçekten anlamaya başladım. Biliyorum.

Ben bir doktorum. Bunu başından beri bilmeliydim. Bildim de. Ama eğer tıp okuyup, gecesini gündüzüne katarak çalışmak zorunda kalan birilerini tanıyorsanız, uykunun ön planda olmadığını da bilirsiniz. Uyku sırasında, vücut kendini yeniler. Uyku eksikliğini ise bir tür stres olarak görür. Çoğunuzun gün içinde yeteri kadar stresli olduğunu biliyorum; bu yüzden uykusuzluğun vücudunuzu daha çok tüketmesine izin vermeyin. Derin ve kesintisiz bir uyku, stresle savaşmanıza, sağlıklı bir kilo elde etmenize ve enerjinizi artırmaya yardımcı olur. En yenileyici uyku saat 22.00 ile 02.00 arasındadır. Saat 22.00, vücudunuzun yenilenmesi açısından en ideal zamandır.

Hadi o zaman hedefe yönelik çalışmalara başlayın. Alıştığınızdan daha erken uyumakta biraz zorlanabilirsiniz ama yavaş yavaş denemeye çalışın. Faydalarını düşündüğünüzden daha yakın bir zamanda görmeye başlayacaksınız. Buna boş yere güzellik uykusu demiyorlar. Araştırmalara göre, iyi dinlenmiş bir yüz, daha çekici oluyor. Ayrıca, kaliteli bir REM uykusu, kilo vermenize de yardımcı olabilir. Yalnızca gözlerinizi kapayarak huzurlu bir uykuya kavuşabilenlerdenseniz, çok şanslısınız. Eğer uyumada biraz güçlük çekiyorsanız, kaliteli uyku uyumak daha zor olabilir; ancak imkansız değildir. Her şeyde olduğu gibi, bunun için de çaba göstermelisiniz.

Bunu yapmanın basit kuralları var. Kafeini azaltın. Örneğin, günlük kahve tüketiminiz iki fincansa, bu miktarı bir fincana düşürün. Yatak odanızdaki ışık kaynaklarını azaltın. Dijital çalar saatin ışığı bile uykunuzu engelleyebilir. Yatak odasını uyku ve sekse ayırın. Bu çok önemlidir. Örneğin, işinizi yatak odanıza taşırsanız, zihniniz yatağınızı raporlar, son teslim tarihleri, yapılacaklar listesi, e-postalar vb. şeylerle bağdaştırır. Yatak odanızı özel odanız kabul edin ve her gece oraya sığınmayı sabırsızlıkla bekleyin. Bir uyku düzeni oluşturun. Her gün, hatta hafta sonları bile, aynı saatlerde uyuyup, uyanmaya alışın. Size yardımcı olacak, benim de onayladığım pek çok uyku vakti atıştırmalıkları bile var. Halsiz veya stresli hissediyorsanız, uykunun gücünü küçümsemeyin. Böylece, bir gecede daha sağlıklı hale gelebilirsiniz.

En iyi uyku pozisyonları

Yatağa kendi başımıza girebilecek kadar büyüdüğümüz andan itibaren, belirli bir uyku pozisyonunu seçeriz ve her gece, çok fazla düşünmeden aynı duruşu alırız. Uyku ortamımız çoğu zaman ağrılarımıza zemin oluşturur. Yatak fazla serttir veya yastık fazla yumuşaktır. Ancak asıl suçlu, uyku pozisyonunuz olabilir. Uyku sırasındaki duruş bozukluğu omurga, boyun, omuzlar, kalça ve çenede basınç ve kasılmaya neden olarak, ertesi gün nasıl hissedeceğinizi etkiler. Ayrıca, uykuya dalmak için yeteri kadar rahatlamanıza da engel olabilir. Uyuyan bir çocuğu izleyin; genelde yüzüstü yatarlar. Bir anneanne ise sağ taraf üstüne yatmayı sever. Uyku pozisyonunuzu ayarlamak, gece ve gündüz arasındaki fark anlamına gelebilir. Vücutta, dikkat etmeniz gereken 3 kıvrım vardır; 1 tane belde, 1 tane sırtınızın ortasında ve bir tane de boynun yanında. Hedefimiz, uyurken, bu doğal kıvrımları korumak.

