Ahtisaari: AB'de Türkiye'ye imtiyaz yok

Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Ahtisaari, Diyarbakır'da: Adaletsiz davranmayacağız, imtiyaz tanımayız

a
a
Çarşamba, 15 Eylül 2010 - 14:32


Ahtisaari: AB'de Türkiye'ye imtiyaz yok

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine destek vermek amacıyla kurulan ve kamuoyunda ‘Akil Adamlar' olarak bilinen Bağımsız Türkiye Komisyonu Başkanı Marti Ahtisaari, bugüne kadar hazırladıkları raporlarda beklenti ve tarafların neler yapması gerektiğini izah ettiklerini söyledi.

Ahtisaari, “Bizler Türkiye'nin AB'ye daha önce üye olmuş ülkeler gibi adil bir şekilde davranılarak müzakerelerin tamamlaması için elimizden geleni yapacağız. Tabii ki Türkiye'de hiçbir imtiyaz tanınmayacak ama adaletsiz de davranılmayacak” dedi.

Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine destek vermek amacıyla Açık Toplum Vakfı ve British Council işbirliğiyle kurulan, kamuoyunda ‘Akil Adamlar’ olarak bilinen Bağımsız Türkiye Komisyonu üyeleri, Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, Avusturya eski Dışişleri Müşteşarı Albert Rohan, İspanya Dışişleri eski Bakanı Marce Ino Oreja Aguirre, Diyarbakır'a geldi. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile görüşen ‘Akil Adamlar’, siyasi yasaklı olan Demokratik Toplum Kongresi'nin başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un yanı sıra sivil toplum örgütleriyle de görüşecek.

NOBEL BARIŞ ÖDÜLLÜ

Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın da daha önce ismini önerdiği, ‘2008 Nobel Barış Ödülü'nü alan Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari ve heyeti Diyarbakır’daki ilk ziyaretini, Vali Mustafa Toprak ile yaptı.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ile makamında 1 saate yakın görüşen Martti Ahtisaari, görüşmenin basına açık bölümünde, “Ziyaretimizin başındayız, buraya öğrenmek için geldik. Ben susacağım sizleri dinleyeceğim. Aslında benim ve meslektaşlarım açısından bu bir inceleme amaçlı bir gezi” dedi.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Bağımsız Türkiye Komisyonu'nun yaptığı çalışmaları dikkatle izlediklerini söyledi. Türkiye'nin AB’ye katılma yolunda önemli hedef ve çalışmaları olan, müzakere noktasında önemli fasıllara açılan noktada ilerlediğini belirten Vali Toprak şöyle dedi:

“İnanıyorum ki, bu gibi özel nitelikli, sivil toplum kaynaşmasını sağlayan ziyaretler, Türkiye'nin AB'de, hem de AB'de Türkiye'nin algılanmasını eğer varsa önyargıları kaldırmada önemli aşama kaydetmektedir. Türkiye'nin AB süreci uzun bir yoldan geliyor. 2006 yılından sonra bazı siyasi yaklaşımlarla, bazı başlıkların açılması, açılanların sonlandırılmasında problemler olsa da, Türkiye AB'ye girmede kararlıdır. Bu kararlılığı dünya ve AB'ye entegre olma yolunda, hem de vatandaşlarımızın kapasitelerinin geliştirilmesi ve uyumlaştırılması adına, bu hedefe dikkatli ve özenli bir şekilde yürümektedir.”

“AYAĞINIZ BARIŞA VESİLE OLUR”

Bağımsız Diyarbakır Komisyonu'nun 2'nci durağı, Büyükşehir Belediyesi oldu. Başkan Vekili Metin Kılavuz tarafından kapıdan karşılanan heyeti, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, makam odasının kapısında karşıladı. Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Baydemir, “Emin olun Diyarbakırımızın ençok ihtiyaç duydu behren mahal barışa ulaşmaktır. Umuyor ve diliyorum ki sizin ayağınız Türkiye ve Diyarbakır’a hayır getirir ve barışa bir kapı aralanır” dedi.

Diyarbakır'ın 7 bin yıllık tarihi bulunduğunu, 33 ayrı medeniyete ev sahipliği yaptığını anlatan Baydemir, “Diyarbakır'ın mayasında umuyor ve diliyorum ki Türkiye bir gün mutlaka AB'nin daimi bir üyesi, AB sürecine dahil olur. Türkiye AB'ye üye olduğunda Diyarbakırımız AB’nin en tarihi kentlerinden bir tanesi olacak” dedi.

