Ahde vefa

Çarşamba, 19 Mayıs 2010 - 05:00

Bu saatten sonra Baykal ne yapabilir?
Mesela...
Derhal bir Basın Toplantısı düzenleyip diyebilir ki:
- Kesinlikle dönmeyeceğimi bir defa daha deklare ediyorum. Tek adayımız Kılıçdaroğlu’dur. Hepimiz onun arkasındayız.
Ya da ne yapabilir?
Karşı çıkmak istiyorsa, çeşitli direniş ve engelleme yollarını deneyebilir.
*
Dedik ya.
Zamanlama mühimdir.
Kılıçdaroğlu, İl Başkanları Toplantısı’ndan önce adaylığını açıklamasaydı, şimdi vapuru kaçırmış olacaktı.
Ama Baykal da fazla naz etmeyip hemen dönseydi -veya döneceğini söyleseydivapur zaten onu bekleyecekti.
Kesin bir dille döneceğim demedi. Önder Sav’ın uyarısına rağmen dönmeyeceğim de demedi.
Süreci bloke etmek bir taktiktir ama her zaman tutmaz.
Eminim ki Baykal, kaset’ten çok buna üzülmüştür... Ne çare, kendi oyununa geldi.
*
Şimdi yanında kimler var bilmiyorum.
Giden ağam, gelem paşam’cılar öbür tarafta.
Kral öldü, yaşasın Kralcı’lar öbür tarafta.
Dün dündür, bugün bugün’cüler öbür tarafta.
Ben demiştim’ciler öbür tarafta.
En hazini, bazı nankör kediler de öbür tarafta.
Acaba istifa günü ağlayanlar hangi tarafta, vallahi öğrenmek bile istemiyorum.
*
Komplo teorilerine meraklı bir arkadaşım aradı ve dedi ki:
- Kılıçdaroğlu rol yapıyor.
- Ne demek o?
- Son dakikada adaylıktan çekilecek.
- Niçin?
- Baykal’a ihanet edenleri iyot gibi açığa çıkarmak için...
Yani ahde vefa.
Neler uyduruyorlar yarabbi.
Kılıçdaroğlu’na iltifat mı bu, yoksa hakaret mi? Durun bakalım, son 48 saatte daha neler duyacağız?