Ağar: İşkence sert sorgu yöntemidir

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bugün Mehmet Ağar'ı dinledi

10 Kasım 2012, Cumartesi 17:51
A A

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyesi AK Parti Manisa milletvekili Selçuk Özdağ, Yenipazar Cezaevi’nde eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a yöneltilen soruların ilk bölümünü ve aldıkları yanıtları açıkladı.

İşi nedeniyle kendisinin ayrılmak zorunda kaldığını kaydeden Özdağ şunları söyledi:

"Mehmet Ağar’a özgeçmişinden itibaren soru sormaya başladık. Babasından başladık. Babası biliyorsunuz Adana Emniyet Müdürü idi. 1960 darbesinden sonra tutuklandı. Bu dönemde aile olarak yaşadıkları sıkıntıları, babasının işsiz kaldığı dönemleri sorduk. ’Biz çok şöhretli bir aileydik. Bürokraside çok güçlüydük. Çok sıkıntılı anlar yaşadık. 7-8 vilayet gezerek okullarımızı tamamlayabildik’ dedi. Biz kendisinden 1960, 71 ve 80’e uzanan yolda bir serencam yani tarihi seyir dinledik. Bu dönem içerisinde darbelerin kötü olduğunu söyledi. Ama burada siyasilerin de üzerine düşen görevi layıkıyla yapması gerektiğini ifade etti. Siyasi istikrarın çok önemli olduğunu, siyasetin güçlü olması gerektiğini söyledi ve ’siyaset güçlü olursa başkaları darbe yapmaya zemin bulamazlar ve darbelerine meşrutiyet kazandıramazlar’ ifadesini kullandı. Bu dönem içerisinde hem siyasetin hem de emniyetin güçlü olması gerektiğini belirtti. Yıllarca milli istibarat teşkilatına bağlı olarak çalıştıklarını ve oradan bilgi aldıklarını, çünkü tüm bilgi teknolojilerinin milli istihbaratta olduğunu, emniyette olmadığını ifade etti. Şimdi ise emniyetin çok güçlü olduğunu, şu anda ABD, Rusya ve İsrail’den sonra en büyük istihbarati güce sahip ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. PKK ile başedebilecek güçte olduğunu ve en kısa zamanda da PKK’nın çok ciddi şekilde darbeler yiyeceğini, Türkiye’nin hem siyasi istikrardan mütevellit hem de son zamanlarda teknolojik olarak ulaşmış olduğu süreçten dolayı PKK’yı alt edebileceğini ifade etti."

UĞUR MUMCU, TURGUT ÖZAL

Selçuk Özdağ, Ağar’a "Uğur Mumcu’nun ölümünden sonra Güldal Mumcu ile bir görüşmesinde ’bir tuğla çekersem altından çok şeyler çıkar’ ifadesini" kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirtti. Özdağ, Ağar’ın "Ben bu ifadeyi kullanmadım. Güldal Mumcu benim sınıf arkadaşım. Ben kesinlikle böyle bir ifadeyi kullanmadım. Hatta birkaç sefer bu konuyu tekzip etmeme rağmen, hala bu konuyla suçlanıyorum" dediğini belirtti.

Özdağ, Korkut Özal’ın, "Turgut Özal suikastiyle ilgili olarak Mehmet Ağar bütün arka planları biliyor ve bununla ilgili bilgileri saklıyor" açıklamasını da Ağar’a sorduğunu ifade etti. Özdağ, Ağar’ın verdiği yanıtı şöyle aktardı:

"Ben Özal’a çok büyük saygı duyuyorum. Özal, Türk siyasi hayatının çok önemli duayenlerinden bir tanesiydi. Bütün geldiğim noktalara Özal sayesinde geldim. Elbette ki yeteneklerim imkanlarım vardı ama, Özal hem çok değerli bir başbakan, hem de çok değerli bir siyasetçi ve cumhurbaşkanıydı. Ben bilsem bunları söylerdim neden söylemeyeyim? Bizim emniyetçi olarak, istihbaratçı olarak veya bu tür görevlerde bulunan insan olarak önemli olayları aydınlatmak gibi bir isteğimiz vardır. Öyle birşey olsaydı aydınlatmak noktasında gereğini yapardım. Kartal Demirağ (Özal’ın suikastçisi) ile ilgili söyleceklerim de bir dış bağlatısının olduğunu düşünmüyorum, tahmin etmiyorum. Kendisinin belki psikolojik nedenlerle bu işi yapmış olabileceğini tahmin ediyorum."

