Alman turizmciden markalaşma uyarısı

Cuma, 21 Ağustos 2009 - 15:38

Alman turizmciden markalaşma uyarısı Rixos ve Doğuş Grubu’nun turizm alanında giriştiği yatırımlarla gözler bir kez daha bu önemli sektöre çevrildi. Turizm özellikle ekonomik kriz ortamında en önemli istihdam alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Rixos’un sahibi Fettah Tamince, kısa süre önce Hırvatistan’da 220 odalı bir otel açtı.

Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in Didim’de 75 milyon dolar yatırımla kurulan marinası ise Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle faaliyete geçti. Türkiye, küresel çapta etkili olan ekonomik krize rağmen turizmde çok kötü bir yıl geçirmiyor.

Geçen sene 26 milyon turist ağırlayan ve 21 milyar dolar gelir elde eden Türkiye’ye bu yıl da 2008 rakamlarına yakın düzeyde turist gelmesi bekleniyor. Buna karşın İsrailli turist sayısındaki azalma, genel olarak yatak fiyatlarının düşük kalması ve hızla tahrip olan doğal çevre, Türk turizminin bu yılki temel sorunları olarak dikkati çekiyor.

Türk turizmindeki gelişmeleri, dünyanın en deneyimli turizmcilerinden biri olan ve aynı zamanda Kalkavan Holding’e bağlı Turkon’un Turizm Direktörlüğünü yapan Dieter Schenk ile konuştum. Göcek Marina, Swissotel Göcek ve Select Maris Resort’un da aralarında bulunduğu tesislerin tepe yöneticisi olan Dieter Schenk Türkiye’de ünlü Alman turizm zinciri Robinson’un da temsilciliğini yapmış bir isim. Schenk ile yaptığımız sohbeti özet olarak aktarmak istiyorum:

Bu sene genel olarak Türkiye’de turizm nasıl geçiyor?

Küresel krizin etkisiyle Türkiye’de fiyatlar oldukça aşağıya çekildi. Pek çok otel zor
durumda kaldı. Buna karşın Türkiye turizme yansıyan krizi en az zararla atlatan ülkelerden biri.

Türkiye’nin turizmde dünyada iddialı bir marka haline gelebilmesi için neler yapılabilir?

İmaj en büyük faktör. Türkiye konusunda güvenli ve istikrarlı bir ülke algısını güçlendirmek gerekiyor. Tanıtım stratejisini acilen güneş, kum, deniz ve her şey dahilin ötesine taşımak lazım. Türkiye çeşitlilik potansiyelini ve kişiye özgü turizm imkanlarını neredeyse hiç kullanmıyor.

Turizmde sunulan mesleki eğitim düzeyini daha yükseğe taşımak şart. Avrupalı turistlerin beklentileri değişiyor mu? Yeni eğilim ve trendler neler?

Avrupalı turist kriz nedeniyle biraz daha uygun bütçeli tatil imkanlarına yönelmeye başladı. Bu Türkiye için önemli bir şans. Türkiye’nin görece olarak uygun fiyatlı ama lüks tabanlı tatil merkezlerini daha iyi tanıtması lazım.

Türk turizminin karşı karşıya olduğu en büyük risk nedir?

En büyük risk Türkiye’deki neredeyse bütün otellerde aynı ürün ve hizmetin sunuluyor olması. Mutlaka niş ürün ve hizmetlere yönelmek gerekiyor. Biz Datça yarımadasında özellikle Select Maris Resort ile bu farkı yarattık ve Avrupa’daki kalite arayan turist gruplarında fark edildik. Bakın Fransa’daki St. Tropez’e. Küçük bir balıkçı köyü iken dünyanın en tanınan turizm merkezlerinden biri olmayı başardı. Benzer şey İtalya’da var. Bu ülkeye gittiğinizde İtalya çok güzeldi demeden önce gittiğiniz yeri anlatırsınız, mesela “Toskana’yı unutamadım” dersiniz.
Türkiye’nin kendi içinde yeni markalar üretmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraftan “Çok turist eşittir çok para” diye bakmamak gerekir. Türkiye’nin pek çok bölgesi tesis ve yatağa doydu. Bu bölgelerde yeni inşaatlara izin verilmemeli.

İsrailli turistlerin Türkiye boykotu kalıcı olacak mı?

Hayır sanmıyorum. İsrailliler Türkiye’yi aslında güvenli buluyor ve yakında yeniden büyük kitleler halinde gelmeye devam edecekler.