Afganistan kaba kuvvetle çözülemez

Cumartesi, 05 Aralık 2009 - 05:00

Amerika Birleşik Devletleri uzun yıllar boyunca Türkiye’nin terörle mücadeleyi sadece silahla kazanamayacağını anlatmaya çalıştı. Hatta bu nedenle Washington ile karşı karşıya bile geldiğimiz oldu. “Bize siyasi çözüm dayatıyorlar” diye tepki gösterdik. Türkiye, PKK terörüyle mücadelede edindiği uzun tecrübeden sonra şimdi demokrasi ve insan hakları standartlarını yükselterek yani yumuşak güç kullanarak bu önemli meselesini çözmeye çalışıyor. Belki Türkiye’nin bu arayışının sonunda terör tamamen bitmeyecek ancak geçmişteki hataları da bir daha tekrarlamayacağız. Etnik hoşgörüsüzlük bir balyoz gibi bölgedeki vatandaşlarımızın üzerine inmeyecek. PKK ise giderek yalnızlaştığını görecek ve Türk Silahlı Kuvvetleri’yle karşı karşıya gelmenin kendisine pahalıya patlayacağını aklından çıkarmayacak. Türkiye’nin bu noktaya gelmesi uzun zaman aldı.

Terörle mücadeleyi büyük oranda güç kullanarak başaracağını düşünen Amerika bugün Afganistan’da ciddi bir çıkmazın içinde. Aynı hatayı Irak’ta da yaptılar. 1 milyona yakın Iraklı sivil hayatını kaybetti, binlerce Amerikan askeri öldü. Ülkede etnik nefret tırmandı. Ortadoğu’da dengeler alt üst oldu. Türkiye İsrail ilişkileri bozuldu, İran aşırı güç kazandı. Savaş için harcanan muazzam kaynak koskoca Amerikan ekonomisini bile sarstı.

Dış politikasını uzlaşma, diyalog ve hoşgörü üzerine oturtan Amerikan Başkanı Barack Obama’nın bölgede ve genel olarak küresel çapta elde edeceği başarıların dünyanın istikrarına olumlu katkısı olacağını düşünüyorum. Bu çerçevede Türkiye’nin uzun soluklu müttefiki Amerika’nın yanında yer alması doğaldır.

Ancak Afganistan’da daha fazla muharip güç göndererek sorunu çözeceğini sanan Obama’nın yanlış bir tercih yaptığını anlatmak gerekir. Pazartesi günü Beyaz Saray’ı ziyaret edecek olan Başbakan Erdoğan’ın Afganistan konusunda söyleyeceklerini Obama’nın dikkate almasını umuyorum.

Demokrasi konuşabilmektir

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’de nükleer santral kurulmasını siyasi öncelik haline getirmiş bir bakan. Greenpeace ise yıllardır bütün dünyada çevrenin ve doğal kaynakların korunması için savaş veren bir örgüt. Greenpeace, Türkiye’de bir nükleer santral kurulmasının vahim bir hata olacağını savunuyor. Nükleerin dünyada terk edilmekte olan bir enerji türü olduğunu vurgulamaya çalışıyor.

Birbirinden tamamen zıt pozisyonlarda bulunan Bakan Yıldız ve Greenpeace iki gün önce bir araya geldi. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Greenpeace’e giderek Akdeniz Bürosu Direktörü Uygar Özesmi ile çay içti. Medyada bu ziyaret iki zıt tarafın sıra dışı buluşması olarak daha çok mizahi yönüyle yer aldı. Devletten uzun süre dayak yiyen Greenpeace ile Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın bir araya gelip sohbet etmelerini Türkiye’de görmeye pek alışık olmadığımız demokratik olgunluk gösterisi olarak değerlendiriyor ve alkışlıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu yarın sabah saat 10.00’dan itibaren Kanal 24’teki televizyon programımda konuğum olacak. Ankara’daki Rixos Oteli’nden canlı olarak ekranlara gelecek olan programda Bakan Çubukçu kamuoyunda çok tartışılan katsayı meselesinden sınav sistemlerine kadar bir dizi konuda önemli açıklamalar yapacak.