Ali'nin mezarı otopsi için açıldı

a
a
Pazartesi, 08 Kasım 2010 - 17:20


Ali'nin mezarı otopsi için açıldı

Yalova'da solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitiren yürüme engelli 5 yaşındaki Ali Zeray'ın mezarı, ailesinin ihmal iddiaları nedeniyle otopsi için açıldı. Bursa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından minik Ali’nin cenazesi, Sultaniye Mezarlığı'na yeniden defnedildi. Fatma ve Mürsel Zeray çifti hastanelerdeki epikriz raporları arasında uyuşmazlık olduğunu iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Yalova'da oturan ve ikisi de 40 yaşında olan Mürsel ve Fatma Zeray çiftinin dördüncü çocukları yürüme engelli Ali Ercan Zeray, 13 Ekim'de rahatsızlandı. Kas hastalığı nedeniyle yürüyemeyen ve solumun yetmezliği tedavisi gören 5 yaşındaki çocuk, hemen Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 1.5 gün süren tedavinin ardından minik Ali, durumunun ciddi olduğu gerekçesiyle İstanbul'daki özel bir hastaneye sevk edildi. Ambulansın içinde yol boyunca anne ve babasıyla sohbet eden Ali, burada 14 gün sonra yoğun bakımda tedavi altındayken 28 Ekim'de yaşamını yitirdi. Minik Ali'nin cenazesi, ertesi gün Yalova'daki Sultaniye Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Çocuklarının ölümünün ardından Zeray Ailesi, Yalova ve İstanbul'daki hastanelerin epikriz raporları arasında uyuşmazlık olduğunu öne sürerek savcılığa başvurdu. Yoğun bakımlık bir durumu olmayan çocuklarının, buraya yatırılarak hayatını kaybettiğini iddia eden baba Mürsel Zeray'ın müracaatı üzerine savcılık soruşturma başlattı.

Minik Ali'nin Sultaniye'deki mezarı, ölümün ardındaki ihmal şüphesinin araştırılması için geçen Cumartesi günü açıldı. Savcı, doktor, polis ve baba Zeray'ın nezaretinde mezarından çıkarılan Ali’nin cenazesi, otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Yapılan incelemelerin ardından aynı gün minik Ali'nin cesedi tekrar Yalova'ya gönderildi ve aynı yere defnedildi.

Olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyleyen baba Mürsel Zeray, “Doktor bizimle muhatap olmadan İstanbul'a sevk etti. ‘Ambulans hazır gidin’ dedi. Oraya gidince çok şaşırdık. Çocuğumu yoğun bakıma aldılar. Dört gün bekledik. Dört güne kadar iyiydi çocuğum. Ondan sonra günden güne kötü olduğu raporları geldi. Ben de hastaneden epikriz raporları istedim. Biz onu dışarıdan, kameralardan izledik. ‘Her şeye hazırlıklı olun’ dediler. Çocuğum ayın 28'inde vefat etti. Ölümünden şüphelendim. Epikriz raporlarını aldım. Epikriz raporlarından şüphelendim. Birindeki ifade diğerindekini tutmuyordu. Bu yüzden savcılığa başvurdum” dedi.

Acılı anne Fatma Zeray ise “Doktor benimle muhatap olmadı. Doktor bana ‘Sen bu özürlü çocuğu ne yapacaksın?’ dedi. Benim çocuğum özürlü de olsa o benim çocuğum. Yemedim, giymedim. Çocuğumu götürmediğim yer kalmadı. Kimse bizi adam yerine koymadı” diye konuştu.

Onur ERDİK/YALOVA, (DHA)