Altı artı iki

Salı, 08 Haziran 2010 - 05:00

Bu Dünya Kupası’na gidemeyişimiz acaba futbolumuzun bir altyapı eksikliği miydi? Ya da yabancı kontenjanından doğan bir savurganlık mıydı? 2002’de Dünya Üçüncüsü olduğumuz zaman da yabancı kontenjanı ile altyapıdan gelen oyuncu arasında bir fark yoktu. O günlerde de altyapıdan kim yetiştiyse hakkıyla bir üst takımda daha sonra kendi takımında oynuyordu. Tugay, Nihat, Bülent Korkmaz bu sayede yetişmedi mi? Arda böyle çıktı, yıldız adayıydı oldu. Mesela aynı Galatasaray Aydın’ı da çıkardı, ama o kendini sunamadı.

Tuncay, Sakarya’da iken böyle çıktı. Servet, Kartal, Göztepe, Denizli derken böyle fışkırdı. Mesela Uğur Uçar zıplayamadı. Serdar Özkan’a en süper unvan verilmeye kalkılıyordu, o da şimdilik başaramadı. Becerisi, yeteneği olan yol alıyor zaten. İnter bir tek İtalyan futbolcuyu finalde oynatmadan (Materazzi bir dakika kala girdi) Avrupa Şampiyonu oldu. Keza Liverpool ve Arsenal zaman zaman İngiliz oyunculardan yoksun mücedele etti. İngilizlerin, U-17 kadrosu geçenlerde bizi yendi. Biz kötü müydük? Hayır.

Mehmet Ali Aydınlar bu şaşkın tablodan ve mantıksız icraattan bıkmış olacak ki, ligde oynamayacağını bile bile fazladan yabancı transfer etti Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol Takımı’na. Çünkü görüyor ki eğer Avrupa Şampiyonluğu hedefse geçerli yol burasıdır. 6+2’ye itiraz etmeyin değerli kulüp yöneticileri, antrenörler, futbolun ileri gelenleri; hem ligin marka değerinden bahsediyorsunuz hem de kaliteli yabancıyı alamamaktan. Necip Uysal ligin ikinci yarısında süre almaya başladı. Beşiktaş yukarıya bir oyuncu daha attı. Necip bu gidişle hakkı olan formayı önümüzdeki sezon alacak. Çünkü futbol kumaşı kaliteli. Beşiktaş onun yerine yabancı aramayacak. Ama olmayanın yerine oyuncu geliyorsa, üstelik faydalı oluyorsa, bu kontenjan masalı herkesi sıkar.