Aklınızda olsun

Salı, 31 Ağustos 2010 - 05:00

Referandum hakkında söylenmedik, yazılmadık laf kalmadı.

Ama şu iki noktayı, özetleyerek size tekrarlamak istiyorum:

1) Bu metin, meclisten çıkan metin değildir. (Üzerinde oynanmıştır.)

2) Oynayan da Anayasa Mahkemesi’dir. (Yâni onun süzgecinden geçmiştir.)

Sonuç “hayır” çıkarsa mesele yok.

Ama “evet” çıkarsa, bilinizki, arka bahçede serpilmiş ve aşılanmış bir ürün bu.

Kimi kime şikayet edeceksiniz?

***

Bir mesele daha var.

Tıpkı FİFA kuralları gibi, dünya standartlarına uygun, yani evrensel galibiyet skoru

Yüzde 50+1 oy.

“Hayır” çıkarsa da böyle, “evet” çıkarsa da böyle... 1 oy fazlası yetiyor.

Yâni yüzde 60 almak, yüzde 70 almak, sonucu değiştirmiyor, size ekstra bir prim de getirmiyor. Maçı 1-0 kazansan da aynı puan, 10-0 kazansan da aynı puan.

- Efendim, kaybettik ama ezilmedik.

Hah... Bunu söylemek serbest... İsterseniz şerefli mağlubiyet de diyebilirsiniz... Deyin.

***

Unutmadan şunu da yazayım. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için partisinin kriterlerini açıklarken, şöyle bir eşgal vermiş:

- Topluma örnek aile yaşantısı olan biri.

Evet... Eşgal. Bunu, Baykal’ı ekarte etmek için söylemişse, kaset rezaletini onaylamış sayılır. Halbuki bu bir tezgâh, bu aşağılık bir tertip diye bağırıyorlardı... Ve de işin peşini bırakmayacaklardı.

Yoo, olamaz.

Baykal, örnek aile yapısıyla da saygınlık kazanmış bir insan...

Eşgal derken, Kılıçdaroğlu’nun Baykal’ı dışladığına değil, bilakis Baykal’ı tarif ettiğine inanmak istiyorum.

Tabii kendi ağzıyla teyidi gerek.

Cumhurbaşkanlığından daha mühim bu.