Altını ıslatan çocuğa sevgiyle yaklaşın

Çocuk yetiştiren birçok ebeveyn için çocukların geceleri altını ıslatması en önemli sorunların başında gelir

Cumartesi, 05 Aralık 2009 - 05:00

Altını ıslatan çocuğa sevgiyle yaklaşın

Böyle bir durum karşısında da , genellikle çocuklara nasıl davranılması gerektiğinde kararsız kalınır. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy anlattı:

Alt ıslatma kaç yaşına kadar normal karşılanmalı?

Alt ıslatmama ya da idrar/mesane kontrolünün gelişmesi sinir sisteminin olgunlaşması ile ilgilidir. Bu gelişim kabaca yürüme sonrasında ortaya çıkar. Yürümeyen bir bebekten idrar kontrolü beklememek gerekir. Bu durumda kabaca bir yaş sonrasında idrar kontrolü beklemek uygundur.

 İleri yaşına rağmen çocuk altını ıslatıyorsa aile bu duruma nasıl yaklaşmalı?

İleri yaş göreceli bir değerlendirmedir. Ergenliğin son dönemlerinde de geceleri alt ıslatması olanlar olduğunu biliyoruz. Günlük uygulamalarda karşımıza bu tür olgular çıkıyor. Ancak kabaca 4-5 yaş sonrasında gündüz ve gece alt ıslatması olan bir çocuk için beklememek gerekir. Islatılmış çamaşır nedeniyle önce çocuk daha sonra da anne ileri derecede zarar görecektir.

Bunun nedeni ne olabilir?

Sinir sistemi olgunluğu sonrasında alt ıslatmanın kaybolması beklenir. Gece alt ıslatmalarının altında durumu açıklayacak organik bir neden genellikle yoktur. Bu durumda sıklıkla çok derin ve ağır bir uyku durumu söz konusudur. Sıklıkla çocuk gündüz idrar kaçırmaz. Ancak uyku derinliği o denli fazladır ki çocuk idrarının geldiğini ve altını ıslattığını ancak ıslandıktan sonra ya da uykusunu aldıktan, uyandıktan sonra fark eder. Diğer yandan sekonder enurezis noktürna olarak adlandırılan durumda sıklıkla kuru bir dönem sonrası başlamasının işaret ettiği gibi altta yatan ikincil bir sorun aramak gerekir. Bu sorun ruhsal kökenli; aile içi (aile içi şiddet, anne baba geçimsizlikleri, kardeş sorunları, vb...) ya da aile dışı değişik sorunlar (okul sorunları, ders başarısızlığı, arkadaş problemleri, vb...) olabileceği gibi, organik (bedensel) kökenli de olabilir; idrar yolları sorunları, ateşli hastalıklar, şeker hastalığı, vb...

İleri yaşta alt ıslatma sorunu nasıl tedavi edilmeli?

Ruhsal olarak zedelenmesine izin vermemek öncelikle yapılması gereken davranıştır. Çocuğun öncelikle bedensel bir sorununun olmadığı ortaya konmalıdır. İşbirliği kurulmalı ve anne, çocuk, hekim beraberliği ile sorun ele alınmalıdır. Özellikle gece ıslatmaları için kullanılan ve yeterli cevap alınan birden fazla yöntem vardır. Sıra ile bunlar gündeme getirilir ve uygulanır. Sıklıkla sonuçları yüz güldürücüdür.

Çocuğun bezden ayrılması için ideal yaş nedir? Çocuklara tuvalet alışkanlığı nasıl kazandırılmalı?

Başlama zamanı olarak çocuğun yürümeye başlamış olması gerekir. Yürümeyen çocuğa eğitim verilmesi başarısız olmayı beraberinde getirecektir. Eğitimi verecek olan kişinin öncelikle sabırlı ve sevgi dolu olması gerekir. Her çocuğun bu eğitim sürecinde vereceği cevap farklı olacaktır. Bezi çözmek, tuvalete gitmesini hatırlatmak, tuvalet yapılan çişi verilmiş bir ödülmüş gibi kabullenmek ve buna ne denli sevinildiğini göstermek ve çocuğu desteklemek gerekir. Gündüz kuru kalmayı becermiş olan çocuk için artık gece kuru kalkma zamanı da gelmiş demektir. Gece bezi olmadan yatırılan çocuk yatmadan önce mutlaka tuvalete gitmiş ve mesanesini boşaltmış olmalıdır, uykuya dalmasını izleyen ilk saat içinde uyandırılarak tekrar tuvalete tutulmalıdır.

AİLELERE TAVSİYELER

*Öncelikle alt ıslatmayı normal kabullenmek ve tuvalet eğitimini ileri zamanlara atmak büyük bir yanlıştır. Bu durumda eğitim vermekten kaçınılmış olunur ki, buna hiçbir ailenin hakkı yoktur.

*Eğitim başladıktan sonra hoşgörülü olmak gerekir. Olacak hataları, çiş kaçırmaları, çocukta iz bırakmayacak biçimde ele almak önemlidir.

*Çocuğu utandıracak ve zedeleyecek tutumları kabul etmek mümkün değildir. Eğitim adına çiş kaçırması nedeniyle çocuğu korkutmak önce olumlu gibi olsa bile daha sonra değiştirilemez ve kalıcı olumsuz izlere neden olabileceği için bu durumdan kaçınmak gerekir.

 

HAZIRLAYAN: FERHAN KAYA POROY