Oral Çalışlar

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170725.png

Adile Naşit’in babası Naşit Bey

Salı, 16 Ocak 2018 - 05:00

Hafta sonunu Anayasa Mahkemesi’nin Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkındaki kararlarının tartışmalarıyla geçirdik. Şu ana kadar yerel mahkemeler, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği tahliye kararını hayata geçirmedi. Daha önce, bir çok davada, tartışmasız uygulanan yüksek mahkeme kararlarının bu kez sürüncemede bırakılması ve ortada kalması, yargıyı iyice politikanın içine çekti.

İktidarın bazı sözcüleri, ihlal kararını siyasi olmakla suçlarken, durumu, “FETÖ’cülük” tehlikesinin bir yansıması olarak anlamayı tercih ettiler. Yerel mahkemeler de bu doğrultuda kararlar vererek, iktidarın paralelinde olduklarına ilişkin bir izlenim yarattılar.

Hukuk herkese lazım. Bunu hiçbirimiz unutmamalıyız.

Hukuku daha fazla zedelemeden, Alpay ve Altan’la ilgili yüksek mahkeme kararlarının uygulanmasını bekliyoruz. Hukukun olmadığı yerde demokrasiden de söz edilemez.

Komik-i Şehir

Halil Ergün telefon etti. Gaziosmanpaşa İBB Şehir Tiyatrosu’nda, tuluat sanatçısı Naşit Bey’in hayatı üzerine bir oyun izlemeyi önerdi. Oyun başlamadan erkenden gittik.

Yönetmen Ali Yaylı, oyunculardan Sinan Bengier, eski arkadaşlarımız. Uzun yıllar önce yitirdiğimiz tiyatro oyuncusu Erkan Yücel’in ekibindeydiler.

Kuliste oyuncularla tanıştık. Kahramanımız Naşit Özcan’ın torunu (Selim Naşit’in oğlu) Naşit de oyuncuların içindeydi. Halil Ergün’ün kulise girmesi heyecan yarattı. Kısa sohbetlerle oyunun arka planına ilişkin bilgiler aldık. Torun Naşit Özcan, geçen yıl yitirdiğimiz Ayberk Attila’nın ölümü nedeniyle iki rolü birden üstlenmek zorunda kalmış.

Salon doluydu. Oyunu Halil Ergün ile izleyen seyirciler mutluydu. İstanbul’u 1900’lü yılların başında eğlendiren Naşit Bey’in dramatik öyküsünü izledik. Naşit Bey, Fransa’da tiyatro bilgi ve görgüsünü artırdıktan sonra (1904) sarayda oyunlar sahneliyor. 1911’de kendi topluluğunu kuruyor. Naşit tiyatrosu ve tuluat sanatı, 1930'lu yıllarda sinemanın etkisiyle seyircisini yitiriyor. Naşit Bey sinemaya yöneliyor. Ancak eski etkisine bir daha ulaşamıyor.

Zorluklar, sinirlerini bozuyor. Akıl hastanesine yatırılıyor. 1943’te, eski ününü kaybetmiş olarak hayata veda ediyor. Sonraki yıllarda, ikinci eşi Amelia’dan olan çocukları Adile ve Selim Naşit, tiyatromuzun önemli isimleri arasına girdi.

Naşit’i Bora Seçkin, gençliğini ise Can Tarakçı canlandırıyor. Sinan Bengier Abdi efendi rolünde. Müzik ve şarkı sözleri Emrah Can Yaylı’nın... Hepsi birbirinden başarılı oyuncular...

Oyun bittiğinde, göz yaşlarını saklamaya çalışan Halil Ergün, ayakta alkışlıyordu.