'Ajda artık şık bir kadın değil...'

a
a
Pazar, 27 Mart 2011 - 05:00


'Ajda artık şık bir kadın değil...'

Ona baktığım zaman hep, bir kadın bu kadar mı güzel olabilir derim... Yıllar içinde yakından tanımaya başladıktan sonraysa hayranlığım her geçen gün arttı. Güzelliğinin arkasındaki tertemiz yüreği, çalışkanlığı, disiplini, donanımı, yardım severliği, zarafeti ve mütevazi kişiliği ile çok sevdiğim bir dostum oldu... Siren Ertan Çarmıklı’nın dışardan kırıllgan göründüğüne bakmayın çok güçlü bir kişiliği var. Eşi Gökhan Çarmıklı’yla yaşadığı büyük aşkla da tanıdığımız bu özel kadınla buluştuk, şimdilerde neler yapıyor, hayatı nasıl gidiyor konuştuk...

Oya Germen

oyagermen@hotmail.com

Seninle haftalar öncesinden konuşmaya başladıktan sonra nihayet buluşabildik... Her anın dolu... Sahi nasıl programlıyorsun hayatını?

Hayatım; eşim, evim, akrabalarım, köpeğim, işim, çalışanlarım, müşterilerim, dostlarım, sosyal sorumluluk projelerim arasında geçip gidiyor işte.

Yoğun bir işin, sosyal hayatın, hayır işlerindeki çalışmaların ve çok değer verdiğin bir evliliğin var... Hepsini bir arada ve aksamadan nasıl devam ettirebiliyorsun?

Ne kadar düzenli, programlı ve tezcanlı olduğum meşhurdur! Gökhan ve tüm arkadaşlarım ajanda kültürümün ders olarak okutulması gerektiği konusunda dalga geçerler benimle. Ajandamda neredeyse her 15 dakikada neler yapacağım yazılıdır. Günde en az on iş yaparım. Mesela sadece televizyon seyredemem ben, aynı anda ya çalışırım ya da ev toplarım.

Yorucu değil mi böyle yaşamak?

Mutlaka yorucu. Ama bu benim hayatla baş ediş şeklim sanırım. Bir şekilde kendimi oyalıyorum.

Hayata ne gibi anlamlar yüklersin?

Allah bana bir beden, bir can vermiş. Ben bana verilen ömür içinde bu bedene ne kadar iyi bakar, kendimi ne kadar geliştirir, hayatın ne kadar farkında olursam yaratanıma borcumu o kadar ödeyebileceğime inanırım. Öğrenmek ve yapmak istediğim o kadar çok şey var ki; hayat kaçıyor ben kovalıyorum! ¦ Kırılgan, alıngan bir insan mısın? Tolere edemeyeceğin durumlarda ne yaparsın? Çok sabırlı bir insan olduğumu söylerler, hatta insanı çatlatacak kadar. Her insanın bir kredisi vardır benim içimde. Kavga, küfür, karşılık vermek asla bana göre değil!

Kadir kıymet bilmenin senin için çok önemli olduğunu biliyorum... Bilmeyenlere tutumun ne olur?

Kredisi biten insan bu dünyada yokmuş gibi davranırım, çünkü benim dünyamda gerçekten yoktur artık. Bence bu yeterli; çünkü ben bu dünyada sahip olunabilecek en iyi dost olabilirim bir insana.

Dünyada en çok sevdiğin insan; eşin... Gökhan nasıl başardı senin en çok sevdiği insan olmayı?

Sevmenin sebebi olur mu? Olursa o sevgi olmaz. Ben sevginin hesapsız, kitapsız olmasını severim. Hani ‘neden, nasıl’ diye düşünülmeden sevilenini. Ben Gökhan’ı öyle severim. Bu yüzden benim en kıymetlim, dünyada en sevdiğim insandır.

Güçlü, inançlı ve dirayetli bir kadın olduğunu biliyorum. Kanser olduğunu öğrendiğinde gücünün kırıldığını hissettin mi?

Hayır. Çünkü ben bir savaşçıyım ve bu benim ilk savaşım değildi. Her zamanki gibi kendi kendime ‘bu da geçecek’ dedim. Sezen Aksu’nun şarkısını dinledim; ‘acı-tatlı ne varsa hazinemdir, acının insana kattığı değeri bilirim küsemem...’

 Tesadüfen çıktı galiba hastalığın?

Evet, boynumda bir beze fark ettim. Gökhan o kadar sağlıklı yaşamama alışmışki herhangi bir sağlık problemimin olabileceği aklına bile gelmedi. Ama babam ’kendi işini kendin gör’ diyerek büyüttü ya beni, hiçbir şeyi atlamam. Sağolsun aile doktorumuz Mustafa İşcan’ın da araştırmanın üstüne gitmesiyle öğrendik.

Hastalığın, kadınların bazen ne kadar acımasız olabildiğini göstermişti bana. Senin de tanıdığın bir grupla beraberdim bir gün. Kanser olmadığını, numara yaptığını söylediklerinde şoke olmuştum, hala unutamıyorum...

