Acaba kapıcı mısınız?

Pazar, 18 Ekim 2009 - 05:00

Bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. Bazen 16 saat çalıştırılıyorum ve bana güvenlik gereçlerinden bir şey vermiyorlar. Bu durumda haklarım nedir? A.T
Güvenlik görevlisi olarak çalışmanın şartları var. Belli bir tahsil seviyesinde olmak, belli süre eğitim almak ve sertifika sahibi olmak da bu şartlar arasında. Bunlar olmadan güvenlik görevlisi olunamaz. Ancak bazı siteler bu şartları taşımayan kimseleri hem ucuza hem de sizin gibi uzun saatler boyunca çalıştırıyor ama onu kapıcı olarak gösterip, ona göre prim ödüyor. Sanki bana öyle geliyor ki sizi de öyle çalıştırıyorlar.
Ancak şartları taşımadığı halde güvenlik görevlisi çalıştırana bayağı iyi bir para cezası veriliyor. Durumunuzu bir araştırın ve karşınıza çıkacak duruma göre değerlendirme yapın, siz de zarara uğramayın. Şayet kapıcı statüsünde iseniz siz de ona göre görev yapar, saatlerinizi ona göre ayarlarsınız. Günde 16 saatlik bir çalışma da yoktur.

İki ayda bitmez
Güvenlik görevlisi olarak 14 sene çalıştım ama şimdi işimize son verildi. İşimize sendikalı olduğumuz için son verildiği kanaatindeyiz. İşe iade davası açtık. Kazanma ihtimali nedir? A.T.

Sendikalı olmak veya sendikal faaliyette bulunmak iş akdinin feshi nedeni olamaz. Kanun hükmü budur. Ancak işveren de “Sen sendikalısın bu yüzden işten çıkardım” demez bir başka neden bulur. Ancak sendikal nedenlerden işten çıkarıldığınız belgelenebilirse işe iade talebinde elbette bulunabilirsiniz. Burada biraz da olaya tersten bakmalıyız.
Şöyle ki: Sizi işten çıkaran işveren, haklı nedenlerle sizi işten çıkardığını ispat zorundadır. Yani bu davalarda ispat külfeti yer değiştirmiştir. Olay belgelere veya tanıklara bağlı olduğu için size davanın ne kadar zamanda sonuçlanabileceğini söyleme imkanım yoktur. Her ne kadar yasada davanın iki ayda sonuçlandırılacağı hükmü varsa da işler pek iki ayda bitmez. Bu nedenle zaman verme imkanım yoktur.

Süre geçmez
Bir şahıs anneme 25.07.2009 tarihli bono vermiş. Bono bu tarihte ödenmedi, şimdi elimizde. Bunun vakti geçmiş olabilir mi? Geçmemişse ne yapmalıyız? A.U.

Bonolarda bir vade tarihi vardır. (Bazen olmayabilir.) Bu tarihte bonoda yazılı bedelin ödenmesi gerekir. Ancak ödenmemesi halinde vaktinin geçmesi diye bir şey söz konusu değildir. Vade tarihinden sonra üç yıl içinde bu bonolar özel takip yolları uygulanmak sureti ile icra takibine konu yapılabilir.
Dolayısı ile annenize verilen 25.07.2009 tarihli bononun vaktinin geçmesi söz konusu değildir. Özel takip yolu izlenmek sureti ile icra takibine konu yapabilirsiniz. Üç senenin geçmesi halinde de borç sona ermez ancak bonolara özel takip yolunu uygulayamazsınız o kadar. Yine de alacağınız alacaktır. Yeter ki borçlunun elinde malı mülkü bulunsun.

Şartlar değişebilir
Biz beş kardeşiz. Babadan kalma bir evimiz var. Kardeşlerimizden biri öldü. Bu kardeşin hissesinin dörtte biri eşine dörtte üçü çocuğuna kaldı. Dörtte bire sahip eşin hayatta hiç mirasçısı yok. Bu hanıma isabet eden ağabeyimin payının dörtte biri nedeni ile de veraset ilamı alamıyoruz. Bu hanımın mirasçısı kimdir? A.G.

Önce bir yanlışı düzelteyim. Ağabeyinizin hanımına mirasta pay kalması nedeni ile size veraset ilamının verilmemesi söz konusu değil. Veraset ilamı mevcut tüm mirasçıları gösteren bir mahkeme kararıdır. Dolayısı ile bu hale göre veraset ilamı almanız mümkündür. Ancak size vereceğim yanıt yengenizin mirasçıları konusundadır.
Yengenizin birinci ikinci ve üçüncü derece mirasçıları yok. Bu halde ona devlet mirasçıdır. Yani onun malvarlığı hazineye kalacak ve siz yengenizin ölümü halinde hazine ile ortak olacaksınız. Ancak bugün yakın mirasçılarının olmaması yarın da olmayacağı anlamına gelmez evlenebilir veya evlat edinebilir. Bu halde mirasçısı var demektir ve şartlar değişecektir.