'Allah kahretsin! Yine işe gideceğim' cümlesine son veren patron: Nevzat Aydın

Yemeksepeti'nin kurucusu Nevzat Aydın Levent'te kurduğu fantastik ofiste yaş ortalaması 26 olan 540 kişiyle çalışıyor. İş görüşmesinde cevabını beklediği en önemli soru şu: Hayatla ilgili tutkun var mı?

26 Mayıs 2018, Cumartesi 05:00
A A

Işıl CİNMEN isil.cinmen@posta.com.tr

İmza fotoğrafı: Bahadırhan ERKOÇ


Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın 42 yaşında.

540 kişinin çalıştığı şirketin en yaşlısı.

Google/Facebook kafasıyla kurduğu Levent’in ortasındaki fantastik ofiste çalışanların yaş ortalaması 26.

Bilardo salonu, uyku odaları, playstation’lar, Dali tabloları ve işini severek yapan

Y ve Z kuşağı insanlarıyla dolu bu ofisi 6 milyon dolara kurmuş. 

Hatırlarsınız, Yemeksepeti’ni üç yıl önce 589 milyon dolara Alman bir şirkete sattığında 27 milyon dolarını 147 çalışanı arasında dağıtmıştı.

Anladığım kadarıyla, Nevzat Aydın tüm bunları çalışanlarının aidiyet duygusuna layık olmak, liyakat, hakkaniyet, sürdürülebilirlik ve neşe için yapıyor.

Karşılığını da fazlasıyla alıyor.

Çünkü yeni dünya artık böyle işliyor.

Kulak vermek ister misiniz?

null


Bilirsiniz, zenginler “Nasıl zengin oldun?” sorusuna genelde, “İlk milyon doları sorma, gerisini anlatayım” cevabını verir. Siz Türkiye’nin en büyük girişimcilik hikayelerinden birinin yaratıcısınız. Bu ‘ilk milyon dolar’ mitini burada kırabilir miyiz? Suç işlemeden, açık, şeffaf bir şekilde çok para kazanmak mümkün mü? 

Mümkün. Ama ben ancak kendi hikayem üzerinden bunu anlatabilirim. Hayatımda hiç iş görüşmesinde aday koltuğunda oturmadım. İlk işim Yemeksepeti’ydi. Beş üniversite arkadaşlarımla Yemeksepeti’ni kurduğumuzda 23 yaşındaydım. Şimdi 42 yaşındayım ve 540 kişiyiz. Benimki aslında planlanmış bir serüvendi.

Nasıl başladı?

Devlet memuru bir anne ve babanın çocuğu olarak İstanbul’da doğdum. İlkokul yıllarından beri bilgisayarla haşır neşirdim. Ve kafamda o yaştan beri Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne girmek vardı. Çok bilinçli bir istek değildi belki o yaş için ama sonunda gerçek oldu. Okul bitince 1 buçuk yıl Amerika’ya, Silikon Vadisi’ne gittim. Yıl 1999. Orada gördüm ki, bundan böyle internetsiz bir hayat olmayacak. Türkiye’ye de bir gün gelecek ve herkes her an internette olacak, bunu anladım. O vizyonu ve görgüyü içselleştirip Türkiye’ye döndüm. Bir takım şeyleri değiştirmeye kararlıydım. Yemek ve internetin Türkiye gibi inişli çıkışlı bir ülkeye uygun olduğunu düşündüm. Çünkü ülkede ne olursa olsun yemek yemeye ara veremeyiz. 

null


Muhafazakar sayılan bir toplumun herhangi bir şey ile ilişkisini ‘değiştirmeye karar vermek’ riskli bir hedef değil miydi?

Türkiye toplumu kendi hayatına fayda kattığını düşündüğü her şeyi bağrına basmaya hazırdır. Düşünün, Türkiye’deki sosyal medya kullanım rakamları birçok ülkeden ileride. Çünkü hem genç nüfus var hem de girişken bir nesil... Siyaset hayatın içine çok fazla girdiği için yaratıcılık baskılanıyor ama zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunu düşününce çok da kötü bir durumda olduğumuzu düşünmüyorum. 

Y ve Z kuşağıyla çalışan bir X kuşağı insanısınız. Onları nasıl tarif edersiniz? Cidden bir nesil farkı var mı? 

Burada çalışan 540 kişinin yaş ortalaması 26. En yaşlıları benim. Hep gençlerle çalıştım. Çünkü tecrübenin gereğinden fazla önemsendiği bir kültürden gelmeme rağmen, tecrübeye güvenen biri değilim. Herkes her işi yapabilir diye düşünen bir CEO’yum. Yeter ki öğrenme isteği ve tutkusu olsun, yeter ki doğru şekilde öğretilsin. O yüzden, bizde kimya mezunu satış müdürü görebilirsiniz mesela. Çalışacağımız insanların hangi bölümden mezun olduğuna ya da kaç senedir ne yaptığına değil, karakteristik özelliklerine ve öğrenme yetisine bakıyoruz. 

null


Y ve Z kuşağı gençlerin en iyi özelliği ne?

‘Hayır’ı yanıt olarak kabul etmiyorlar. Tartışma mutlaka alevleniyor, bu çok hoşuma gidiyor. Yaratıcılar ve özgüvenleri bizim neslimize kıyasla daha yüksek. İş-hayat ayrımları yok. Yani ‘burası benim işim, burası benim evim’ gibi keskin çizgileri yok. Burada tanıştığı iş arkadaşlarıyla dışarıda da buluşuyor, gece çıkıyor, eğleniyor.

Ya kötü özellikleri?

