"AK Parti HDP ile koalisyon kurabilir"

DSP Genel Başkanı Başkanı Masum Türker, AK Parti'nin önümüzdeki seçimlerde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile koalisyon kurabileceğini öne sürdü

Pazar, 15 Şubat 2015 - 20:36

Türker, partisinin Yunusemre İlçesi Teyfikiye Mahallesi 3822 Sokak'taki yeni il başkanlığı binasının açılışını yapmak üzere Manisa'ya geldi. DSP Manisa İl Başkanı Mesut Öztürk ve yaklaşık 50 kadar partili tarafından karşılanan Türker, Türkiye'nin şu anda bir kriz içerisine girmeye başladığını ve hükümetin bunun üzerini Merkez Bankası ile yaptığı çatışma ile örtmeye çalıştığını savundu. Türker, "Şu an da Türkiye'de büyük bir kaos yaşanıyor. Aslında ekonomik sıkıntı epeydir var. Şimdi ise bu sıkıntı krize dönmeye başladı. Hükümet bunu Merkez Bankası ile sözde bir çatışma ortamı yaratarak seçime kadar üstünü örtmeye çalışıyor. Petrol fiyatları düşmesine rağmen, sürekli benzin ve mazota zam geliyor. Bu da krizi ortaya koyuyor" dedi.

Son anketlerin AK Parti'nin önümüzdeki genel seçimlerde 276 milletvekilin altında bir milletvekili sayısı çıkaracağını gösterdiğini ileri süren DSP Genel Başkanı Masum Türker, şöyle devam etti:

"Bu anketler kamuoyuna yansıtılmıyor. Ama iktidar partisi mensupları bu anketin sonuçlarını gayet iyi biliyor. 276 milletvekilinin altına düşmemek için güvenoyu çalışması yapıyorlar. Bu çalışmada parlamentodaki dağılıma göre önlerinde 3 alternatif var. CHP, MHP ya da HDP ile koalisyon kuracaklar. CHP ve MHP imkansız olduğu için HDP ile bir anket çalışması sonucu koalisyon kurabileceklerini düşünüyorlar. Bunu sağlayabilmek için MİT müsteşarını istifa ettirip, aday gösteriyorlar. Bunlar kamuoyuna bilinçli olarak Davutoğlu ve Hakan Fidan karşı karşıya gelecekmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu politika, siyasal iletişimde özellikle Obama'nın ABD Başkanı seçildiği yıl Obama ile Hillary yarışı gibi gösterilerek güçlü olan Cumhuriyetçiler ikinci plana düşmüştü. Son günde Hillary 'Seçimden çekiliyorum' dedi. Obama başkan seçildi. Aynı yöntemi şimdi AKP Türkiye'de uyguluyor. Muhalefet sanki Hakan Fidan seçimi kazanmış da başbakan olacakmış gibi muamele yapıyor. AKP'nin planında 276'nın altında anketlerde milletvekili çıkınca sayın Başbakan Davutoğlu, 'Başaramadım' diye çekilecek ve yerine Hakan Fidan gelecek. Fidan'ın da Oslo'dan başlayıp, İmralı'da devam eden Kandil görüşmelerine dayanarak HDP ile bir koalisyon kurmanın hedefindeler. Bbunu sağlayabilmek için daha önce sandığa gitmeyen 12.5 milyon seçmenin yine sandığa gitmemesi gerekiyor."

CHP ile koalisyon önerisinde bulunduklarını da açıklayan Türker, bunun hala görüşüldüğünü, Kılıçdaroğlu ve CHP'nin iktidara gelmeleri için solda birçok grubu da içine alan bir sol platform oluşturulması gerektiğini anlattı. DSP lideri, "Eğer sonuç alırsak, geçtiğimiz seçimlerde sandığa gitmeyen 12.5 milyon insandan gelecek en az 10 milyon oyun bu sol koalisyon ittifakına geleceğine inanıyoruz" dedi.

