AB ile diyalog toplatısı sonrası önemli açıklamalar

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AB Bakanı Ömer Çelik AB ile diyalog toplantısı sonrası Brüksel'de açıklama yaptı

25 Temmuz 2017, Salı 17:43
A A
İşte Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları...

Bugünkü toplantıda Türkiye ve AB'yi ilgilendiren önemli meseleleri ele aldık. Katılım müzakerelerinde terörle mücadele, göç anlaşması gibi önemli konuları değerlendirdik. Bu işbirliğimiz netice vermiştir. Kaçak göçmen sayısında azalma olmuştur.

Bölgesel konularda görüş birliği var.

İlişkilerimizde sorunlar da var bunlar gizli değil. Aşılması için diyaloğun devam etmesi gerekiyor. Fakat anlayış farklılıkları var. Demokrtaik muhalefetle teröristleri bir tutmamak gerekiyor elbette. Bir tutarsak halkın iradesine de saygısızlık etmiş oluruz. İşini dügün yapan gazete ile teröre destek veren gazeteciyi de ayırmak lazım. Başka bir meslek de olabilir. Darbe girişiminin içinde olan kim olursa olsun hepsi aynıdır. Gerçek demokratik muhalefetle teröre destek vereni ayırt etmezsek orada sorun başlar. Biz bu konuda her türlü bilgiyi AB'ye vermeye hazırız. AB ile uyumlu bir şekilde çalışmak istiyoruz.


JOHANNES HAHN: AB'NİN GENİŞLEMEDEN SORUMLU ÜYESİ


Türk yetkililerle ilgili görüşmelerde bu işbirliğini ekonomik ve göç meselerinde nasıl daha iyi hale getirebiliriz diye görüştük. İnsan hakları hukukun üstünlüğü basın özgürlüğü...bütün bunlar temel gereksinimlerdir. Çok güçlü bir kaygımız var, gazetecilerin, akademisyenlerin cezaevinde olması sebebiyle. İfade özgürlüğü demokratik toplumların temel haklarıdır. İki taraf olumlu ilerleme kaydetmiştir mülteci konusunun çözümünde. Türkiye'nin mültecilere yaptığı ev sahipliğini gördük. Bizim vize konusunda mesajımız net. AB sözüne sadık kalacak. Bütün fonlar bu yılın sonunda yerine ulaşacak. Türk muhataplarımızla yakın irtibat içerisindeyiz. Demokrasi insan hakları konusunda pozitif gelişmeler bekliyoruz.


ÖMER ÇELİK


Aramızdaki bütün konuları konuştuk son derece yapıcı olduğunu düşünüyorum. Anlaşamadığımız konular olduğu açık ama bu çözüm aramaya engel değil. Aramızdaki dyaloğun yeni bir zemini var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Brüksel ziyaretinde yeni bir yol haritası ortaya çıktı. 1 yıl içinde pek çok diyaloğu gerçekleştireceğiz. Türkiye AB ilişkilerinin ana omurgası katılım müzakereleridir. Bu bir kenara bırakılarak enerji gibi konularda ilerleme sağlanamaz. Bununla birlikte enerji ticaret ekonomi terörle mücadele konusundaki diyaloğumuzun artmasından memnuniyet duyarız. AB'nin sorunları konuşmak için çok önemli mekanizmaları var. Türkiye bir aday ülke olduğu için konuşma mekanizması da fasılların açılmasıdır. Biz 23 ve 24. fasılların açılmasından bahsetmeliyiz. Fasıllar açılır ilerleme sağlayamazsak fasıl kapanır. Özellikle Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin yapıcı tutumu görülmüştür. Özellikle tek taraflı şekilde Kıbrıs'ın 5 faslı kapatmasının önüne geçilmelidir. Gümrük Birliğinin güncellenmesi önemli bir konu. Terörle mücadele konusu da ortak geleceğimizi ilgilendiriyor. Türkiye Cumhuriyetinin askerlerini öldüren teröristlerin fotoğraflarının Avrupa Parlementosu'nda sergide gösterilmesini doğru bulmuyoruz. DEAŞ'a hangi muamele yapılıyorsa FETÖ ve PKK'ya aynı muamele yapılmalıdır. DEAŞ eşittir FETÖ o  da eşittir PKK. 

Gönüllü insani kabul meselesinde ilerleme sağlanması gerekiyor. Ölümden kaçan insanlara sorumluluğumuz insani bir sorumluluktur.