Tekrar tekrar aynı şeyleri yapmayı sevmiyorlar. Bir ay aynı işi yapan, “Nevzat Bey çok sıkıldım” diyor. “Bir ay değil de, bir yıl bekle. Öyle konuşalım bu konuyu” diyorum. Sabırsızlar. Ne ülkeye, ne aileye, ne de işe karşı aidiyet duyguları yüksek. Ki biz aidiyet duygusu yüksek bir şirketiz. Onların çalıştıkları yere aidiyet hissetmeleri için epey uğraşıyoruz. 

null


BEN DE BİLİRDİM HADIMKÖY'DE DÜŞÜK KİRALI OFİS TUTMAYI

Ne yapıyorsunuz bunun için?

İşe severek gelmelerini takıntılı derecede önemsiyoruz. En korktuğum cümle, “Allah kahretsin! Yine işe gidiyorum, para kazanmak için buna mecburum.” Şirketin bulunduğu lokasyondan çalışma saatlerine, kılık kıyafetlerinden sorumluluklarının ölçümlenmesine kadar hepsinde işi sevmelerini göz önünde bulunduruyoruz. Yorgun hissettiklerinde uyku odalarında uyuyor, canları sıkıldığında playstation, bilardo ya da tenis oynuyorlar. Etraftaki sanat eserlerine bakıp düşünüyor ya da salıncakta sallanıyorlar. Transparanlık hem kapılarımızda hem de ilişkilerimizde. Kendi aralarında da, benimle ilişkilerinde de şeffaf iletişim kurmalarını önemsiyoruz. Benim için, çalışanların burada geçireceği fazladan yarım saat önemli. 

Neden?

Yeter ki burada olsun, bu havayı solusun. O yarım saatin illa iş başında geçmesi gerekmiyor. Ben de bilirim buraya ofis açıp, çoğunluğu Hadımköy’de tutmayı. Büyük ihtimalle bu kiranın 10’da birini veririm ama vizyonumuz bu değil. Benim hoşuma gidiyor öğlen Kanyon’da yemek yiyen çocukları görmek. Kurum kültürü önemli ve ben bunu yaratmak ve sürdürmek konusunda çok titizim. 

null


Ne demek kurum kültürü?

Bir toplantıya dışarıdan baktığımda hangi tarafın Yemeksepeti çalışanı olduğunu ilk dakikada anlayabilmeyi isterim. Kılık kıyafetinden, kendini ifade edişinden... İşte bu, benim kurum kültürüm. Bu yüzden iş görüşmelerine hâlâ kendim girmek istiyorum. Kültürü sürdürmek ve ilerletmek için çalışan profilini dikkatli seçmemiz gerekiyor. O kişi çok iyi olabilir ama kurum kültürünü sürdürmekte bana yardımcı olmayacaksa, tek başına bir birey olarak çalışacaksa burada ona yer yok.

BÜYÜK SORU: SENİ NE HEYECANLANDIRIR?

Ne soruyorsunuz mesela iş görüşmelerinde?

Benden önce departman müdürleri bilgi seviyesini ölçüyor zaten. Ben her çalışanla 10-15 dakika görüşmek istiyorum. “Seni ne heyecanlandırır? Hayatla ilgili tutkun var mı?” diyorum. Bu peçete biriktirmek de olabilir, Zagor koleksiyonu yapmak da... Sadece bir tutkusu olsun istiyorum. 

Neden önemli bu?

Çünkü içinde yoksa o tutkuyu ben yaratamam. Ama içinde varsa, onu iş ortamında daha farklı bir şekilde geliştirerek işine döndürebilirim. O yüzden hayata tutkuyla bakan, inandığı şeyin peşinden giden insanlar istiyoruz. Memur zihniyetiyle gelip sadece ona söyleneni yapana ihtiyacımız yok. Bunun için programlar var. Yüzde 70 doğru insanı buluyoruz, bu iyi bir oran. 

null


BAŞKA ŞİRKETLERE DEĞİL AMA YURT DIŞINA ÇOK İNSAN KAPTIRIYORUZ

Aidiyet duyguları yüksek olmasa da, sizden kolayca ayrılıp başka bir yere gidemiyorlardır herhalde? 

Başka şirketlere kaptırdığımız çalışan pek olmuyor ama Türkiye’nin gerçekleri ve doğası gereği yurtdışına çok insan kaptırıyoruz. Çünkü ülkeye de ait hissetmiyorlar. ‘Dünya insanı’ onlar, donanımları da var. Hemen bu defteri kapatıp başka bir ülkede yeni hayatlarına başlayabiliyorlar. Bu, bizim kuşak için çok daha duygusal bir karardır.

Yemeksepeti’ni satarken 589 milyon doların 27 milyon dolarını 147 çalışana bölüştürdünüz. Bu 147 çalışanın akıbetini merak ediyorum...

Sadece 9’u gitti. Yurt dışına gittiler, üzüldüm ama anlıyorum da... 138’i hâlâ bizimle ve mutlu. Beraber üretmeye devam ediyoruz. 

null


GENÇLERE TAVSİYELER

En sevdiğiniz yemekler?

Paella, penne, panna cotta ve köfte pilav.

Yemek yapıyor musunuz?

Hiç yapmıyorum.

Kaç kilosunuz?

Çok kiloyum.

Zayıflamak istiyor musunuz?

İstiyorum. 

20’li yaşlarının başında bir çocuğa ne tavsiye edersiniz?

Hayallerinin peşinden koş. İşinden memnun değilsen değiştir. Kendi işini yapmak istiyorsan yap. Korkma. Üniversiteden mezun olduktan sonraki beş yıl, hayatınla ilgili ne yapmak veya yapmamak istediğine karar vermen açısından çok kritik. O dönemi iyi kullan.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;