Ağırlık'a dair

Cumartesi, 30 Ocak 2010 - 05:00

Ne kadar Onursal Başkan varsa, hepsini siyasetin içine çektik.

Onlar salt hukuktan taraf insanlar oldukları halde, biz onları ite kaka köşeye sıkıştırarak ille de siyasi taraf’lardan biri haline getirdik.

Yarın bize bir Hakem lâzım olsa bulamayacağız.

Bulsak da kimseye beğendiremeyeceğiz.

***

Halen görev başındaki en Yüksek Hakimler ve Savcılar olsun, gerek emekliye ayrılıp Onursal Başkanlığa yücelenler olsun, bizim tartışma sever/ uzlaşmaz hastalığımız yüzünden irtifa kaybediyorlar.

Çünkü muhatap olmaktadırlar.

Hem de yanlış yunluş insanlara muhatap.

Halbuki biz onları pamuklar içerisinde saklamalıydık.

Yarın sahiden bir Hakem lazım olsa bulamayacağız.

***

Münazara seviyesine inen tartışmalar, herkesi hukuk allamesi yaptığı için, üstün bilgi ve ehliyet, nedret’ten çıkmış, artık televizyon figüranlığına dönüşmüştür.

Normal hayatta lâfını balla bile kesemeyeceğimiz ve karşılarında ancak ceket ilikleyeceğimiz saygın adamlar, şimdi enseye tokat çizgisine gelip karşımıza oturuyorlar.

Yazıktır.

Böyle insanlar bir daha kolay kolay yetişmez.

Bir şeyler öğrenmek için onlardan faydalanmak varken, biz onları eşitlik çizgisine çektik, çıtayı kendimize göre ayarladık.

Siyasetçilerden fırça yemeleri de caba.

***

Önerim şudur:

- Bir süre geri çekilsinler.

Bizim aklımıza uyup her gün konuşmasınlar. Hukuk’a ilim’e ve irfan’a sahiden muhtaç olacağımız günlere saklasınlar potansiyellerini.

Türkiye şu ara havanda su dövüyor.

Onu herkes döver.

Eser Tümen’e veda

İstanbul’un beyefendisi, cumhuriyetin prensi, insanlığın, dostluğun ve arkadaşlığın kralı Eser Tümen’i uğurladık dün.

Nadide bir eser’di o.

Şaheser’di.