Beni artık bir insan için söylenen hiçbir şey şaşırtmıyor. O gün benim için konuşanlar, ertesi gün birbirleri için konuşurlar. Bugün birbirlerini ispiyonlar, birbirlerini batırırlar. Yani bunlar sorun değil Oya Ablacığım. Onlar konuşur, ben yürürüm.

Neden kadınlar, çok güzel ve başarılı kadınlara karşı kıskanç ve acımasız olabiliyorlar?

Benimkinden çok daha güzel bacaklarınız var sizin, ama ben onları keyifle seyrediyorum şu anda! Yani kıskanmak pek anladığım bir şey değil. Ben çevremdeki herkesin daha şık, daha güzel, daha sağlıklı, daha başarılı, daha mutlu olması için uğraşırım. Sanırım insanlar kendilerini geliştirmek yerine, başkalarını aşağıya çekerek yukarıda gözükmeye çalışıyorlar. Oysa ki benim için hayattaki en büyük başarı; gittikçe daha iyi bir insan olmaktır.

Hastalığının tekrarlama riski var mı hala? Varsa, seni nasıl etkiliyor?

Evet, benim geçirdiğim kanser türünün böyle bir riski var. Bu yüzden düzenli olarak kontrol ediliyorum. Ama biliyorum; yine olsa yine atlatırım. O dönemde yaşadığım fiziksel ve ruhsal acılardan bahsedip kimseyi üzmek istemem.

Nasıl bu kadar güleryüzlü olabiliyorsun?

Hayat herkes için zor, hiçbir şey göründüğü gibi değil. Üstüne bir de ben kendi sorunlarımla insanları sıkmak, bir gülen yüzü ve Allah’ın selamını kimseden esirgemek istemem. Üstelik benim harika dostlarım oldu bu hayatta, daha ne isterim ki insanlardan?

Defne Joy’la ‘üvey kardeş’ olduğunuzu okumuştum. Pek bir arada olmadınız anladığım kadarı ile?

Çok üzüldüm Defne’nin vefatına. Ölüme çare yok ki; o anayı, o evladı ne teselli eder? Ama iyi ki bu konuyu açtınız, çünkü bu ‘üvey kardeş’ efsanesine bir son verelim artık. Defne’nin annesi ile benim babam, babam daha annemle tanışmadan uzun yıllar önce kısa bir evlilik yapmışlar. Yani basının abarttığı bir söylem oldu bu. 

Güzel giyinmek için çok para harcamak gerekiyor mu?

Güzel ve doğru giyinmek için büyük bir bütçe gerekmez. Artık her yerde ve uygun fiyatlı markalarda son derece şık, son moda, size yakışacak giysiler bulmanız mümkün. Yeter ki görmeyi ve seçmeyi bilin. Mesela benim şu anda üzerimdeki pantolon ve ceketi beğendiyseniz; markası Zara!

Senden bir alışveriş tüyosu istesem...

Bütçenizdeki en büyük payı, alabileceğiniz en iyi ayakkabı ve çantaya ayırın derim. Çünkü ilk izlenim ve iyi giyim açısından bu çok şeyi değiştirir. Zaten pazardan bile çok güzel giysiler alabilirsiniz.

Avuç dolusu para harcayan ama bir türlü doğru giyinemeyen kadınlar var, ilk olarak kim gelir aklına?

Kendini tanımayan, aynanın karşısında objektif olamayan, parayla asaleti, zarafeti ve şıklığı alabileceğini zanneden, doğru giyinmeyi ve alışverişi bilmeyen ama bilmediğini kabul edip bir profesyonel yardım almayı da kendine yediremeyenler aklıma gelir.

Güzel görünebilmenin olmazsa olmazları nelerdir?

Benim için onlarca detayı var bu konunun. Ama kısaca birkaç madde verirsem; giysilerinizi seçerken kusurlarınızı kapatıp, güzel yerlerinizi öne çıkarmayı hedefleyin. Mutlaka ölçülerinizi göz önünde bulundurun, kuaförlerin yaptığı her saçın güzel olduğuna inanmayın, makyaj malzemelerini sizi daha güzel gösterecek şekilde kullanın. Bir de süreklilik gösteren bir tazınızın olması tüm dünyada takdir görür, unutmayın.

Sanat dünyasının şıkları ve rüküşleri kimler sence?

Bu soruyu bana 5 yıl öncesine kadar sorsanız hiç düşünmeden her zaman en şık ve stil sahibi Ajda Pekkan derdim. Bence artık eskisi kadar umursamıyor. Ebru Gündeş’in zaman zaman dünyaca ünlü markaların modern kıyafetlerini sahnede giymesi de hoşuma gidiyor. Eski Türk filmlerinde Türkan Şoray’ın sahne kıyafetlerine ise bayılıyorum.

Bu yazı 20 Mart 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

3