Ailenizden biri gibi!

'Yok Böyle Dans'ın birincisi Azra Akın, yarışmanın kendisine birçok şey kattığını söylüyor. Dansla birlikte çocukluğundaki Azra'ya yaklaştığını belirten Akın, “Karakterimin farklı yanlarını bu yarışmayla birlikte gösterdim” diyor

13 Mart 2011, Pazar 15:02
A A

Son dört aydır haftanın altı günü en az dört saatini dans etmeye ayıran Azra Akın, sonunda hak ettiği birinciliğe kavuşmanın rahatlığını ve haklı mutluluğunu yaşıyor belli ki. Peki neler kattı bu yarışma ona? İlk kazanım: Sosyal danslar konusunda kendine güvenen Akın, salon danslarını yarışmada öğrenmiş. “Salsa falan yapıyordum ama ilk defa çaça, samba, vals denedim. Özellikle çaça zorlandığım bir dans oldu. Çaça’nın keskin dönüşleri, rumbanın yürüyüşü hemen üç-dört ayda yerleşmiyor. Daha uzun yıllar gerek” diyor.

İkinci kazanım: Bugüne kadar her zaman Pamuk Prenses olarak görülen Akın’ın, farklı danslarla farklı yanlarını gösterebilmesi. “Herkesin içinde farklı özellikler vardır. Biraz Pamuk Prenses, biraz kararlı bir kadın, biraz çocuk, biraz eğlenceyi seven biri. Ben de sadece cici kız değilim elbette. Benim de karakterimin farklı yanları var. Kostümler ve danslarla biraz bunları da gösterdiğime inanıyorum. Bir de dansla birlikte çocukluğumdaki Azra’ya yakınlaşabildim” derken kendini doğru ifade edebildiği için memnun görünüyor.

Üçüncü kazanımı şöyle anlatıyor Akın: “İnsanlarla tanışmamızın mutlaka bir nedeni olduğunu düşünmüşümdür. Partnerimden, ekipteki herkesten bir şeyler öğrendim. Çünkü biz onlarla bir tecrübe paylaştık.”

Ve dördüncü ve en önemli kazanım, Defne Joy Foster’ın ölümüyle gelmiş. “Bu hayatın aniden sona erebileceğini öğrendik, yaşadık. Hâlâ şoktayım. Bir an var, bir an yok insan. Böyle bir olay yaşayınca ister istemez hayatı baştan düşünüyorsunuz. Anlamları gözden geçiriyorsunuz. Ne yapıyorum, neyle uğraşıyorum, neler söylüyorum. Hayatın ve yanındaki insanlarla geçirdiğin vaktin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlıyorsunuz” derken gözleri doluyor.

'BEYAZ SAÇLARIMI SEVİYORUM'

Bu arada gözleri, Azra’nın dalgalı ve gür saçlarının önünde parlayan birkaç beyaz saça takılıyor. Bunu fark eden güzel yıldız, “Çok seviyorum beyaz saçlarımı. Boyatmak istemiyorum. Hayatımın bu dönemini de doyasıya yaşamak istiyorum. Kendime yakıştırıyorum beyazları. Doğallığı seviyorum. Daha 29 yaşındayım zaten. Kırışıklıklara vakit var. Ortaya çıkacak yaş çizgileri beni daha seksi yapacak” derken kahkahayı basıyor.
Söz dönüyor dolaşıyor yine insanın zevklerinin zaman içinde nasıl değiştiğine geliyor yine. “Daha çok kendim gibiyim şimdilerde. Büyüdüm galiba. Yaşadığım her şey, tecrübeler, büyüklerin tecrübelerini dinlemek, kişisel gelişim kitapları etkili oluyor. Hâlâ kendimi bulma çabası içindeyim. Ben olmak istiyorum, kendimden ödün vermek istemiyorum. Beni ben olduğum için kabul etmelerini istiyorum. Ama bunu insanlara söylemeden önce kendime kabul ettirmeliyim. İşte bunun için çabalıyorum” diyor Azra Akın.

Yazı: Pınar Çelikel Fotoğraflar: Tamer Yılmaz-Fabrika

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;