Amacımız Alevi kardeşlerimizin arzularını hayata geçirmek

Bozdağ, "Kardeşliğe Can Feda" adlı oruç açma etkinliğinde konuştu

15 Kasım 2013, Cuma 23:07
A A

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformu'nun İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlediği "Kardeşliğe Can Feda" adlı oruç açma etkinliğinde yaptığı konuşmada, iftarın hayırlı, oruçların da makbul olmasını diledi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ön yargı duvarlarını yıkarak yerine sevgiyi, saygıyı yükselten, yücelten fikirleri koyarak yol alınması gerektiğini ifade ederek, bunun için bu toplantıyı, bu birlikteliği ön yargıları yıkan çalışmalardan biri olarak gördüğünü söyledi.

Hükümet olarak da Alevi vatandaşların sorunların çözme konusunda çaba içerisinde olduklarını kaydeden Bozdağ, Dersim'de yaşanan katliam nedeniyle özür dilendiğini, Madımak Oteli'nin kültür merkezine dönüştürüldüğü, 2009'da Alevi çalıştayları başlattıklarını anlattı.

"Alevilik sadece sazlı sözlü bir kültür değil. Bunun literatürü, kitabi kısmı var" diyen Bozdağ, 13 Alevi Bektaşi klasiğinin Türkçe'ye çevrildiğini belirtti.

Bozdağ, Hazreti Hüseyin'in şehadetinin yıl dönümünde camilerde anma programları düzenlenmesi kararı alındığını ve bunun yapıldığını belirterek, demokratikleşme paketinde yapılan bazı düzenlemeleri hatırlattı.

Türkiye'deki bütün inanç grupları için gerekli adım atıldığını, inanç gruplarını, inancının gereğini yapmayı ceza hukuku açısından teminat altına alındığını ifade eden Bozdağ, kişilerin tercihlerine, yaşam tarzlarına müdahaleyi suç sayan, hapisle cezalandıran bir düzenlemenin getirildiğini anlattı.

Bozdağ, bunların Türkiye'de din ve vicdan özgürlüğünün daha güçlü teminatlara kavuşturulması için yapılmış çalışmalar olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Yapmak üzere olduğumuz bir çalışma var. Hükümet olarak yeni atılacak adımlar üzerinde bir çalışma başlattık. Son demokratikleşme paketinde bunun yer alacağına ilişkin haberler çıktı ama bu doğru değildi. Bu ayrı bir çalışmaydı. Bunun ayrı bir çalışma olduğunu, ayrı bir zamanda açıklanacağını açık açık ifade ettim. Sanki pakette bu varmış da çıkarılmış gibi bir algı oluştu. Öyle bir şey yoktu. Ama yeni çalışma çerçevesinde biz bu adımları atacağız. Görüşmeler yapıyoruz ama basının önünde yapmıyoruz. Amacımız neticeyi almak. Alevi kardeşlerimizin arzularını en üst düzeyde hayata geçirmek. Çünkü sorunlar belli ama çözüm önerileri farklı. Bazı önerilerde çok büyük ittifaklar var, bazılarında ihtilaflar var. Biz istiyoruz ki ortaya koyacağımız çözüm formülleri Alevi Bektaşi geleneğinden, inancından olan kardeşlerimizin büyük bir çoğunluğunun 'evet' diyeceği şeyler olsun. Belki yüzde 100'ünün 'evet' diyeceği bir noktaya gelebilme imkanımız yok. Sivil toplum örgütlerinin yüzde 100 birleştiği noktalar olduğu gibi, birleşmediği noktalar var. Birleşmediği noktalar birleştiklerinden daha çok. Bizim zorluğumuz da biraz bundan kaynaklanıyor. Bu çalışmalar sürecinde daha fazla ittifak noktalarını bulalım. Önümüzdeki zaman içerisinde bu konuda daha önce attığımız adımlara ilave yeni adımlar atacağız ve onu da Türkiye kamuoyuyla paylaşacağız."

Bozdağ: "Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı var"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Aziz Mahmud Hüdyayi Vakfı ve İstanbul Tasavvuf Araştırmaları Merkezi'nin (İSTAM) koordinatörlüğünde, Üsküdar Belediyesi ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin katkılarıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası İmam-ı Rabbani Sempozyumu'nun açılışında ise İmam-ı Rabbani'nin, gerçek anlamda hürriyetin, Allah'a kulluktan geçtiğini gösteren ve bunu da bizzat yaşantısıyla ortaya koyan büyük bir önder ve büyük bir rehber olduğunu aktararak, "Bugün İmam-ı Rabbani'ye ve onun gibi büyük ilim, irfan sahiplerine, Allah dostlarına, her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu toplantı vesilesiyle, bir yandan İmam-ı Rabbani'yi anarken, bir yandan anlamaya çalışırken, öte yandan da yeni İmam-ı Rabbani'lerin yetişmesi için daha fazla çalışmak, daha fazla kafa yormak ve onlarla asrımızın ve bundan sonraki asırların şereflenmesi için, bizlerin, hepimizin ayrı gayretine, ayrı çalışmasına elbette ki ihtiyaç vardır. Bugün Mevlanaları, Yunus Emreleri, Hacı Bektaş-ı Velileri, Hacı Bayram-ı Velileri, İmam-ı Rabbanileri aşan, onlardan ileriye giden, yenilerini, daha ileriye gidecek olanları yetiştirmek ve bu noktada gayret etmek için hepimize büyük vazifeler düşmektedir" ifadelerini kullandı.

Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı, kan, gözyaşı, haksızlık, zulüm olduğuna işaret eden Bozdağ, bunları durduracak iradenin, yine Müslümanların elinde olduğunu ancak maalesef durdurmak yerine, bunları çoğaltan sonuçların hep birlikte yaşandığını dile getirdi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan sıkıntılar varsa, biraz da bu anlamdaki İslam dünyasının fakirliğindendir. Kur'an gibi, Hazreti Muhammed Mustafa gibi, İmam-ı Rabbani gibi bir hazineye sahip olup, fakirlik, yokluk, sefalet ne derseniz, işte bugünkü İslam dünyası ortaya çıkar. Biz, bu hazinelerden yeteri gibi istifade edip, bu hazineleri kendimize rehber edinmezsek, bu fakirlikten, bu yokluktan kurtulma imkanımız da yoktur. Bir fotoğraf düşünün, birisi 'Allahu Ekber' diyor, kurşun sıkıyor. Kurşun yiyen, kurşunu yemeden önce kelime-i şahadet getiriyor. Bu hal, bu fotoğraf Allah'ın emri mi? Bu hal, bu fotoğraf Peygamberin emri ve sünneti mi? Bu hal ve fotoğraf Allah'ın ve Peygamberin hoşuna mı gider? Kur'an'a, İslam'a uyar mı? Uymaz. Peki, kimin hoşuna gider? Allah'ın karşısında bulunan, belki onunla kavga edenin hoşuna gidebilir. Peygambere uymayanın, uymamak isteyenin belki hoşuna gidebilir ama Kur'an ve sünneti rehber edinen, 'Allah' diyen, 'Muhammed' diyen hiçbiri, böylesi vahşetlerden kendisine bir kahramanlık payesi çıkaramaz. Böylesi olayları bir ibadet anlayışı içinde asla yapamaz. Baktığımızda, dünyanın dört bir yanında yaşanan olaylar, bu noktadaki bizim fakirliğimizin ve bu noktadaki İslamsız bir anlayışı, İslammış gibi takdim eden cehaletin; insanları, Müslümanları nasıl teslim aldığını, nasıl tutsak ettiğini hep beraber görüyoruz." 

3

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;