Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Adalet Mitingi var mıydı, yok mu, büyük müydü küçük mü?

Salı, 11 Temmuz 2017 - 05:00

Kimilerinin gözü ondan başkasını görmüyor, kimileri ise olmamış gibi görmezlikten geliyor: 25 gün süren Adalet Yürüyüşü ve Pazar günkü Adalet Mitingi’nden bahsediyorum. İktidar yanlısı medya, sel olup akan bu tepkiye gözlerini ve kulaklarını tıkamakla sadece kendini aldatıyor. Zaten bir akıl tutulması dönemi yaşıyoruz.

Muhalifler “Fetöcü” olmak suçuyla gözaltına alınıp tutuklanırken yıllarca Fetö’yle işbirliği yapanlar ülkeyi yönetiyor! İnsan Hakları savunucuları bir iç eğitim toplantısından ötürü adeta casuslukla suçlanırken ayağa kalkmış bir toplumun ADALET feryadına sağır kalınıyor! Bu da adalet talep edenlerin ülkenin diğer gündemine sağır kalması sonucunu doğuruyor. Ülke bir de bu yüzden ikiye bölünüyor.

Bıçak kemiğe dayanmıştı

 AKP iktidarına karşı olmanın nedenleri var. AKP dini siyasete alet etmeye seçimi kazanıp gelmeden önce başladı. En büyük kozu din ve mağduriyet oldu. İktidara gelir gelmez de, kendi kadroları yetersiz olduğu için devletin kilit noktalarına bugün FETÖ’cü dedikleri Fetullahçı kadroları yerleştirdi. Anayasa Mahkemesi üyeliğinden en basit işçiye kadar herkes için tek koşul AKP’ye biat etmiş olmak! Başkasına ne ihale verildi, ne iş. Yıllarca devleti yönetmiş, deneyimli, birikimli bütün kadrolar, önce kadınlar olmak üzere, tasfiye edildi.

İmam hatipler

Eğitimin içeriğinin değiştirilmesi en önemli konu oldu. Önce zorunlu eğitim süresi azaltıldı, sonra okullar imam hatip okullarına dönüştürüldü. “Dindar ve kindar nesil yaratacağız” ilkesiyle müfredattan Atatürk devrim ve inkılapları çıkarılıp şeriat hukuku ve din öğretileri konuldu. Özgürlükten anlaşılan tek şey, başörtüsü ve ibadet kolaylığı oldu. Bütün kurumların mescit ve abdesthane ile donatılması zorunlu kılındı. Diyanetin bütçesi bütün bütçeleri geçti. Dış politikadaki yanlışlar Türkiye’yi bugün 3.5 milyon Suriyeli göçmen ve ırkçılık tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.

Adalet emirle

Adalet kadrolarının önce cemaat mensuplarıyla doldurulması Silivri duruşmaları rezaletini yaşatırken bugün ise yukarıdan gelecek işaretle mahkemelerde adaletsizlik dağıtılıyor. Daha çok sıkıntı var ama bu kadarı bile ülkenin yarısının muhalif olmasına neden oldu. Şimdi o muhalifler FETÖ soruşturmalarıyla, cadı avı gibi toplanıyor, işten atılıp açlığa mahkum ediliyor, ya da gözaltı ve bitmeyen tutukluluk süreleriyle yargısız infaz ediliyor. İşte 25 gün süren Adalet Yürüşü’nün de, Adalet Mitingi’nin de nedeni bunlar! Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 10 maddelik talep listesi de bunların düzeltilmesi!

Miting, bize yakıştı!

Maltepe’deki büyük buluşmaya en az 2 milyon insan katıldı. Bunun on misli, medyadan izledi. Benim gibi kendi çabalarıyla, metro, metrobüs, Marmaray, taksi, yürüyerek oraya giden insanlar çoğunluktaydı. Meydanda önümdeki grup, Berlin’den gelmişti, arkamdakiler Ardahan’dan! Kimisine CHP örgütleri yardımcı olmuştu; kimisi Bodrum’dan bile kendi imkanlarıyla otobüs tutup gelmişti. Kimsenin cebine para konmadı, kimseye sucuk ekmek dağıtılmadı! Tişört, şapka ve bayrak dışında hediye verilmedi. Zaten insanlar kovsan gitmeyecek kadar istekliydi. Kılıçdaroğlu meydana gelip Hak Hukuk Adalet diye slogana atmaya başlayınca kadınlar göz yaşlarını tutamadı! Bütün bir gün boyunca yaşadıklarım, gördüklerim içinde hepimizi en çok mutlu eden kendimiz gibi insanlarla beraber olmaktı. Galiba maç izlemeye de bunun için gidiliyor.

Bölünmüş Türkiye

Bu maalesef acıklı ve tehlikeli bir tablo. Biz eskiden aynı duyguları paylaşan bir millettik. Şimdi oy almak için böldüler: Reis’e biat edenler ve Adalet, hak hukuk içinde, laik ve uygar biçimde yaşamak istiyoruz diyenler. Bizim grup barışçı, maalesef karşı grup kindar, saldırgan. Bunun sonu tehlikeli. Herkes bu gerçeği görmeli ve bizi birbirimize düşürmeden barış içinde birleştirmenin, yeniden aynı ortak duygular içinde beraber yaşatmanın ayarını yapmalı.