Adınıza tescil var mı?

Salı, 04 Mayıs 2010 - 05:00

Bir toplu konut alanında bulunan dairemi kredi ile satın aldım. Ancak sitede yönetim kurulmadı. Siteyi yapan kurum kendi kendine bir kurulu yönetici tayin etmiş. O da bildiği gibi aidat istiyor. Sorduğumuzda, henüz tapuları almadığımız için yönetimin de kurulamayacağını, yönetimin kendilerinde olduğunu, kredi borcunun on yıl olduğunu dolayısı ile on yıl oyunca kendilerinin yönetici olduğunu idda ediyorlar. Böyle zorla yönetim olur mu? S.B.

Çok rastladığım bir olay. Bir bina veya site inşa eden kooperatif veya kurum, işini bitirdiği halde yönetimi asla terk etmeyi düşünmüyor. Bunun için kırk türlü yol arıyor. Bazı kooperatifler işletme kooperatifine dönüşüp yönetimin yasal olarak kendilerinde kaldığını iddia ediyor. Bütün bunlar geçerli neden değil. On yıl borçlanmak da yönetim kurmaya mani değil.
Bu hususta bakılacak tek nokta var: Tapu kütüğünde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş mu? Bunlardan biri kuruldu ise yine karşınızda iki yol var. Birincisi kat mülkiyeti mevzuatı yürürlükte ama tüm gayrimenkul yapımcı şirketin adına. Bu halde yasal yönetici inşaatı yapan kuruluştur. İkinci ihtimal, kat mülkiyeti mevzuatı geçerli ve tapuda bağımsız bölümler sizler adına tescil olunmuş. Bu halde artık yapımcı şirket siteden el çeker.
Sizler kat malikleri kurulunu toplar kendi yönetiminizi kurarsınız. Onların taleplerini de geri çevirir göz önüne almazsınız. Bu durumda sizin kredi borcunuzun varlığı veya yokluğu bu sonucu etkilemez. Bir kimse kredi borcu varken de tapusunu alır. Çok çok ipotek tesis edilmiştir. Bu da sonucu değiştirmez.

İşlemler uzundur
Bizim sahibi bulunduğumuz bir gayrimenkul bizden habersiz istimlak edilmiş. Parası bankaya yatırılmış. İstimlaki yapan kuruma ulaştık, artık yapabileceğiniz bir şey yok dediler. Gerçekten yapabileceğimiz bir şey yok mu? Böyle habersiz mallarımıza el konulabilir mi? Ş.M.

Önce şu konuda kısa bir açıklama yapayım. Herkesin önemle korunması gereken hakları vardır. Bunlar yaşam hakkı, mülk edinme hakkı, sağlıklı ortamda yaşam hakkı, haberleşme hakkı gibi haklardır. Bunlardan mülk edinme ve bunlarla ilgili haklarını koruma konusu mutlak haklardandır. Yani hiç kimse yasa dışı olarak bu hakka tecavüz edemez, tecavüz vaki olduğunda korunması için her türlü önlemi alır. Devlet de bu ve bunun gibi hakları korumak için her türlü tedbiri alır.
Sizin mallarınıza el konulması esası bu önemli hakkın korunması için özel kanunla düzenlenmiştir. Bu kamulaştırma yasasıdır. Kamulaştırma yasasına göre bir vatandaşın malına el koymak gerekiyor ise önce vatandaş pazarlıkla satın alınması için davet edilir. Pazarlıkta anlaşılamazsa iş mahkemeye yansır.
Mahkeme gayrimenkul için değer tespit eder, kamulaştırma yapan kurum bu parayı mal sahibinin adına bankaya yatırır. Ondan sonra gayrimenkul kamulaştırma yapan kurum adına tescil edilir. Görüyorsunuz kamulaştırma öyle kolay kolay bir günde olmuyor. Ancak sizin olayda benim anladığım kadarı ile böyle bir dava görülmüş ama size davetiye ulaşmadığı için tebligat kanunu hükümlerine göre tebligat yapılıp taraf teşkili tamamlanmış ve dava bitirilmiş. Bu son kısım benim tahminim. Şayet olay böyle gelişti ise evet yapacak bir şey yok. Ancak böyle mi yoksa başka türlü mü bunu ancak bir hukukçunun takip etmesi sonucu öğrenebilirsiniz. Bence takip edin, ikna olana kadar araştırmayı sürdürün.