BAYDEMİR: SİLAH MİADINI DOLDURDU

Belediye Başkanı Osman Baydemir, Türkiye'nin aşması gereken sıkıntıları bulunduğunu, demokraside belli sıkıntılar yaşadığını, tam demokratikleşmede en önemli kilit noktanın Kürt sorunun aşımı olduğunu öne sürdü. Baydemir, şöyle devam etti:

“Türkiye Kürt sorunu aştığında sadece Türkiye'de yaşayan insanların ekonomik ve sosyal standartları yükselmeyecek. Aynı zamanda Türkiye Ortadoğu'da demokrasi değerleri açısından model bir ülke olma statüsüne kavuşacaktır. Kürt sorunun çözümü konusunda güvenlik perspektifine dair bütün yöntemler denendi. Bana göre denenmeyen tek yöntem; müzakere, diyalog ve istişaredir. Bütün varlığımızla diyalogun, tartışmaların, müzakerelerin başlaması ve ortak paydalarda buluşulması yöntemini savunuyoruz. 21'nci Yüzyıl'da şiddetin miadını doldurduğunu anlatırken, şöyle konuştu:

“Silah miadını doldurmuştur. Kürt sorunu silahlı yöntemlerle çözülemez. Ölümler Türkiye demokrasisini geliştiremez. Empati yapmamıza ihtiyaç var. Türkler'in Kürtler'i, Kürtler'in Türkler'i anlamasına ihtiyaç var, Hükümetin Kürt muhalefetini, Kürt muhalefetinin hükümeti anlamaya ihtiyacı var. Birbirimizi anlamamızı sağlayacak, zemin ve girişimlere ihtiyacımız var. Diyarbakır'a en güzel mevsimlerden bir tanesinde geliyorsunuz. Umuyor ve diliyorum ki Diyarbakır sonbaharda bir baharsal atmosfere girmiş olur. Bir kez daha ifade etmek istiyorum artık ölümleri durdurmamız lazım.”

'BEKLENTİLERİMİZİ SAMİMİ BİR ŞEKİLDE YAZDIK'

Bağımsız Türkiye Komisyonu Başkanı Marti Ahtisaari, Finlandiya Cumhurbaşkanlığı görevini yürütürken, Finlandiya'nın aynı zamanda AB dönem başkanı olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin de adaylık statüsünün bu dönemde başladığını belirten Ahtisaari, “Bağımsız Türkiye Komisyonu olarak şu ana kadar 2 raporumuz yayınlandı. Bunlardan birisi Eylül 2004 tarihinde yayınlandı. Diğeri de bundan 5 yıl sonra, Eylül 2009'da yayınlandı. Nitekim raporumuz yayınlandıktan bir süre sonra Türkiye ile müzakerelerle başlama kararı çıktı. İkinci raporun ana mesajında Türkiye'nin AB ye üye olmaya çalışan diğer adaylarla aynı statüde değerlendirilmesi gerektiği mesajıydı. O dönemde her iki raporda da Türkiye gerçekleştirmekte olduğu reformlara baktık. Ve ilerde gerçekleştireceği raporlar konusunda hükümete tavsiyelerde bulunduk” dedi.

AHTİSAARİ: ADALETSİZ DAVRANILMAYACAK’

Raporlarında son derece samimi ve açık beklentilerini, tavsiyelerini, tarafların neler yapması gerektiklerini izah ettiklerini bildiren Ahtisaari şöyle konuştu:

“Şimdi yeniden buradayız. Referandum sonrasında hükümetten hem de sivil toplumla görüşmek istedik. Bu ziyarette sadece Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde sınırlı kalmaktansa, Diyarbakır'a gelip sizleri de görmek istedik. Sizden önce vali ile iyi toplantı gerçekleştirdik. Umuruyoruz ki gelecek ziyaretimiz Türkiye’nin diğer illerini gezmeye devam ederiz. Umuyorum bu bir teamül haline gelir. Türkiye daha rahat tanır ve her şeyiyle kabul görür bir hale geliriz. Sizi şu konuda temin etmek istiyoruz. Bizler Türkiye’nin AB ye daha önce üye olmuş ülkeler gibi adil bir şekilde davranılarak müzakerelerin tamamlaması için elimizden geleni yapacağız. Tabi ki Türkiye’ye hiçbir imtiyaz tanınmayacak. Ama adaletsiz de davranılmayacak, bunun için elimizden geleni yapacağız.”

Cem EMİR- Bayram BULUT/DİYARBAKIR, (DHA)

3