Ağabey kurban olayım yapma!

Pazar, 27 Nisan 2014 - 05:00

Erkan Can’ı ağır ağabey rollerinde farklı sevdiğimiz doğru. Ama ne bileyim şu “Kara Para Aşk” (atv) dizisinde çıkardığı performansla sevgi yerini korkuya bırakmak üzere... Tayyar karakterinin hemen her bölümde ayrı bir işkence yeteneğini izliyoruz. İşin kötüsü bu tuhaf yetenekler diziyi izleyen olası bir cahile yol gösteriyor hissine kapılıyorum... “Dexter” izleyip de seri katil olan kimse çıktı mı bilmiyorum ama bizde işlenen suç istatistiklerine bakarsanız mevcut dizilerden etkilendiğini söyleyen suçlu sayısı hiç de az değil... Kimi zaman diziye dizi muamelesi yapmakta fayda var. Ama mesele fazlasıyla inandırıcı bir şekilde resmediliyorsa, “dur bakayım bir de ben deneyeyim” diyecek potansiyel kafaların olmadığını kimse iddia edemez. Aman dikkat diyorum...

[[HAFTAYA]]

Kösem Sultan sahaya iniyor!

Ve hazırsanız, “Kösem Sultan” başlıyor. Önümüzdeki sezondan itibaren “Muhteşem Yüzyıl” (Star TV) platolarında bir başka sultanın meselesi çekilecek. Bu sefer her şey tam anlamıyla “görünmez kadın iktidarı” olarak resmedilecek... Yani mesele “Muhteşem Yüzyıl”da izlediğimiz gibi dolaylı filan değil, fazlasıyla net olacak. Bunu bir kenara koyalım... Dizinin önce “Muhteşem Yüzyıl”ın yapım ekibi tarafından çekileceği biliniyordu. Şimdi durum değişti. Star TV içyapım olarak çekeceği diziye “Muhteşem Yüzyıl”ın koordinatörlerinden yardım alarak başlıyor... Bu anlamda maliyet ciddi oranda azalacak, birikim iş yapacak. Son olarak “Muhteşem Yüzyıl”ın yapımcısı Timur Savcı’nın dizi sektöründen çekildiği doğru ama sinema sektöründe yükselmeyi düşündüğü de ortaya çıktı... Timur Savcı böylece daha az stresle daha kalıcı işlere odaklanacak. Ve sonrası mı; dilerim Türk Sineması adına gişeyle değil içerikle övüneceğimiz işler ortaya çıkacak...

*

Katil nefes gibi yanında!


“Güneşi Beklerken” (Kanal D) dizisinde Barış, anne ve babasını öldüren kişinin peşine düşüyor. Katil ise malumunuz, Kerem’in babası Ahmet Sayer... Son dönemde moda olan ve yerli dizilerde ana hikaye olarak kullanılan bu katilin nefes kadar yakında olması durumu gençlik dizilerine de sirayet etti... “O Hayat Benim” (FOX), “Beni Affet”, “Aşkın Bedeli” (Star TV), “Bugünün Saraylısı” (atv), “Her Sevda Bir Veda” (Show TV), “İntikam” (Kanal D) son dönemde bu kulvarda giden yerli diziler... Ne tesadüftür ki bir şekilde ebeveyn katilleri hep kurbanların çocuklarının bir adım ötesinde duruyor...

*

Dayan Abbas!


Abbas Güçlü’nün yayın saatinden çektiğini ekranda çok az isim çekmiştir. Kendi şikayeti artık konuklarına da sirayet etti. Abbas, “Gecenin bu saatinde kim izler?” sorusunu bizzat konuklarının sormasına izin veriyor... Haksız da değil hani. Önceki gece çocukları konuk ettiği 23 Nisan özel programında o çocukların kendilerini banttan bile izleme şansı yoktu açıkçası... Program gece yarısından çok sonra bitti. En azından günün anlamı üzerine izleyiciyle daha erken bir saatte buluşulabilirdi, olmadı... Neyse her ne kadar şikayet etse de “Genç Bakış”ın (Kanal D) kemik bir izleyicisi var. Mesela ben, görüyorsunuz işte programın notlarını periyodik bir şekilde düşüyorum. “Dayan Abbas Güçlü, yalnız değilsin” diyelim!

*

Eh ama finali gösterdin!

Eh benim güzel okurum, şu sosyal medyada fotoğraf yayınlama işi çıkınca dizilerde sürpriz filan da kalmadı vallahi... Bakın geçtiğimiz gün “Dila Hanım” (Show TV) dizisinin başrol oyuncusu Erkan Petekkaya, kendisinin damatlık Hatice Şendil’in de gelinlik giydiği fotoğrafı “Adana’da son gece” başlığıyla yayınladı... Bu durumda meraklı izleyicisine çok da alternatif bırakmadı. Bu durum gösteriyor ki eğer dizileri ve oyuncuları sosyal medya üzerinden takip ediyorsanız sürpriz bir final beklemek sadece zaman kaybı oluyor. Cümleten geçmiş olsun...

*

Osmanlı-İspanyol derbisi!

“Muhteşem Yüzyıl”da (Star TV) yasak aşk fırtınasının estiği önceki gün aklım olur olmaz fantezilere gitti... Mihrimah’ın bir yandan, Rüstem Paşa’nın diğer yandan İspanyollarla olan gizli aşk ilişkileri izleyende bir cinsel derbi intibası yarattı... Osmanlı-İspanyol derbisinde kazanan taraf yok ama golü atan oyuncu Rüstem Paşa oldu. Rüzgarı Mihrimah ekti, fırtınayı Rüstem biçti... Maçı bir kenara koyarsak Hürrem’in giderayak şiir gibi aforizmalara bağlaması karakterin gözümüzdeki edebi değerini bir hayli yükseltti. (Ebedi değeri aynı kalsa da!) Hele ki Süleyman’a “Benim tek şifam senin gözlerin, onlar da artık bana acıyarak bakıyor” demesi en kral damar şarkıda bile rastlanmayacak türden bir serzeniş değil midir sevgili okur?