Liderler zirvesinde bir AB-Türkiye görüşmesi planlanmalıdır.

Geçtiğimiz zamanlarda Türkiye- AB ilişkisi kesilsin denildi bu vizyonsuzluktur.

Aldığımız çok önemli bir karar var bir sonraki zirveyi Adana'da yapacağız sonraki Roma'da olacak.

Soru: Bugün sizin hukukun üstünlüğünün erozyona uğraması konusunda sizi telkin edecek Türk tarafından bir açıklama duydunuz mu? Vize serbestisi konusunda bir mesaj duydunuz mu?

Federica Mogherini (AB Yüksek Temsilcisi) : Diyalog önemli. İşbirliği ruhuyla çalışmamız lazım. Biz AB olarak bizim için çok önemli bir unsurun altını çizdik. Hukukun üstünlüğünde olumlu bir gelişme görelim diye söyledik. Basın özgürlüğü gibi konularda. Sadece duymak değil görmemiz gerektiğini dile getirdik. Pozitif bir diyalog. Olasılıklara gelince Sayın Çelik de söyledi. Evet Türkiye aday bir ülke. Şöyle bir paradoks yaşadık Ankara'da; İlişkileri sadece aday ülke statüsünde değil ortaklığı da geliştirelim demiştik. Şimdi diğer taraftayız. Türkiye'nin aday ülke olduğunu hatırlamalıyız.

Çavuşoğlu: 2002 Kasım ayından bugüne iktidardayız. Binlerce yasa çıkardık bu yasaların hiçbiri geri adım değildir. Özgürlükleri güçlendirici yaslar çıkarmışızdır. Türkiye de bir sosyal hukuk devletidir.Bir darbe girişmine maruz kaldık yeterince destek görmedik AB'den. Bunlarla mücadele yaparken attığımız adımlar alınan tedbirleri hep hukuk içinde yapmaya çalıştık. Hata varsa da düzeltiyoruz. OHAL de AB'ye uygun gerçekleştirildi. Türkiye'de demokratik seçimlerle işbaşına gelinir. Biz bu konularda hassasız. Kıbrıs gibi konular da önümüzde engel olmamalıdır. Kıbrıs konusunda ne kadar yapıcı olduğumuzu herkes görmüştür.

Ömer Çelik: Şunu unutmamak gerekir Türkiye-AB ilişkisinin özü katılım müzakereleridir. Türkiye-AB arasındaki bütün anlaşmaların esası budur. Birilerinin fasılların açılmasına karşı çıkması başka bir şeydir. Türkiye'yi bu konuda gündemden düşürmek söz konusu değildir. Eğer hukuk devleti konusunda ilerleyemiyorsak fasıl açacağız, konuşacağız. Fasıl açmak için bile ön şart gerekir diyorlarsa bu AB'nin müzakere etmesinin ortadan kaldırılması demektir.

Johannes Hahn: Darbe girişiminin ardından yaşananlar üye devletler arasında kaygılar yarattı. Üye devletler de yeni başlıkların açılması olası değil demişlerdi. Artık ileriye bakmamız lazım. Bunu yaparken de üye devletlerin kararlarını yok sayamayız.

Ömer Çelik: AP ya da başka bir makamın referandum sonucunda verdiği kararı değiştirme gibi bir yaklaşımı ilkesel olmaz. Referandumda Türkiye'nin iradesi tecelli etmiştir.

Çavuşoğlu: Türkiye ile AB arasında diyaloğun olması her konuda fikir birliği içinde olduğumuz anlamına gelmez. Referandum zamanında benim uçuş iznim iptal edildi. Otel rezervasyonum iptal edildi. Şimdi bunu hangi Avrupa değerleiyle bağdaştırıyorsunuz? Biz neden çifte standart diyoruz? İki gazeteciyi sınırdışı ettik ikisi de casusluk yapmaktan yakalandı. O ülkeler rica etti iade ettik. Şimdi moda bu. Gazetecileri ajan olarak kullan. Objektif ve dengeli olmalı.

Federica Mogherini (AB Yüksek Temsilcisi) : Canlı bir görüşme ve basın toplantısı oldu gerçek zamanlı olarak, burada gördünüz konuştuğumuz konuların hepsininin altını tek tek çizdik. AB devleti dayanışma gösterdi bu olumlu bir şey biz AB birliği olarak zorlu günlerde bir arada duruyoruz. 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;