Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

AK parti ve 10 yıl

Pazar, 04 Kasım 2012 - 05:00

AK Parti’nin 10’ncu kuruluş yıldönümü nedeniyle değerlendirmeler yapılıyor. Bir değerlendirme de biz yapmaya çalışalım: Geçtiğimiz 10 yıla damgasını vuran 3 temel alan var: Ulaştırma, sağlık ve toplu konut. Bu 3 alanda Türkiye ‘devrim’ denebilecek değişikliklere imza attı. Ulaştırmada istatistikler verip yazıyı okunmaz kılmak yerine bir önerim var: 1990’larda karayolu ile Türkiye’yi gezen birini yanınıza alıp küçük bir Türkiye turu atın! ‘Devrim’ derken neyi kast ettiğimi en iyi o anlatacaktır.

Sağlıkta bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘örnek’ gösterdiği bir sistem işliyor. İlaç ve temel sağlık hizmetleri alanında erişilebilirlikte gözle görülür olumlu değişimler yaşandı. 1999’da fark ettik ki aslında fay hatlarıyla örülmüş yurdumuz dört yandan! Hâlâ istenilen düzeyde değil ancak son 10 yılda devlet marifetiyle 550 bin ‘sağlam’ konut yapıldı. Birkaç ay önce ise büyük bir siyasi risk taşıyan ama başarılabilirse Türkiye’nin kaderini değiştirecek ‘Kentsel Dönüşüm Projesi’ hayata geçirildi.

[[HAFTAYA]]

*

Dış politikada Ortadoğu ve ABD’de ağırlığımızın arttığı kesin ancak ‘komşularla sıfır sorun’ fazla iyimser bir fikirdi! Bu kadar sorunlu komşuyla ‘sıfır sorun politikası’ yürütmenin imkansız olduğu öngöremedik.

*

Adalette fiziki şartların ve yasal içeriğin modernize edilmesi adına reformlar yapıldı. Ancak tutuklu milletvekilleri, cezaevlerindeki olumsuz koşullar, uzun tutukluluk süreleri ve mahkemelerin çoğu zaman kamu vicdanıyla örtüşmeyen kararları bu reformların uygulamada her zaman karşılık bulamadığının da kanıtı oldu...

*

Eğitimde Fatih Projesi, üniversite harçların kaldırılması, okul kitaplarının ücretsiz dağıtılması, okuldersliklerin sayısı-fiziksel koşullarının iyileştirilmesi, 4+4+4 modeliyle birlikte eğitim süresinin uzaması ve özellikle Dinçer döneminde kadro bekleyen öğretmenlere yönelik gerçekleştirilen atamalar şüphesiz altı çizilmesi gerekli icraatlar. Bununla birlikte 4+4+4 modelinin handikapları, Kürtçe’nin hâlâ seçmeli ders bile olamaması ve eğitim sistemimizin hem müfredat hem de pratik anlamında bireyi gerçek manada ‘eğitimli’ kılamayışı devam eden tartışmalar...

*

Geçtiğimiz 10 yıldan gelecek 10 yıla taşınan çözülememiş sorunlarımıza gelince: Kadına yönelik şiddet, 30 yıldır henüz adı bile konamamış kimine göre Kürt sorunu kimine göre terör sorunu, Mevlana’nın, Yunus’un yetiştiği bu topraklarda her geçen gün daha da belirginleşen farklılıkların övüldüğü ortak değerlerin önemsizleştirildiği bir dil, toplumda giderek etkisini artıran tahammülsüzlük ve kutuplaşma eğilimi...