BÜLENT ECEVİT PARKI VE MEYDANI'NI AÇTI


DSP Genel Başkanı Masum Türker, Manisa'nın Turgutlu İlçesi'nde MHP'li Belediye tarafından yaptırılan "Bülent Ecevit Parkı ve Meydanı'nın açılışına katıldı. Konvoy eşliğinde Turgutlu'ya gelen DSP Lideri Türker, meydanın bulunduğu kavşakta kendisini karşılayan DSP Turgutlu İlçe Başkanı Mehmet Canbolat ile partililerle birlikte İlçe merkezinde tur atarak halkı selamladı. Türker, daha sonra İlçe Jandarma Komutanlığı'nın önünde bir süre araç içinde dinlendi. Meydan açılışında Türker'e DSP Genel Başkan Yardımcısı Önder Aksakal, CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, DSP İzmir İl Başkanı Selçuk Karakülçe, DSP Manisa İl Başkanı Mesut Öztürk, DSP Turgutlu İlçe Başkanı Mehmet Canpolat ve partililer eşlik etti. Daha sonra Bülent Ecevit'in adının yazılı olduğu levha önünde basın açıklaması yapan Türker'in yanına CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören ve CHP Turgutlu İlçe Başkan Vekili Selahattin Yönak da gelerek, "İlçemize hoşgeldiniz" dedi.

DSP lideri Türker, konuşmasında, "Burada bir önceki belediye meclisi tarafından alınmış karar gereği bu dönem Belediye Başkanı Turgay Şirin ve belediye meclisi üyeleri tarafından uygulamaya konulan Bülent Ecevit Meydanı'nda duygularımızı söylemek için bir araya geldik. Hem geçen dönem karar alan belediye meclisi hem bu dönem bu kararı uygulayan belediye meclisine demokratik ve kucaklayıcı davranışlarından dolayı yalnız adını verdikleri bizim genel başkanımız Bülent Ecevit adına değil, Türk demokrasisine örnek olmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Belediye Başkanı Turgay Şirin'e ayrıca teşekkür ediyorum. Liderler, politikacılar bizim gibi ülkelerde kolay yetişmiyor. Çünkü mazisi monarşik yapıdan gelip katılımcı anlayışla demokratik sisteme geçen ülkelerde liderlik kavramının oluşması, partilerin kurumlaşması için en az 200 sene gibi bir zaman gerekir. Türkiye'nin demokratik yaşamının da 90. yılındayız, 100. yılını bile tamamlamış değiliz. Bu süreç içinde demokrasiye katkıda bulunan özellikle insanların çağdaş birlikteliği olan hak ve özgürlüklere önem veren ve taş üstüne taş koyma hayali ve eylemiyle yaşayanları, sonsuza kadar, tarihi özellikleri, katkıları nedeniyle hatırlatmak gerekir. Bunu bugün Turgutlu'da rahmetli Bülent Ecevit'i hem resmi hem de ismiyle birlikte anıyoruz" dedi.

"ÖZGECAN'A KIYANLAR AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İLE CEZALANDIRILMALI"

Türker, Mersin'de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın vahşice öldürülmesine de değinip, "Kadın haklarına ciddi bir şekilde kısıtlamalar getirilmekte. Bunlar dolaylı olarak iş yasalarında, tanınmak istenen haklarda ve kadınların mahkemelerde karşılaştıkları durumlarla ilgilidir. İkinci bir durum Türkiye'de ciddi bir baskılama vardır. Ve bu baskılama sanki yavaş yavaş Ortaçağ dönemindeymiş gibi kadın ve erkek ayrımında kadın bir obje olarak görülmeye başlanmıştır. Bu iki noktanın oluşmasına neden olan ve buna kaynaklık eden yeni dayatılmak istenen yaşam biçimine itiraz edip değiştirmedikçe benzer olaylarla karşılaşacağız. Bu olaya neden olanları kınıyorum. En ağır şekilde cezalandırılmaları gerektiğini düşünüyorum. Bunun en ağır cezası da ağırlaştırılmış müebbet cezasıdır. Bazı bakanların dediği gibi idam cezası değil. Ağırlaştırılmış müebbet hayatı boyunca hiçbir zaman affedilmemek demektir, içeride, hapishanede kalmak demektir. Bunun bu şekilde olmasını herkesin bilmesi gerekir. Bu olayda teselli bulmamız gereken şey kadınların başkaldırışıdır. İnşallah bu başkaldırı yaşam tarzının değiştirilmesine katkı olur. Özgecan'ı bu yönüyle tacize uğramış bir genç hanım olarak değil, ilerde kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında, yeni yaşam tarzının oluşmasında bir demokrasi şehidi olarak değerlendirmek lazım" diye konuştu.

İlker KILIÇASLAN-Doğan ÇİZMECİ/MANİSA, (DHA)