Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Altından kıymetli, tadından yenmiyor!

Cuma, 17 Nisan 2015 - 23:47

Boynumda çok sade, çok şık bir kolye var: Siyah fil kuyruğuna takılı, içinde sarı bir sıvı olan, mini minicik bir ampul. O sarı sıvı ne biliyor musunuz? Bir damla bal! O kadar kıymetli ki, mücevher niyetine boynuma astım.

[[HAFTAYA]]

Çünkü o bal, bir işçi arının bütün hayatı boyunca çiçekten çiçeğe konup nektarını midesindeki enzimlerle birleştirip depolayarak oluşturduğu bal; sadece bir çay kaşığı! Biri öldürmez, iş kazasına kurban gitmezse sadece 7 hafta yaşayan işçi arının ne ücreti var, ne sigortası. Yaşamak için milyonlarca kez kanat çırpıyor, çalışıyor ve balını üretiyor. Bu gerçeği bana öğreten, hatırlatan Anavarza Balı üreticilerine bir emekçi olarak teşekkür ediyorum. Bundan sonra arılara daha çok saygı duyacak, kavanozda kalan balı sıyırmadan atmayacağım! Bir kilo bal için dünyanın çevresini altı kez dönmeye eşit ölçüde yol katetmek ne demek? Kraliçe arı bahsine hiç geçmiyorum :))

Kadın adaylar 23 Nisan çocuğu değildir

Bu seçimlerde iyi ki biraz fazla kadın aday gösterdiler, onlara bayram çocuğu muamelesi yapmaya başlamadılar mı, sinir oluyorum! AKP Genel Başkanı, kadın milletvekili adaylarını ayrı kabul etmiş. Sevgili eşi bir konuşma yapmış, ne alaka? Kadınlara kitap armağan etmiş! Yüzünde o meşhur tebessüm. Yani herhalde bana yapsa kafasına atardım. Erkekleri de çağır, kravat ver olur mu? Siyaset yapıyor o kadınlar ve en az sizin kadar işin içindeler, fasulyeden orada değiller! Nasıl değiştireceğiz bu erkeklerin kafalarını?

Fantastik bir katır hikayesi!

Üç haftadır katırlardan bahsediyorum, çünkü katırlara yapılan zulüm, insanlara yapılan zulmün nereye gidebileceğinin simgesi oldu. Benim her katır yazdığım günün ertesi, orada iki katır daha vuruldu! Katırların yaşam hakkını korumaya çalıştıkça, devletin acımasız yüzüne çarptık. Sonunda hayvan haklarını koruyan çeşitli dernekler, yanlarına İstanbul milletvekili Melda Onur’u da alarak Uludere’ye gitti. Vali’yle görüştüler. Aldıkları yanıt Aziz Nesinlik: katırlar intihar etmiş! Buradaki köylülerin kaçakçılıktan başka gelir kaynağı yok. Kendisini de öldürsen, katırını da, sınır ötesine gidip gelecek. Kendilerini öldürdüler, çok patırtı çıktı. Şimdi katırları öldürüyorlar. Bunun için buldukları gerekçelerin hepsi hikayedir. Başka birliklerden özel nişancı asker getirmişler, özel tüfeklerle köylülerin altındaki, yanındaki katırları nişan alıp öldürmüşler. Bazıları korkup uçurumdan atlamış. İntihar dedikleri bunlar. Biri kayalıklarda mahsur kalmış, adamcağız orada besliyor yaralı hayvanını. Filmini yapsınlar bu katırların! Ya dayak yiyen köpek? Kurşunlanmış katır leşleri dağda yatıyor. Kurumuş meyve ağaçları da. Çünkü yaylaya çıkmalarına da izin verilmiyormuş. TSK’nın atları var, köpekleri var, ne bu acımasızlık? Emir demiri kesiyor. Bir de basiretsizlik. Şu eziyet edilen köpek hikayesi mesela, tam bir beceriksizlik. İki askerin köpeğe eziyet ettiği görüntüler ortaya çıktı. Köpek kışlanın önünde ya da içinde yaşıyor. Ama dövmüşler, hayvan travma geçirmiş, üstü kene doluymuş. Heyet “Verin götürüp bakalım” diyor. Sokaktaki çomar kıymete biniyor, biz bakarız diye vermiyorlar! Bir milletvekilini, sivil toplumcuları kapıda bekletip, kötü muamele edip, kendilerine diş biletiyorlar! O kadar iyi bilirim ki bu tavrı. Ya üstlerimden papara yersem diye içerde tir tir titriyordur oradaki sorumlu! Şimdi daha mı iyi oldu? Hayvan düşmanı TSK oldunuz.

Türkiye’nin değerlerini tanıtıyorlar

Hiç çalışmadan birkaç kuşağa yetecek kadar servetleri var; ama hem iş hayatları yoğun, hem de sosyal projeleri, sosyal yaşamları. Nefes almadan koşuyorlar. Bir yıldır çok özel bir dernek kurup Türkiye’nin değerlerini tanıtmaya çalışıyorlar: ONE Derneği. İlk işleri Şanlıurfa’da ortaya çıkarılan ve tarihi değiştiren, dünyanın en eski tapınağı olarak kayda geçen Göbeklitepe’nin tanıtımı. UNESCO’da bile gündeme getirdiler, Paris’de büyük bir toplantıyla dünya kamuoyuna anlattılar. Göbeklitepe’yi bu köşede çok okudunuz; dünya dinler tarihini Taş Devri’ne, insanların avcı toplayıcı oldukları döneme kadar indiriyor. ONE Derneği bir yılın ardından hedef büyütüyor; bundan sonra gastronomi, sanat, sinema alanında da çalışmalar yapacaklar. Çoğu şirketlerden oluşan 40 kişilik üye ile bu işler olmaz elbet, komiteler kurulmuş, başlarına etkin ve yetkin kişiler getirilmiş. Derneğin görünen yüzü Demet Sabancı Çetindoğan, Tilda Tezmen, Sedef Korkmaz. İlber Ortaylı ve Savaş Korkmaz gibi akademisyenler de var, Mustafa Seçkin gibi profesyoneller de. Bir yıl Göbeklitepe’yle uğraştılar, ikinci yıllarında bakalım neleri tanıtmış olacaklar!