PKK VE İSLAMİ YAPI

Ağar’ın daha sonra 90’lı yıllarla ilgili bilgi verdiğini anlatan Özdağ, "Bu yıllarda terör örgütü PKK’nın çok güçlü olduğunu, ancak şimdi bu gücünü kaybettiğini söyledi. O dönemde askerlerin bölgedeki dini yapıyı ve Türkiye’deki islami yapının hassasiyetini ihmal ettiklerini, cenaze namazlarını dahi kılmadıklarını ifade etti. Daha sonra kendisinin gayretleriyle askerlerin dini değerlere saygı gösterdiğini ve askerlere de yöre halkının çok daha büyük saygı duyduğunu söyledi. Yöre halkının tekke ve medreselerin kapatılmasından sonra bu işleri gizli yaptığını ifade etti. O bölgede bizi hala mozaik olarak bir arada tutan tutkal unsurunun islam olduğunu söyledi. İslama ve o bölgenin insanının değer yargılarına saygı duymamız gerektiğini belirtti" diye konuştu.

AK PARTİ VE GÜNEYDOĞU

Ağar’ın Türkiye üzerine kafa yorduğunu dile getirdiğini belirten Özdağ, "AK Parti’nin Güneydoğu Anadolu’da çok güçlü olması nedeniyle Türkiye’nin bölünmediğini söyledi. Bugün Türkiye’nin en büyük teminatının Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da AK Parti’nin gücü olduğunu ve bunun devam etmesini gerektiğini belirtti. ’Eğer bu güç devam ederse, yani siyasi istikrar devam ederse, hem terörün üstesinden geliriz, hem de bu milletin AK Parti’ye olan teveccühü nedeniyle bölünme tehlikesini bertaraf ederiz, izole ederiz ifadesini kullandı" dedi.

ASIL SORULAR ŞİMDİ

Gazetecilerin, "bu açıklamalar sizi tatmin etti mi?" sorusuna da Özdağ, "Kendisi bir tarihi süreç içerisinde yaşadıklarını anlattı. Ben sadece sorularımı sordum. Asıl sorular şimdi başladı. 28 Şubat 1997 yılından 27 Nisan e-muhtırasına kadar olan süreçle ilgili sorular şu an sorulacak" dedi.

"İşkence nedir?"

Derin devleti "Musul ve Kerkük'ten başka toprak kaybetmemektir" şeklinde tanımlayan Ağar, komisyonun "İşkence nedir?" sorusuna ise "İşkence sert sorgu yöntemidir" yanıtını verdi.

'HAYATIMI TERÖRLE MÜCADELEYE ADADIM'
Uğur Mumcu ve Özal suikastlarına ilişkin bilgisi olmadığını söyleyen Ağar, tüm hayatını terörle mücadeleye adadığını söyledi.

Ağar, İsrail'den alınan kayıp silahların akibetiyle ilgili ise, "Terörle mücadele için o silahlar gerekliydi, ancak kayıtları yoktu, kayıt altına alınamazdı" dedi.

'BİLMEDİĞİMİZ BİR ŞEY ANLATMADI'
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, görüşmeyi "Ağar bilmediğimiz birşey anlatmadı" sözleriyle yorumladı.

Toptaş’ın aksine ‘görüşmenin tatmin edici’ olduğunu söyleyen komisyon üyesi Yaşar Karayel ise Ağar'ın devlet anlayışı içinde bildiklerini komisyona anlattığını söyledi.

AA, DHA, NTV


 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;