İşte uyku pozisyonunuz için birkaç sağlıklı tavsiye:

Yüzüstü: Bu pozisyonu alan kişi midesinin üstüne yüzükoyun bir şekilde, başı yan tarafa dönük ve kolları yastığın altında uyur. Problem: Bu pozisyonda boyun kaslarınız aşırı gerilir ve kollarınızın alt kısmındaki sinirlere basınç uygulanır. Bu da uyuşmaya ve uykunuzun bölünmesine neden olabilir. Vücut ağırlığı akciğerlere basınç yaparak, derin nefes almanızı engeller. Ayrıca göğsünüzde gereksiz bir basınç oluşmasına neden olur. Çözüm: Baş yastığı kullanmayın. Altınıza uzun bir yastık koyarak vücudunuzu yükseltmeyi deneyin veya kalçalarınızın altına bir yastık yerleştirin

Asker: Bu pozisyonu alan kişi geceyi sırtının üstünde geçirir. Problem: Sırtüstü pozisyonda uyumak dilin içe doğru düşüp nefes borusunun tıkanmasına neden olabilir. Sırtüstü uyuyan kişiler horlamaya eğilimlidirler ve sırtüstü uyumak, kısa süreli nefessizliğe yol açarak hayati tehlike oluşturan uyku bozukluğu yani uyku apnesi olan kişiler için uygun değildir. Çözüm: Sırtüstü uyumak sizin veya yatağınızı paylaştığınız kişi için iyi bir şey değildir çünkü yanınızdaki kişi bütün gece boyunca horultu ve hırıltılarınıza katlanmak zorunda kalabilir. Ancak bebekler, ani bebek ölümlerini (ani bebek ölümü sendromu - SIDS) önlemek adına her zaman sırtüstü yatırılmalıdır. Eğer sırtüstü uyumak zorundaysanız, dizlerinizin altına bir yastık koyun ve belinizin altına küçük bir yastık yerleştirin. Kalp yetmezliği, bazı solunum rahatsızlıkları, glokom hastalığı (göz tansiyonu) veya Gastro-özofajial reflü sendromu (GÖRS) olan kişiler yarı oturur pozisyonda uyumanın yararını görebilirler.

Uyuyan Güzel: Bu pozisyonda uyuyan kişiler sırt hafifçe eğilmiş, dizler bükülmüş ve kollar kıvrık bir şekilde; yan uyurlar. Problem: Hiçbir problem yok. Bu pozisyon, uyumak için en sağlıklı pozisyondur. Bu duruş, omurganın doğal kıvrımlarını tümleyen bir duruştur. Daha da sağlıklı bir hale getirmek için: Dizlerinizin arasına bir yastık koyarak kalçalardaki baskıyı azaltın ve daha rahat uyuyun. Başınızı desteklemek için orta kalınlıkta bir yastık kullanın. Kolayca ayarlanabilen su yastıklarını deneyin. Eğer yer varsa, kollarınızı öne doğru uzatın. Yüksek tansiyondan mustaripseniz, sol taraf üzerinde uyuyun. Eğer bir tarafta böbrek taşı riskiniz varsa, diğer tarafınız üzerinde uyuyun.

Kronik ses kısıklığının nedenleri

Hafif kısık bir ses seksi olabilir ancak bu ses tellerindeki bir problemin de göstergesi olabilir. Kronik ses kısıklığı çoğunlukla, öğretmen veya futbol antrenörleri gibi sürekli yüksek sesle konuşan kişilerde görülen ses teli poliplerini işaret eder. Sesinizi zorladığınız zaman (profesyonel şarkıcılar ve hatta playback yapanlara bile öğretilir) ses telleriniz tahriş olur ve küçük yaralar; daha sonra da polip denilen kitleler oluşur. Sigara içmek de ses teli poliplerinin oluşmasına katkıda bulunabilir.

( 15.01.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır. )

 

BU HABERİ PAYLAŞ