Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Aman aldatıldığım ortaya çıkmasın...

Pazar, 20 Haziran 2010 - 05:00

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2009 evlenme ve boşanma istatistiklerinden, dün söz etmiştim. 2009’da 114 bin 162 çiftin boşandığını tekrar hatırlatayım. Şimdi gelelim boşanma sebeplerine. Resmi rakamlara göre 2009’da 114 bin 162 çiftten sadece 76’sı zina, yani aldatma sebebiyle boşanmış. 29 çift cana kast ve kötü muamele nedeniyle, 42 çift taraflardan birinin suç işlemesi nedeniyle, 285 çift terk etme ya da edilme nedeniyle, 38 çift akıl hastalığı nedeniyle, 108 bin 560 çift de geçimsizlik nedeniyle boşanmış. Bu istatistiklere göre, Türkiye’de kimse kimseyi aldatmıyor, çiftler sadece geçimsizlik nedeniyle boşanıyor. Maalesef rakamlar yalan söylüyor. Çünkü yine Türkiye İstatistik Kurumu’nun başka verileri, ülkede boşanan her 3 çiftten birinin ihanet nedeniyle boşandığını ortaya koyuyor.

***

Türkiye İstatistik Kurumu’nun en son 2006’da yaptırdığı ‘Aile Yapısı Araştırması’na göre, boşanan erkeklerin yüzde 34.8’i, kadınların da yüzde 31.9’u ihanet sonucu evliliğini bitirmiş. Gördüğünüz gibi Türk halkı karakolda doğru söylüyor, mahkemede şaşıyor. Boşanmak için mahkemeye giden çiftler genellikle anlaşıyor ve dilekçelerini eski deyimle ‘şiddetli geçimsizlik’, yeni deyimle ‘aile birliğinin temelden sarsılması’ maddesine dayanarak veriyor. Bunun bir tek nedeni var: Hiç kimse ihanete uğradığının ya da ihanet ettiğinin resmi evraklarda yer almasını istemiyor...

***

Bu araştırmalarda sorulması gereken başka sorular da var elbet. Aslında devletin bu tarz araştırmaları yaparken ve soruları hazırlarken evlilik ve ilişki uzmanlarına danışması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin kadınların yüzde 31.9’u ihanet sonucu evliliğini bitirmiş ya, sormak lazım, kaçıncı ihanetten sonra boşanma kararını almışlar? Çünkü ben biliyorum ki; erkeğin ilk aldatması genellikle affediliyor. Aldatma alışkanlık arzediyorsa ya da erkek, aldatma eylemini sürekli aynı kişiyle yapıp bunu bir ilişkiye dönüştürüyorsa boşanma gündeme geliyor. Herkes erkeklerin kadınlara oranla daha fazla aldattığını savunur. Yani kadınlar daha ilk aldatmada mahkemeye gitseydi, evliliklerin yüzde 75-80’i bu yüzden biterdi. Öyleyse kadın toleranslı bu konuda. Erkekse aldatmayı affetmiyor ve ortaya çıkar çıkmaz mahkemeye koşuyor. Aldatma yüzünden boşandığını söyleyen erkeklerin, boşanan kadınlara göre daha fazla olması bu yüzden. Yani Türk kadınları, Türk erkeklerinden daha fazla aldatıyor değil.

***

2006’daki araştırmada, boşanan kadınların yüzde 17’sinin dayak ve kötü muamele yüzünden evliliğini bitirdiğini söylemesine karşın 2009 istatistiklerinde sadece 29 çiftin kötü muamele yüzünden boşanması da bir başka çarpıcı tespit. Kadın dayak yediği halde bunu mahkemede söylemiyor. Söylediği takdirde boşandığı kişi hakkında ceza davası açılması söz konusu. Ama kendisini dövse de ‘çocuğunun babası’nı hapse yollamaya kadının gönlü razı olmuyor. Söz babalardan açılmışken, bugün Babalar Günü. Ben de taze bir ikiz babası olarak bugünün tadını çıkaracağım. Başta kendi babam olmak üzere tüm babaların, baba adaylarının ‘Babalar Günü’nü kutluyorum.