Alper Saldıran: Şoray Kanunları mı kaldı?

‘Kürk Mantolu Madonna’ oyunundaki peformansıyla adından sıkça bahsettiren Alper Saldıran ile Cihangir’de buluştuk. Cana yakın, bilgili, görgülü, saygılı ve mütevazı. Fotoğraflarından çok daha yakışıklı. Meslek hayatında istikrarlı bir yükselişe geçen oyuncu ile keyifli bir sohbetin kapılarını araladık.

12 Ağustos 2018, Pazar 05:08
A A

Bekir Saçar

bekir.sacar@posta.com.tr

MANTIK EVLİLİĞİ BANA UYGUN DEĞİL

Sizinki aşk mı mantık evliliği mi?

İlişkimiz aşkla başladı, evlenmeye mantıkla karar verdik. Mantık evliliği biraz memuriyet gibi yaşamak. O bana uygun değil, ben yapamam.

Eşin Pınar Tuncegil ile “Öpüşemez, sevişemez, kimseyle yatağa giremez” gibi Türkan Şoray kanunlarınız var mı?

Asla öyle bir kuralımız, kanunumuz yok. Türkan Şoray kanunları mı kaldı? Proje bunu istiyorsa sen de bunu kabul ettiysen, rolün gerektirdiği oyunu oynayacaksın. Ben bunu yapamam diye bir şey söz konusu değil. Bu bir oyunculuk üslubu.

2018’de pek ortalarda görünmedin, ne yaptın?

Sadece tiyatro yaptım. ‘Kürk Mantolu Madonna’nın çok yoğun bir prova süreci oldu. Ardından oyun süreci. Bu arada Çanakkale’de ‘Badem Şekeri’ filmini çektik. Bu yoğunluktan dolayı diğer projelerle ilgilenemedim.

‘Kürk Mantolu Madonna’ oyunu neden ilgini çekti?

Kitabın yazarı Sabahattin Ali gibi bir değer var ortada sonuçta, satırlarda onun düşünceleri, ruhu var. Her yazdığı karakterde kendinden izler taşıyor. O etkiyi hissedip yansıtmak, karşılığı olmayan bir duygu. Oyun, çok büyük ilgi gördü. Biletler çıktığı gün bitiyor.

Meslek hayatında seni neler besliyor?

Beni besleyen oyun öncesi provalar. Provaları oyun sürecinden daha çok seviyorum. Provalarda kendi içindeki gizli odalara giriyorsun. Kendinle farklı yüzleşmeler yaşıyor, kendini daha iyi tanıyorsun. Mesleki beslenmemi tiyatro sağlıyor.

TÜRKİYE’DE ÇEREZ NİYETİNE FİLMLER İZLİYORUZ

Geçen yıl ‘Beyaz Odadan Hikayeler’ isimli bir kitap yazdın. Nereden geldi aklına yazmak?

Bir gün yayınevi sahibi arkadaşım Kutlukhan Perker ile oturuyorduk. “Bir kitap yaz” dedi. “Nasıl yazacağım? ” dedim. “Konuştuğun gibi yaz ” dedi. Ben de içimden geldiği gibi yazmaya başladım. Yazmak bana çok iyi geldi. Terapi gibi oldu. Yazdıkça arındığımı hissettim.

Önümüdeki dönemde seni farklı projelerde görecek miyiz?

Görüştüğüm diziler var ama iptal olan iş projesi çok oldu. Şu an ikinci kitabıma yoğunlaştım. Umarım yaz sonu bitmiş olacak. Kendi filmimin çalışmalarına başladım. Bugün aklımızda yer eden filmlerin çoğu romanlardan uyarlama. Bir uyarlama yaptım, üzerinde çalışıyoruz. ‘Kürk Mantolu Madonna’ da önümüzdeki sezon devam edecek.

Yetenek olmasa da yalnızca eğitimle oyuncu olunabilir mi?

Eğer insan bir şeyi çok istiyor ve çalışıyorsa olabilir. Eğitim bize doğru ses, doğru beden kullanmayı öğretir. Asıl mesele düşünce biçimi. Oyunculuk, ego ve disiplin gerektiren bir şey. İnsan oynarken çıplaktır. Duygu dünyası, düşünceleri, her şeyi ortadadır. Herkes hemen olmak istiyor. Meyve bile ağaçta biraz kalacak, şekerlenecek, olgunlaşacak. Daha meyve olmadan çiçeği koparıp yiyemezsin. Sadece yakışıklı ve güzel olmak o kişiye tek atımlık bir şans verir. Biz de derinlik yok, o kadar ticari düşünülüyor ki. Çerez niyetinde filmler izliyoruz. Bizi etkileyen Türk filmlerini sayalım desek 10’u geçmez.

POPOMU ELLEYENLER OLDU

Şov dünyasındaki taciz olayları hakkında ne düşüyorsun?

Zihinsel de olsa fiziksel de olsa her türlü taciz iğrenç bir şey, kabul edilemez.

Peki sen hiç tacize uğradın mı?

Uğradım. Şapkamı çıkaranlar, popomu elleyenler çok oldu.

Mesut Özil ırkçılıktan dolayı Alman Milli Takımı’nı bıraktı. Ne diyeceksin?

Irkçılık cehaletin dibi. Bir kişiyi doğduğu yere göre değerlendirmek, hiç tanımadan onun hakkında fikir yürütmek çok çirkin.

SİYASET SEYİSLİKTEN GELİR, BENİM YÖNETİLMEYE İHTİYACIM YOK

Siyaset hayatını ne kadar etkiliyor?

Herkesi etkilediği kadar beni de etkiliyor. İnsanın siyasi görüşü olmak zorunda gibi bir algı var. Bence yok. İncelediğim siyasi ekollerin hiç biri benim duygu dünyamı karşılamıyor. İnsan kendini iyi yetiştirirse yönetilmeye ihtiyacı olmaz. İnsan kendi kendinin seyisi olmalı. Siyaset de seyislikten geliyor. Benim yönetilmeye hiç ihtiyacım yok.

Hayatta nelerle derdin var?

Yıkıcı insanlarla, pireyi deve yapanlarla, yaşamı zorlaştıranlarla derdim var. Boş yere korna çalanlara, çocuğa bağıranlara sinir olurum. Çünkü çocuklar her zaman haklıdır.

Meslektaşın Pınar Tuncegil ile evliliğin nasıl gidiyor?

Evlilik zor zanaat. Çok iyi gidiyor maşallah. Aslında insan evlenince her şey güllük gülistanlık olacak zannediyor. Evlendikten sonra ilişki başka bir boyut kazanıyor. Mühim olan o ilişkiyi korumak ve taze tutmak. Harika bir evliliğimiz var. Her insan kendi içinde bir eksik hisseder ya... Pınar, benim o eksik tarafım. İçimdekini dışa vurmadığım insan gibi. Beni tamamlayan kişi.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;