Ağrı kesiciler gastriti tetikliyor

Reflü, gastrit ve ülser toplumun yüzde 50'sini etkiliyor. Ağrıdan kurtulmak için kullanılan ağrı kesici türü ilaçlar mideyi tahriş ediyor, gastrit ve ülser oluşumunu tetikliyor

Perşembe, 07 Ocak 2010 - 05:00

Ağrı kesiciler gastriti tetikliyor

İSTANBUL CERRAHİ HASTANESİ GENEL CERRAHİ DİREKTÖRÜ PROF. DR. MEHMET ALİ YERDEL ANLATTI:

Pek çok kişi midesinden dert yanıyor. Hazım ve mide şikayetleri neden bu kadar yaygın?

Yutma borusu, mide, oniki parmak bağırsağı, ince ve kalın bağırsak, karaciğer, safra kesesi ve pankreasa ait hastalıkların çoğu kendini ağrı, yanma veya bulantı gibi şikayetlerle ortaya koyar. Sindirim sistemi organlarında hiçbir problem olmadan da benzer şikayetlere yol açabilen birçok alakasız hastalık mevcut. Reflü, gastrit ve ülser toplumun neredeyse yüzde 50’sini etkiliyor.

Neden mide hastalıkları bu kadar yaygın?

Mide şikayetlerinin bu kadar yaygın olmasının en önemli nedeni bu organın hem dış etkenlere açık olması, hem çok yoğun biçimde asit üretmesi. Ayrıca stres ve psikolojik faktörlerin de sindirim ve mide işlevi üzerine yoğun etkisi olması.

Sindirim sistemimizle ilgili en sık rastlanan hastalıklar gastrit, ülser, reflü ve safra kesesi problemleri diyebilir miyiz?

Evet. Ülkemizle ilgili rakam verememekle birlikte, Amerika’da yılda yaklaşık 5 milyon kişiye ülser tanısı konuluyor. Reflü içinse rakamlar daha dramatik çünkü nüfusun yüzde 40’ını etkiliyor. Amerika’da yaklaşık 40 milyon kişi ayda bir kez reflü şikayeti yaşıyor. Dahası nüfusun yüzde 10’u ülser ya da safra kesesi taşı hastası olmakta.

Gastrit nedir?

Gastritin kelime anlamı ‘mide iltihabı’ demek. Gastrit, zamanımızda çok yerli yersiz kullanılmaya başlanmış bir terim. Gastrit denildiği zaman mide iç yüzeyini örten tabakanın yüzeysel olarak yaralanıp tahrip olduğunu anlıyoruz.

Gastritin nedeni nedir?

Her şeyden önce mide bir iç organ olmasına karşın dış etkenlerle direkt yakınlığı var. Tüm yediklerimizin ilk durak noktası mide. Dolayısı ile birçok yabancı madde ile çok sıkı ilişkisi var. Bundan da önemlisi mide çok ciddi miktarlarda asit üretiyor. Adeta bir kezzap deposu. Hidroklorik asit salgılıyor. Biz mide kapsamını dışarı bir bardağa alsak ve bunun içine de bir parça et koysak iki gün içinde bunun kaybolduğunu görürüz.

Peki mide bu asitten nasıl korunuyor?

Bu asit içerik tabii ki mideye zarar vermiyor. Çünkü midenin kendi ürettiği asitten korunması için bir dizi mekanizma var. Bunların en önemlisi yine bazı özel mide hücrelerince üretilen mukus dediğimiz sümüksü bir maddenin her zaman midenin iç yüzeyine sıvanmış olması. Mukus sayesinde mide kendi ürettiği asitten korunuyor. Hangi nedenden olursa olsun, bu mukusun miktarı ya da kalitesinde azalma olursa, mide kendini asitten koruyamıyor ve yaralanmaya başlıyor. Gastrit süreci de böylece başlıyor. Bu noktadaki denge iyice mukus aleyhine bozulup devam ederse önceleri yüzeydeki tahriş daha derinlere ulaşıyor ve ülser dediğimiz derin yaralar açılabiliyor.

Aspirin ve benzeri ilaçların zararlı etkileri nelerdir?

Gastrit ve ileri dönemde de ülser oluşumunda önemli faktörlerden bir diğeri de çok kolay ulaşabildiğimiz Aspirin türevi ağrı kesiciler. Aspirin ve benzeri ilaçlar hem mideyi tahriş ederek yani direkt etki ile yaralanma yapabiliyor hem de kana karışarak zarar verebiliyor. Bu çok önemli bir konu, zira halkımızın yaygın bir biçimde kullandığı ‘midede erimeyen’ ilaç formları da sistemik etki nedeni ile midede probleme yol açabiliyor. Bu ilaçlar mide korunmasını bozduklarından kesinlikle kullanılmamalı. Gereksiz yere çok alındıklarında ciddi mide yaralanmasına ve hatta ölümcül kanamalarla seyreden ani gastritlere yol açabili.

Yani ülserim ağrıyor diye bir Aspirin alayım dememek lazım!

Ne diyorsunuz! Bu intihar etmek gibi bir şey. Gerçekten ülser ağrısı çekmekte olan bir kişi 2 tane masum Aspirin alırsa ya kanar ya da ülserini delebilir.

Aspirin ve stresi bir yana koyarsak gastrit ve ülser için bir enfeksiyon hastalığı benzetmesi yapabilir miyiz ?

Doğrusu birçok eksper artık bu kanıda zaten. Gerek onikiparmak bağırsağı ve gerekse mide ülseri bulunan hastaların yüzde 85’inde hastalığın nedeni helikobakter. Bu nedenle ülserin tedavisinde de bir devrim yaşadık ve asit düşürücü tedaviye ek olarak artık helikobakteri de giderici tedavi şemaları ülser tedavisinde altın standart oldu diyebilirim.

 

HAZIRLAYAN: ÖZGÜR KÖYLÜ

ozgur.koylu@posta.com.tr

2