Açlık grevlerinde 50'inci gün protestosu

Taksim'de açlık grevindeki tutuklularla dayanışan kadınlar ile İHD üyeleri, 12 Eylül'de 65 cezaevinde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevinin 50'inci gününde olmasına ilişkin basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirildi

Açlık grevlerinde 50'inci gün protestosu

Tramvay Durağı yanında bir araya gelen kendilerine ‘Açlık grevindeki tutuklularla dayanışan kadınlar’ adını veren yaklaşık 200 kişilik grup, "Açlık grevinin sesini duyun çözüm istiyoruz’ yazılı pankart ve "Ölüm değil çözüm","Anadilde eğitim,Anadilde savunma,Tecrit kaldırılsın",Kadınlar Savaş İstemiyor","50. gününde" yazılı çeşitli dövizler açtı.

Grup sık sık,"Kadınlar savaş istemiyor","Ölüm değil çözüm istemiyoruz","Yaşasın kadın dayanışması","Tecritin kaldırın ölümleri durdurun" şeklinde Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı. Eyleme, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sanatçılar İlkay Akkaya ve Feryal Öney’in de aralarında bulunduğu çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri destek verdi.

TÜM KAMUOYU BU SESE KULAK VERMELİ

Oturma eylemi şeklinde gerçekleştirilen eylemde ilk olarak açlık grevinde bulunan kadın tutukluların isimleri okundu. Gruptakilerde ‘burada’ diyerek bağırdı. Daha sonra söz alan sanatçı İlkay Akkaya, Bakırköy Kadın Cezaevinde açlık grevinde bulunan Ayşe Güney’in mektubunu okudu. Akkaya konuşmasının sonunda ‘Adıyaman’ adlı türküyü seslendirdi. Grup adına basın açıklamasını Avukat Filiz Kerestecioğlu okudu. 12 Eylül’de 65 cezaevinde 658 siyasi tutuklunun katılımıyla başlatılan açlık grevlerinin 50’inci gününe ulaştığını belirterek, "Biz açlık grevindeki tutukluların seslerini duyuyoruz. Tüm kamuoyunu bu sese kulak vermeye,ölüm değil çözüme,savaş ve şiddete sesimizin en yüksek perdesiyle karşı çıkarak, barış istemeye çağırıyoruz" dedi.

DEMEK Kİ BAŞBAKAN YALAN SÖYLÜYOR

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise açlık grevindeki tutukluların iki talepleri olduğunu belirterek, "Bir tanesi 21 yüzyılda artık kurtulması gereken bir ayıp anadil yasağı, bunun için bu ülkede 700’e yakın tutsak kendini ölüme yatırmış durumda. İkincisi de savaşın ortadan kalkması, barış inşa edilmesi için müzakere talebidir.

Şimdi bu ülkenin Başbakanı Almanya’da utanmadan diyor ki ‘Türkiye’de açlık grevleri yoktur bir kişi vardır ‘diyor. Yada ‘açlık grevinde kimse yok az çok yiyorlar’ diyor. Sayın Başbakan, senin ülkenin zindanlarında ölümüne direniş var. Sen yok sayabilirsin. Daha öncede Kürt sorunu içinde söylemiştin ‘Görmezseniz yoktur’ diye ama direnenler bunun varlığını ispatladılar. Bugün ölümüne ispatlıyorlar. Siz bunları yok sayabilirsiniz, görmeyebilirsiniz ama yarın sizin zindanlarınızda ölüm çıkarsa ne diyeceksiniz.

Şimdi devlet adamı olarak,nasıl bunun sorumluluğunu taşıyorsunuz. Yarın bunun hesabını nasıl vereceksin. Başbakan Almanya’da sadece bir kişi ölüm orucunda derken, Adalet Bakanı yarım saat önce onu yalanlıyordu. 683 kişi süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde diyordu. Yarın İnsan Hakları Komisyonu gidiyor Bolu Cezaevine. Demek ki, Başbakan yalan söylüyor. Aslında bu ülkenin Kürt sorunu budur işte. Siz insanlara kendisini ifade hakkı vermezseniz, Kürt sorunu yoktur derseniz, diliniz, kimliğiniz, kültürünüz yoktur derseniz. İnsanlar buna isyan eder. Sizin bu politikalarınıza karşı isyan ediyoruz" dedi.

Yaklaşık bir saat oturma eylemi yapan grup, çeşitli cezaevlerinde açlık grevinde bulunan bazı kadın tutuklarının sağlık durumları ilgili açıklama ile yazdıkları mektupların okunmasının ardından dağıldı.

BU SES KESİLDİĞİNDE ÇOK DAHA ÜZÜCÜ OLALACAKTIR

Öte yandan Taksim Gezi Parkı’nda bir araya gelen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyesi yaklaşık 50 kişilik grupta, cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerine ilişkin kısa bir oturma eylemi gerçekleştirdi. Grup, "Süresiz - Dönüşümsüz açlık grevleri 50. gününde hapishanelerde ölüm istemiyoruz" yazılı pankart açtı. Grup sık sık, "Anadil haktır engellenemez","Tecrit kaldırılsın ölüm dursun","İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" şeklinde sloganlar attı.

Grup adına açıklamayı İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe okudu. Açlık grevinin 50’inci gününde olduklarını ifade ederek, "Yüzlerce mahpus gözlerimizin önünde adım adım ölüme, kalıcı sakatlıklara doğru yürüyor. Cezaevlerinden yükselen bu sesi duyun, anlayın ve insanlığın gereğini yapın. Bu ses kesildiğinde ne yazık ki duyacaklarınız çok daha yakıcı ve üzücü olacaktır" dedi, Grup basın açıklamasının okunmasının ardından dağıldı.

Taner YENER/İSTANBUL,(DHA)