Mehmet Çoşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Affedin çocuklar utanın büyükler...

Cumartesi, 24 Nisan 2010 - 05:00

Dün 23 Nisan’dı.

Dünyanın tek çocuk bayramı... Bu bayramı kutlayamayan çocuklar vardı dün. Bunlardan 7’si Siirt’teydi. 7 kız çocuğu... Gelecekleri, hayalleri çalınmış 7 kız çocuğu... Ağzı salyalı iğrenç insanların tecavüz ederek kirlettiği 7 masum yavru... Son dönemde Türkiye’nin vicdanını bu kadar derinden yaralayan başka bir olay daha olmadı. Hiçbir şeye benzemiyor bu, kelimeler yetersiz kalıyor. Düşünüp düşünüp duruyorum, bir insan böyle bir şeyi nasıl yapabilir? Bunu yapan insansa ya biz neyiz?

***

23 yıl önce gazeteciliğe polis muhabiri olarak başladım. Polis muhabirliğim boyunca çok cinayete, kıyıma, kazaya tanıklık ettim, haberini yaptım, fotoğrafladım. Bir ara öylesine kanıksamıştım ki bu olayı, fotoğraf makinesinin vizöründen baktığımda, kanlar içindeki bir ceset ile bikini defilesine çıkmış manken arasında hiçbir fark göremiyordum. Ama o meslek duyarsızlığını yaşarken bile çocukları hep ayrı yerde tuttum. Çocuklara yönelik suçlarda, içim nefretle doldu, yaşadığıma, dünyaya lanet ettim çoğu kez. Taze babayım ben, 15 gün önce ikizlerim doğdu. Artık daha duyarlıyım böyle olaylara. Öfkeleniyorum, ruhum daralıyor, ne yapacağımı şaşırıyorum.

***

Çocuklarımıza zaten mutlu olabilecekleri bir dünya bırakmıyoruz bari geleceklerini karartmayalım... Bari onların körpe bedenlerine, minicik kalplerine hayatları boyunca unutamayacakları yaralar açmayalım. Az daha unutuyordum, suçun kişiselliği ilkesi, hukukun temel kavramıdır. Siirt’teki bu olayı örtbas etmek istediler, bunu biliyorum da yine de bir kentin tüm halkını, hatta bir etnik grubu suçlu ilan etmek doğru değil. Tecavüz kültürü ne kadar tehlikeliyse, linç kültürü de o kadar tehlikelidir.

SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

Bir olaya daha değinmek istiyorum. Dün, bizim gazetenin manşetinde okumuşsunuzdur. Adana’da bir adam, ikiz bebeklerinden birini çalmak isteyen hırsızı bıçaklıyor. Hırsız, kaçmak için ikinci kattan atlayıp ölüyor. Mahkeme de çocuklarını korumak isteyen babaya 10 yıl hapis cezası veriyor. Dedim ya taze babayım ben. Kendimi o babanın yerine koyuyorum ve düşünüyorum. Birisi benim evime girmiş, bebeklerimden birini kucağına almış, götürmeye çalışıyor... İnsan nasıl sakin olabilir bu durumda? Ben de olsam mutlaka bir şekilde o adama karşı koyar, bebeğimi kurtarırdım. Bu karşı koyuş nasıl olurdu bilmiyorum ama eğer mesele evi, aileyi, çocukları savunmaksa o an için her şey bir silah haline dönüşebilir. Ve kimse, elindeki bıçağı ya da ne bileyim sopayı sallarken, “Bana ceza verirler mi, vermezler mi” diye düşünmez. Ne yapsaydı adam? Hırsızın bebeğini alıp götürmesini izlese miydi? Şimdi soruyorum, siz olsaydınız ne yapardınız? Kendinizi o adamın yerine koyun ve lütfen düşünün. Düşündüklerinizi de bana yazın. Yarın bu köşede sizin görüşlerinize yer vereceğim...